TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sürecin ağırdan alındığı yönündeki eleştirilerine karşı çıktı ve silahların bırakılmasıyla “yeni bir dönem” başlayacağını belirterek siyasette ayrılıkçı ve ayrımcı dilden uzaklaşılması çağrısı yaptı.
HABER MERKEZİ- TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Portekiz ziyareti öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündemdeki “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” kapsamında Meclis bünyesinde oluşturulması planlanan Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun nasıl çalışacağına ilişkin soruları da yanıtlayan Kurtulmuş, daha önceki “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun kuruluşunda uygulanan yöntemin burada da izleneceğini söyledi.
TÜM PARTİLERİN TEMSİL EDİLDİĞİ BİR YAPI
İlke Tv‘de yer alan habere göre Kurtulmuş, kurulun Meclis’te grubu bulunan bütün partilerin temsil edildiği bir yapıya sahip olması gerektiğini belirtti.
Kurtulmuş, Meclis adına sürecin nasıl ilerlediğini izleyeceğini belirttiği kurulun Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulan kurul ile temas ve işbirliği içinde olacağını ifade etti.
Kurtulmuş, süreç içinde yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulması halinde bunun Meclis ayağının yürütülmesinin de kurulun görevleri arasında olacağını, ancak kurulun önceki komisyon kadar yoğun bir çalışma temposuna sahip olmayacağını dile getirdi.
“KURUL SAHADA ÇALIŞMAYACAK”
Kurtulmuş, kurulun sahada görev yapıp yapmayacağı yönündeki soruya ise olumsuz yanıt verdi.
“Sahada olup biteni izlemek devletin resmi güvenlik kurullarının görev ve sorumluluğu” diyen Kurtulmuş, Meclis’in görevinin sürecin parlamenter boyutunu takip etmek olduğunu belirtti.
Sürecin siyaset tarafından ağırdan alındığı yönündeki eleştirilerin hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, Meclis’in 467 oyla kabul ettiği kanunun, parlamentonun konuya ilişkin tutumunu ortaya koyduğunu söyledi.
Kurtulmuş, sürece karşı çıkan çevrelerin bulunduğunu ve bunların sürecin ilerlemesini engellemeye çalıştığını savundu. Sürecin zamana yayıldığı yönündeki eleştirileri de reddeden Kurtulmuş, çalışmaların planlanan çerçevede sürdüğünü söyledi.
Örgütün silah bırakma sürecinin tamamlanması ve bunun tespit edilip doğrulanması halinde, silahlı çatışmanın olmadığı bir döneme geçilmesini umduğunu ifade eden Kurtulmuş, “silahın olmadığı, sözün olduğu ve insanların birlikte barış içinde yaşadığı” bir sürecin başlamasını istediğini belirtti.
“YENİ DÖNEM YENİ BİR DİL GEREKTİRİYOR”
Kurtulmuş, sürecin ilerleyebilmesi için siyasi söylemde de değişikliğe ihtiyaç olduğunu söyledi.
Herkesin ayrılıkçı ve ayrımcı bir dilden uzaklaşması gerektiğini belirten Kurtulmuş, yeni dönemin “yeni bir dil ve yeni bir anlayış” gerektirdiğini ifade etti.
‘YENİ ANAYASANIN TAM ZAMANI’
Türkiye’nin sivil, çağdaş, kapsayıcı, kuşatıcı, demokratik yeni bir anayasaya ihtiyacının olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bu Meclisin bunu yapma gücüne, kudretine sahip olduğu kanaatindeyim. Bazılarının konuştuğu ‘kurucu Meclis’ gibi tartışmaları tamamıyla antidemokratik bulurum. Bu Meclis, yeni anayasayı yapabilir. Ayrıca tam da zamanıdır. ‘Başka bir mevsime bırakalım’ görüşünü de doğru bulmam” diye konuştu. Kurtulmuş, yeni anayasa çalışmaları konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceğini vurgulayarak, bu dönem bu çalışmaların yapılabileceğini aktardı.
‘SEÇİM KANUNU İLE SİYASİ PARTİLER KANUNU DEĞİŞTİRİLMELİ’
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu’nun değiştirilmesi gerektiğine yönelik açıklamalarını da değerlendiren Kurtulmuş,
“Bu teklifi, doğru ve yerinde bir teklif olarak telakki ediyorum. Siyasi hayatım boyunca şuna inanmış birisiyim. Bir ülkenin demokratik topografyasını dört yasal metin ortaya koyar: anayasası, siyasi partiler yasası, seçim yasası ve Meclis İçtüzüğü. Bu dört metnin demokratik bir revizyona ihtiyaç duyduğu kanaatindeyim. Dolayısıyla bu Seçim Yasası ve Siyasi Partiler Yasasının değiştirilmesi teklifini son derece olumlu ve yerinde buluyorum” ifadelerini kullandı.
Meclis İçtüzüğünün de değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, “Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, dünyanın en uzun çalışan, en ciddi çalışan, en kesintisiz çalışan parlamentolarından birisi TBMM ama verimlilik açısından TBMM nasıl diye sorarsanız, o konuda aynı şeyi söyleyemiyoruz maalesef. Derdimiz bu çalışmaların daha verimli halde olmasını temin etmektir. Yoksa A partisinin ya da B partisinin sözünün kesilmesi, kısılması değildir” diye konuştu.







