BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Beşiktaş taraftarlarına da mesajı var

Mızraklı: Demirtaş dışarıda olmalı, halkıyla buluşmalı

Beşiktaş taraftarlarına da mesajı var
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Selahattin Demirtaş ile beş yıl aynı cezaevi koğuşunda kalan Selçuk Mızraklı, “Şunu çok iyi gözlüyorum ki Sayın Öcalan’ın İmralı’da yürüttüğü bu süreci keşke dışarıda Demirtaş ve Demirtaş gibi birçok aktör olsa da, toplumla bunu konuşabilse” dedi.

HABER MERKEZİ – Kendisine verilen 9 yıl 4 ay 15 günlük hapis cezasının infazını tamamlayarak 8 Eylül’de Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nden tahliye olan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Eş Başkanı Dr. Adnan Selçuk Mızraklı, Medyascope’a konuştu.

HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile aynı cezaevi koğuşunda Dr. Selçuk Mızraklı, “Demirtaş ne zaman çıkacak? Bir öngörünüz var mı?” sorusunu yanıtladı.

Mızraklı, Demirtaş’ın ne zaman tahliye edileceğine ilişkin öngörüde bulunmanın mümkün olmadığını belirterek şunları söyledi:

“Milyon dolarlık soru diyorlar ya. Sizin sorunuz da milyon dolarlık soru gibi oldu. Türkiye’de bunu bilebilecek kim var derseniz, belki bir kişi üzerine hepimiz spekülasyon yapabiliriz. Ama onun ötesinde kimsenin bilebilmesi, yorumlayabilmesi mümkün değil. Öncelikle bu sorunun öncesine şunu daima eklememiz gerekiyor. Bu ülkede hakkında en yüksek mahkemenin vermiş olduğu karar olmasına rağmen içeride tutulan Selahattin Demirtaş var, Figen Yüksekdağ var, Kobani davasında yargılanan arkadaşlar var.”

“BİZLERİ NİYE İÇERİ KOYDULAR?”

Selçuk Mızraklı, Demirtaş ve diğer siyasetçilerin hâlâ cezaevinde tutulmasının nedenine ilişkin de konuştu. Mızraklı, kendilerinin suç işledikleri için tutuklanmadıklarını vurgulayarak, geçmişte dile getirdikleri barış ve demokratik çözüm çağrılarının bugün hayata geçirilmeye çalışıldığını söyledi. Mızraklı şöyle konuştu:

“İçeride tutarak almak istedikleri, yani denge değiştiriciliğin olacağını, durum değiştirici olacağını düşündükleri kişileri içeride tutma gayretidir. Bizleri niye içeriye koydular? Bizler suçlu olduğumuz için girmedik. Bizim üzerimize iftira üreten birileri nerelerden çıkıp da geldiler? Bütün bu hikâyeye baktığımız zaman, ki o gün de biz barış, demokratik çözüm diye ısrarla söylüyorduk. O gün bizi bunları söylerken içeriye koyanlar, şimdi bugün o gün bizim söylediklerimizi de pratikleştiriyorlar. Hani Alparslan Türkeş’in 12 Eylül denemesi için bir lafı vardı: ‘Bizler içerideyiz, fikirlerimiz iktidarda’ diye. Barış noktasında bizim o gün söylediklerimiz bugün cari durumda. Şimdi tam da bu noktadan hareketle söylüyorum. Demirtaş, arkadaşlarımız, onlar da aynı şeyi söylediler. Barışçıl, demokratik çözüm dediler. Çatışmanın, şiddetin önüne geçmeye çalıştılar ama bugün ısrarla içeride, adeta sürecin ipoteklerinden birisi gibi.”

DEMİRTAŞ İLE BULMACA: MECLİS’TEN ÇIKAN KANUN VE UYGULAMASI

Mızraklı, cezaevinden çıkmadan önce Demirtaş ile çözdükleri ve içerisinde “MGK”, “kardeşlik”, “irade” ve “özgürlük” kelimelerinin yer aldığı bulmaca metaforu üzerinden yürütülen tartışmalar ile ilgili de konuştu.

Meclis’in belki tarihindeki en kritik kararlardan birisini vererek, en nitelikli çoğunlukla çerçeve yasayı çıkardığını hatırlatan Mızraklı, şunları söyledi:

“Meclis böyle bir karar veriyor da siz bu anayasada ve güçler ayrılığı sisteminde Meclis’in üzerinde bir irade tesis edebilir misiniz? Meclis kararının üzerinde bir irade, Meclis’in kendisinin oylarıyla verdiği ve kabul ettiği yerde orada MGK’nın olması size, yani ne diyeyim, Meclis iradesini sakatlayan bir tutum olarak gözükmüyor mu? Bunu siyasi partiler de dile getirdi. Ben de dile getiriyorum. Herkes de dile getirecektir. Yani bu yanlıştır çünkü. O karar verilir. Miatlı olarak çıkarılmış kaç tane kanun hatırlıyorsunuz? Veya kayıtlı şarta bağlanmış, ‘şu kurumun onayıyla olacak’ diye kayıtlı şarta bağlanmış bir tane kurum vardır, Cumhurbaşkanlığıdır. Onun onayıyla. Onun dışında başka bir şey hatırlamazsınız.”

AKTİF SİYASET KARARI: “DEMİRTAŞ DIŞARIDA OLMALI”

Beş yıl boyunca aynı hücrede kaldığı Selahattin Demirtaş’ın daha önce açıkladığı aktif siyaseti bırakma kararından vazgeçip siyasete dönüp dönmeyeceği sorusuna Dr. Selçuk Mızraklı şöyle yanıt verdi:

“Ben söyleyeyim, bu tür şeylerin vekâleten nakli söz konusu değildir. Artı, hakikaten de siyasetin etiğine de uygun düşmez. Bizim o birlikte kalarak yaratmış olduğumuz değerlere de aykırıdır. Bunu söyleyeyim.

İki, Ankara’dan gelenler kamuoyu nabzını araştırırlar, tutarlar, anlamaya çalışırlar ama onlar için şöyle bir şey vardır: Demirtaş’ın aktif siyasette bulunduğu durum, Demirtaş’ın aktif siyasette bulunmadığı durum. Onlar açısından bunun sonuçları nedir, üzerine yoğunlaşırlar. Yani hesaplarını, kitaplarını, yarına ilişkin diyelim ki kurgularını da onun üzerinden yaparlar.

Niye? Karşılarında oldukça güçlü, durum ve duruş değiştirebilecek ehliyette bir siyasi lider figürü var. Hal böyle olduğu andan itibaren bence asıl onlara sormak lazım: Sizin bu konudaki kararınız nedir? Ha, o kararın ötesinde Demirtaş dışarıda olmalıdır. Dışarıda ailesiyle, yuvasıyla ama yurttaşlarla, halkıyla, partisiyle buluşmalı.”

“10 YILDIR İÇERİDE AMA TESLİM OLMADI”

Mızraklı yurttaşlara sorulması hâlinde yüzde 90’ının Demirtaş’ın yeniden siyaset yapmasını isteyeceğini belirterek, Demirtaş’ın cezaevinde geçirdiği yıllara rağmen siyasi faaliyetlerini farklı yollarla sürdürdüğünü söyledi ve ekledi:

“Niye? O ayrı bir siyasetçi kumaşına sahip. Hani eskiden derdik ya, sazdan başka bir şey çalmadı. Şimdi o sazdan başka bir şey çalmadı ama 10 yıldır içeride olmasına rağmen de teslim olmadı. Kendisine dayatılan o çürütme veya hani ne diyeyim, koparma tehdidine de hiç kulak asmadan dışarıyla türlü türlü buluşma yolları seçti. Bu bazen bir, yani romanda geçen bir paragraf olur. Bu bazen bir resme motiflenmiş bir umut olur. Bu bazen sazın tellerinden namesini bulan oradaki güfte olur, beste olur. Ama bu ve buna benzer, yani karikatüre kadar aklıma gelenleri söyleyeyim, çok sayıda yolla esasında hani siyaset sadece siyasal partinin içinde de yapılmaz.”

“KEŞKE ÖCALAN’IN YÜRÜTTÜĞÜ SÜRECE DEMİRTAŞ DIŞARIDA DESTEK VERSEYDİ”

Mızraklı, Selahattin Demirtaş üzerinden yaratılmaya çalışılan bazı tartışmalara da değindi ve Öcalan ile Demirtaş üzerinden yapılmak istenen ayrıştırmaların yeni olmadığını kaydederek, şunları dile getirdi:

“Böyle bir şeyi sürekli kulvarı açmaya çalışan, böyle bir ayrıştırmayı yapmaya çalışan durum sadece bugüne mi özgü? Bir yıl önce, beş yıl önce, 10 yıl önce, 15 yıl önce hatırlarsınız: Şahinler, güvercinler, şahinler, güvercinler. Şimdi bütün bunlar, yani DEM Parti gerçekliğini veya Halkların Demokratik Partisi, yani HDP gerçekliğini bilmeyenler böyle fikir uçuşmaları yapabilirler. Ama biz aklı başında insanların fikir uçuşması yapma şansı yok, hakkı da yok. Topluma karşı açık olmalıyız, dürüst olmalıyız.

Şimdi bazı, bütün şu yaşadığımız dünyada cereyan eden işler yapılırken bizler birbirimizi tamamlarız. Her birimiz birer kişiliğiz. Her birimizin birer rotası vardır, düsturu vardır. Ama sürekli yanı başlarımızdan besleniriz, tamamlanırız. Toplum içindeki yaşayışın da temel esasında metaforudur da bu, o birbirini tamamlama hali.

Şimdi bu süreçte de ben şunu çok iyi gözlüyorum ki Sayın Öcalan’ın İmralı’da yürüttüğü bu süreci keşke dışarıda Demirtaş ve Demirtaş gibi birçok aktör olsa da, bir, toplumla bunu en doğru yollardan konuşabilse. Yani o toplumsal kabullerin, toplumsal kaygıların giderilmesi, toplumsal kabulün yükseltilmesi bağlamında keşke bunu biz çok daha önceden becerebilmiş olsaydık.”

BEŞİKTAŞ TARAFTARLARI İÇİN MESAJ

Dr. Selçuk Mızraklı, Amedspor-Beşiktaş maçı sonrasında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşıma ilişkin de konuştu. Mızraklı, paylaşımında kullandığı “bacaklarının titremesi” ve “kanadın kırılması” ifadelerinin ironi ve metafor olduğunu belirterek, “İroni ve metaforu kullanarak paylaşımımı yaptım. Türkiye’de çıkan çok sayıda spor sayfasını veya gazetelerin spor sayfalarını bilirsiniz. Ben size diyebilirim ki en az 50-100 kere ‘Kartalın kanadı kırıldı’ kavramını duymuşsunuzdur. ‘Kartalın pençeleri söküldü’ kavramını çok duymuşsunuzdur. Bunu duyduğumuzda, oralarda okuduğumuzda hiçbir şekilde tepki oluşmadı. Futbolun bunlar nazireleridir. Şimdi bununla beraber, benim özellikle, diyelim ki biraz da belki o anın duygu durumuyla bu söylediklerim başka mahallelerde, Amedspor dışı camiada, başta da Beşiktaş camiası, Beşiktaş taraftarları eğer onları rencide ettiyse beni bağışlamalarını talep ederim sadece. Hiç öyle bundan da kendimde bir eksilme falan hissetmem” diye konuştu.

Benzer Haberler

Milli Savunma Bakanlığı şikayetçi olmuştu

Yeni Yaşam Gazetesi yöneticilerine soruşturma

Yenilik Partisi 5 Ekim’e kadar süre tanıdı

AYM 'Yeni Parti' için kararını verecek

Bakan Gürlek duyurdu

Adliyelerde dijital ortam büroları kurulacak

Yenilik Partisi 5 Ekim’e kadar süre tanıdı

AYM 'Yeni Parti' için kararını verecek

Bakan Gürlek duyurdu

Adliyelerde dijital ortam büroları kurulacak

Katılımcı Bütçe ile öne çıktı

Varto Belediyesi'nden uluslararası başarı

Beşiktaş taraftarlarına da mesajı var

Mızraklı: Demirtaş dışarıda olmalı, halkıyla buluşmalı