BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Mızraklı: Öcalan’la arasında bir ikilik yok

'Demirtaş bırakılmadan sürecin sahici olduğuna inanmayacağız'

Mızraklı: Öcalan’la arasında bir ikilik yok
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, “Demirtaş ve Öcalan arasında bir ikilik, bir karşıtlık yok” açıklaması yaptı. Mızraklı, Demirtaş’ın tahliyesinin, sürecin sahiciliğine ilişkin güven açısından önemli olduğunu da vurguladı.

HABER MERKEZİ – Geçtiğimiz günlerde cezaevinden tahliye olan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, gündem ve sürece ilişkin açıklamalarda bulundu.

Mızraklı, “Öcalan-Demirtaş arasında bir ayrışma var mı?” sorusuna “Bir ikilik, karşıtlık yok. Peki üretilmiş olan var mı? Onların dışında fazlasıyla var. O zaman adreslerimizi bunu üreten yerlerden kurmak gerekiyor. Bundan nasıl bir çıktı almak istiyorlar, bunun üzerinden nasıl bir zayıflık veya yeni bir ayrışma yaratarak nereye varmak istiyorlar?” diye yanıt verdi.

Mızraklı, T24‘ten Candan Yıldız‘ın sorularını yanıtladı.

‘AKP VE MHP’DEN ARAYAN OLMADI’

Tahliyesinin ardından farklı siyasi partilerden kendisini arayanların olduğunu belirten Mızraklı, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve farklı siyasi çevrelerden kişilerin kendisiyle iletişime geçtiğini söyledi.

Mızraklı, “AKP ve MHP’den bugüne kadar arayan veya gelen olmadı” dedi.

Siyasette müzakere kanallarının açık tutulması gerektiğini savunan Mızraklı, “Müzakereye kendinizi kapattığınız andan itibaren sadece kutuplaşmayı beslersiniz” ifadelerini kullandı.

Mızraklı: Güven pekiştirecek adımlara ihtiyaç var

‘HUKUKSUZLUK BULAŞICIDIR’

Yaklaşık 10 yıldır cezaevinde tutulan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’la 4 yıl 8 ay birlikte kalan Mızraklı, Demirtaş’a yönelik değerlendirmelerinde hukuk vurgusu yaptı. “Eğer bu ülkede bir kişi hukuk kararına rağmen hâlâ içeride tutuluyorsa inanın ki siz de içeridesiniz” diyen Mızraklı, hukuksuzluğun belirli bir kesimle sınırlı kalmayacağını vurguladı.

Mızraklı, “Hukuksuzluk öyle bir bulaşıcıdır ki artık adres tanımaz, coğrafya tanımaz” ifadelerini kullandı.

‘DEMİRTAŞ VE ÖCALAN ARASINDA İKİLİK YOK’

Selahattin Demirtaş ile Abdullah Öcalan arasında bir ayrışma olup olmadığı sorusu da sorulan Mzraklı, “Ne Öcalan için ne de Demirtaş için böyle bir durum hissediyorum. Bir ikilik, bir karşıtlık yok” dedi.

Öcalan ile Demirtaş arasında karşıtlık kurulmasının fay hatları oluşturmaya dönük olduğunu savunan Mızraklı, “Üretilmiş olan var mı? Onların dışında fazlasıyla var” ifadelerini kullandı ve “Demirtaş barış diyor, Öcalan barış diyor, Bahçeli barış diyor, Erdoğan diyor. Muhalefet de ağırlıklı olarak bunu söylüyor. Bizim odaklanmamız gereken yer burası” diye konuştu.

‘FAY HATLARI OLUŞTURMAYA DÖNÜK YAKLAŞIMLAR’

Mızraklı, şu ifadeleri kullandı:

“Bunlar kesinlikle iyi niyetli yaklaşımlar değil. Aksine fay hatları veya çatlaklar oluşturmaya dönük, sonucu selamete götürecek yaklaşımlar değil. Sayın Özgür Özel kendi beyanları dışında ister Edirne Cezaevi’nin kapısı önünde söyledikleri olsun, ister daha sonraki fasıllarda ifade ettikleri olsun söylediklerinin ötesinde güçlü bir şekilde parti programına ve özellikle bu sürece ilişkin özelleştirilmiş güçlü bir belge ortaya koymadılar.

Bu süreçte şunu çok net görmek gerekir. Ne Öcalan için ne de Demirtaş için böyle bir durum hissediyorum. Bir ikilik bir karşıtlık yok. Peki üretilmiş olan var mı? Onların dışında fazlasıyla var. O zaman adreslerimizi bunu üreten yerlerden kurmak gerekiyor. Ya bundan nasıl bir çıktı almak istiyorlar, bunun üzerinden nasıl bir zayıflık veya yeni bir ayrışma yaratarak nereye varmak istiyorlar?

DEM Parti’nin içine dönük bir hamle olduğunu düşünüyorum. Öcalan’ın hemen hemen bütün külliyatını okumuşumdur. O külliyatın içinde hiçbir yerde savaşı kutsama, özellikle 2000 ve sonrası için çok net biçimde böyle ifadelerin olmadığını okuyan herkes bilir. Bununla beraber 93’ten itibaren çözüm arayışları hep oldu. 2024’te bir elin uzatılması bekleniyordu. O el uzatıldığı zaman iki elle birden yakalandı. Böyle bir durum varken o zaman bence hem bu işin muhataplarının kendisini sorgulaması gerekiyor hem de bu iş etrafında yer alanların da tıkanıklığın nerede olduğunu iyi sorgulaması gerekiyor.

Samimiyetle söyleyeyim, Demirtaş ve Demirtaş gibi arkadaşlarımız barışı savunmanın güç olduğu dönemlerde barışı savunduk. Barışı savunduğumuz için içeriye girdik. Çatışmalı durumun bir tarafı olarak duruş gösterseydik belki içeriye de girmezdik. Belki de bazılarının istediği buydu. O gün de barış dedik. Ondan öncesinde de barış dedik. Bugün de barışçıl çözüm diyoruz. Burada bütün dalga boyları buluşmuş durumda. Demirtaş barış diyor, Öcalan barış diyor, Bahçeli barış diyor, Erdoğan diyor. Muhalefet de ağırlıklı olarak bunu söylüyor. Bizim odaklanmamız gereken yer burası. Bu süreçte kesinlikle bir rekabet de olduğunu düşünmüyorum.

Ek olarak özgürlükçü siyaset çizgisini en iyi pratikleştirebilecek kişilerin başında Sayın Demirtaş’ın olduğunu görürüm. Çünkü ciddi toplumsal karşılığı var. Farklı siyasi mahallelerde bu yankıyı yaratabiliyor. Dolayısıyla Sayın Öcalan’ın da en fazla talep ettiği şeyin bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü kendi mahallenize, kendi dar sahanıza konuşmanızın sizi büyütecek, sizi ilerletecek bir yanı da yoktur.”

‘DEMİRTAŞ BIRAKILMADAN SÜRECİN SAHİCİ OLDUĞUNA İNANMAYACAĞIZ’

Mızraklı, kendisini ziyaret eden farklı siyasi partilerden kişilerin Demirtaş’ın tahliye edilmemesi halinde çözüm sürecinin sahiciliğine ilişkin kuşku duyduklarını belirttiklerini de aktardı.

“Beni ziyarete gelen farklı siyasi partilerden insanlar, özellikle yereldeki il ve ilçe teşkilatlarında yaşayanlar, hepsi diyorlar ki ‘Demirtaş bırakılmadan biz bu sürecin sahici olduğuna inanmayacağız’” diyen Mızraklı, bunun yalnızca DEM Parti tabanıyla sınırlı bir beklenti olmadığını da vurguladı.

Mızraklı’ya göre Demirtaş’ın tahliyesi, “hukuka dönüş” olarak tarif ettiği sürecin önemli göstergelerinden biri.

×

AMEDSPOR PAYLAŞIMINA AÇIKLAMA

Mızraklı, Amedspor’un Beşiktaş’ı mağlup ettiği maçın ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımına da açıklık getirdi.

“’Beşiktaş’ın ayakları titreyerek buraya gelecek’ demiştim. Ayakları titreyerek geldi, kanatları kırık bir şekilde geri döndü” ifadelerinin spor dilindeki metafor ve hiciv olduğunu belirten Mızraklı, Beşiktaş camiasına yönelik bir saygısızlık kastı olmadığını söyledi.

“Onları tutumlarından ötürü hem kutluyorum hem de sporun ruhuna çok ciddi enerji yüklediler, değer kattılar” diyen Mızraklı, “Kastı aşan bir anlamı olduysa beni bağışlasınlar” ifadelerini kullandı.

Benzer Haberler

ABD güçleri Irak’tan çekiliyor

Kürdistan Bölgesi 'endişeli': Barzani 2011 sonrasını hatırlattı

88 gündür tutuklu bulunuyordu

Deniz Göktaş hakkında hem tahliye hem ceza kararı

Meclis’te kurulacak izleme komisyonu

Kurtulmuş: Tüm partiler temsil edilecek

Savaşta yedi ay geride kaldı: Maliyet büyük

ABD ile İran New York’ta yeniden görüşecek: Şartlar aynı

Mızraklı: Öcalan’la arasında bir ikilik yok

'Demirtaş bırakılmadan sürecin sahici olduğuna inanmayacağız'

Kurul toplantısı sona erdi:

Alt Komisyonların 'görevleri ve yetkileri' görüşülerek karara bağlandı