Yusuf Karadaş
Türkiye, S. Arabistan ve Pakistan, 7 Ağustos’ta İslam dünyasının en kutsal mekanı Kâbe’nin bulunduğu S. Arabistan’ın Mekke kentinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, S. Arabistan Veliaht Prensi Muhammed ve Pakistan Başbakanı Şerif’in katılımıyla ‘Ortak Savunma Anlaşması’ imzaladı. Kuşkusuz imza töreni için Mekke’nin seçilmesi sembolik bir anlam da taşıyor ve bu anlaşmanın İslam dünyasının çıkarlarını savunduğu mesajı verilmek isteniyordu.
Peki, bu anlaşma gerçekten Müslüman halkların çıkarına mı hizmet ediyor yoksa bu üç önemli İslam ülkesinin egemen sınıfları ve iş birliği halinde oldukları emperyalistlerin çıkarları temelinde İslam dünyasındaki ayrımları ve çelişkileri mi büyütüyor?
Bu anlaşma hangi ‘kutsal’ ittifakın çıkarlarını savunuyor?
Bu soruların yanıtını vermek için Mekke anlaşmasının arka planındaki gelişmelere ve bu gelişmeler üzerinden yapılan hesaplara bakmak gerekiyor.






