8 Kasım 2026 Nûmedya24
Köşe YazısıSpor

Amedspor Galatasaray'ı ezerek yenildi

Amedspor yenildi ama bugüne kadar elde ettiği başarının tesadüf olmadığını gösterdi. Amedspor tesadüf bir takım değil. Bir futbol aklı var, yetenekli ve hırslı oyuncuları var. Galatasaray'a deplasmanda 3 gol atma cüretini gösteren bir takım olarak, rakiplerine de gözdağı verdi.

Vecdi ERBAY

Amedspor kendi sahasında Trabzonspor ve Beşiktaş'ı yenme başarısı göstermişti. Deplasmanda 1 yenilgi, 2 beraberlik ve 1 galibiyetle ayrılmıştı. Alabileceği maçlarda beraberliğe razı olması dışında, deplasman maçlarında kötü bir performans sergilediğini söylemek pek mümkün değil. Ligde Galatasaray'dan sonra ikinci sırada yer alması da başarısının delili niteliğindeydi zaten.

Ancak Amedspor, Galatasaray gibi güçlü bir takımla deplasmanda karşılaşmamıştı henüz. Bu maç Amedspor için ciddi bir sınav olacaktı. Üstelik galip gelirse lider olacak, yenilirse liderle arasındaki puan farkı 5'e çıkacaktı.

Nihayet haftalardır beklenen maç günü geldi çattı. Diyarbakırlılar son bir haftadır tarihi diye nitelendirilen karşılaşmayı konuştu. Maçın sonucuyla ilgili beklentiler ve tahminler havada uçuştu. Gönüller, Amedspor'un maçı 1-2 almasını ve skor tabelasına Diyarbakır plakasını yazdırmasını umut ediyordu. Daha soğukkanlı olanları ise Galatasaray'ın hem Süper Lig'de hem de Şampiyonlar Ligi'ndeki performansı düşündürüyordu. Eh, Amedspor da beklentilerin aksine, ciddi bir fırtına estiriyordu ligde.

Detaylı değerlendirmelerden şöyle bir sonuç çıkıyordu: Galatasaray ile oynayacağız. Yenilebiliriz, ama ezilmeden yenilelim.

YÜKSEK KAHVE TRİBÜNÜ BİLDİĞİMİZ GİBİ

Maç için İstanbul'a gidemeyen Diyarbakırlılar, maçın başlamasına kısa süre kaldığında caddeleri boşalttı. Maçı izlemek üzere evlerine çekildiler ya da kahvelere doluştular. Böyle günler çok azdır şehirlerin tarihinde.

Ben maçı yine Yüksek Kahve'de izledim. Vardığımda takımlar sahaya çıkıyordu. Oturacak yer bulmak mümkün değildi. Kahveyi işleten vatandaş, bir iki gün önce görüştüğümüzde, müşterilerin kendisinden yer ayırtmak istediğini söylemişti. Hatırlayanlar olacaktır, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, milletvekilleri Pervin Buldan ve Serhat Eren de burada Amedspor maçını izlemişlerdi. Yüksek Kahve popüler bir tribün olma yolunda. Kadın taraftarların da maçı burada izlemeyi tercih etmeye başlamasıyla birlikte, Yüksek Kahve'de maç izleyenlerin profili de değişiyor.

TARAFTAR MEVZİYİ TERK ETMEDİ

Neyse, Yüksek Kahve Tribünü bildiğimiz gibiydi. Amedspor taraftarı soğuk havaya aldırmamış, Yüksek Kahve'de kendi tribünlerini oluşturmuşlardı. Davulcu ve Kürtçe şarkılar ortalığı inletiyor, kendisini müziğin ritmine kaptıranlar halay çekiyorlardı. Amigo görevini kahve işletmecisinin yerine başka biri devralmıştı. "Kine em?" diye soruyor, meydandaki kitle, "Kurdin em" diye karşılık veriyordu. Ortaya konulan varilin içinden bir ateş yükseliyordu.

Maç başladı ve Galatasaray henüz 7. dakikada ilk golünü buldu. Kötü başlamamıştı Amedspor ama Galatasaray'ın erken golü, "Eyvah" dedirtti. Derken ilk yarının bitmesine saniyeler kala gelen ikinci gol, Yüksek Kahve ahalisini sükut u hayale uğrattı.

Ancak maç 3-0 olduğunda da Yüksek Kahve tribününde kimse "mevzi"yi terk etmedi, takımını yalnız bırakmadı. Önce Dia Saba'nın, ardından Orban'ın gölü gelince, maçı alabiliriz, umudu yeşerdi.

Maç 4-3 bitti. Galatasaray ile Amedspor arasındaki puan farkı 5'e çıktı. Yüksek Kahve ahalisi sessizce ama takımının performansından, kazanma arzusundan ve 90 dakika maçtan kopmamasından memnun ayrıldı meydandan.

SKOR FARKLI OLABİLİR MİYDİ?

Maçın, teknik direktörün ve oyuncuların performansını değerlendirmeyi işin ehline bırakmak isterim. Fakat bu konuda şu fikrimi beyan etmeden geçemeyeceğim: Mbaye Diagne'yi ilk yarıda sahaya sürmek yanlıştı. Diagne, bilindiği gibi eski Galatasaraylı. Muhtemelen oynamak için çok ısrar etmiştir ve Besnik Hasi, bu ısrarın ve arzunun işe yarayacağını düşünerek ilk 11'de yer verdi Diagne'ye. Böyle olunca takımın dizilişi ve Orban'ın yeri değişti. Bu değişiklik olumlu sonuç vermedi maalesef. Nitekim oyuncu değişikliği ile sahaya çıkan Amedspor, fırtına gibi esti.

Amedspor'un kalesinde gördüğü 2 gol için, feci hatalar ya da talihsizlik, diyebiliriz. Amedspor'un kaçırdığı goller, basit ofsaytlar, gününde olmayan defans... Skorun 4-3 olmasına neden birkaç gözlemi böyle sıralayabilirim.

Ancak skor değişik olabilir miydi? Bence olabilirdi. Beraberlikle ya da Amedspor'un galibiyetiyle sonuçlanabilirdi maç. Neden? Çünkü Amedspor çok istekli, çok hırslı ve çok iyi bir takım olduğunu, güçlü rakibi karşısındaki performansıyla gösterdi. Bir kere son dakikaya kadar maçtan düşmemesi, takdire şayan.

GALATASARAY'A 3 GOL ATMA CÜRETİ

Özetleyecek olursam: Amedspor yenildi ama bugüne kadar elde ettiği başarının tesadüf olmadığını gösterdi. Amedspor tesadüf bir takım değil. Bir futbol aklı var, yetenekli ve hırslı oyuncuları var. Galatasaray'a deplasmanda 3 gol atma cüretini gösteren bir takım olarak, rakiplerine de gözdağı verdi.

Amedspor, Galatasaray karşısındaki performansıyla,  "Yenildik ama ezilmedik" darbımeselini, "Ezerek yenildik" şeklinde okuttu bana. İddialı bir cümle, farkındayım. Bunu bana söyleten, maçın skorundan ziyade, Amedspor'un özellikle ikinci yarıdaki performansıdır.

Eduardo Galeano, "Gölgede ve Güneşte Futbol" (Can Yay.) kitabında, çok sevdiğim şu cümleleri kurmuştu: "Ben basit bir 'iyi futbol dilencisiyim'. Elimde şapkam, dünyanın dört bir yanını geziyor ve stadyumlarda yalvarıyorum:

-Tanrı rızası için, güzel bir maç lütfen.”

Bir Amedsporlu ve futbolsever olarak diyebilirim ki, yenildik ama temposu ve heyecanı hiç bitmeyen, çok gollü çok güzel bir maç izledik. Bu güzel maç, futbolseverlere Amedspor'un bir armağanı oldu.

İlgili Haberler

Anasayfa