‘Eşit yurttaşlık resmen tanınmalı’
Hatimoğulları Kafkas Genel Kurulu’nda konuştu
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Kafkas Dernekleri Federasyonu’nun genel kurulunda konuştu. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde anayasal güvencenin önemine işaret eden Hatimoğulları, “Eşit yurttaşlık hakkı resmen tanımlanmazsa ve resmen bir anayasanın maddesi haline gelmezse bugün ne Kürt kazanmış olur ne Ermeni, ne Alevi, ne Hristiyan, ne bir başkası kazanmış olur” dedi.

HABER MERKEZİ - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikası (Tes-İş) Toplantı Salonu’nda, Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) 12'nci Olağan Genel Kurulu’nda güncel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında 21 Mayıs 1864’teki Çerkes Soykırımı’na değinen Hatimoğulları, “Bugün burada bu salonu dolduran siz Kafkas halkları temsilcileri olarak, koca bir soykırım ve katliamdan göç etmek zorunda kalan ve o göç yolunda eskaza hayatta kalmayı başaran insanlar topluluğu. Böyle bir acı böyle bir soykırım. Bir buçuk milyon insan, yerinden yurdan edildi ve göç yolunda sayısız Kafkas halkı, yaşamını kaybetti” dedi.
Anadolu topraklarının misafirperver bir toprak, bir coğrafya olduğunu ve halkların misafirperver halklar olduğuna ancak bu misafirperverliğin yönetimler açısından eşit olmadığını ifade eden Tülay Hatimoğulları, "Birçoğumuzun anadili bu topraklarda resmi olarak konuşulmuyor. Eğitim dili değil. Eğitim dili olmadığı için de unutmaya ve unutturulmaya yüz tutuyor” dedi.
ANADİLDE EĞİTİM HAKTIR VE OLMALIDIR
Kafkas halklarının, Çerkeslerin ve Adigelerin taleplerine dikkat çeken Tülay Hatimoğulları, devamla şunları söyledi: "Bakın şurda talepler uzunca yürütülmüş bir çalışmanın sonucunda ne güzel asılmış ve bunun mücadelesi veriliyor. Şunu bilmenizi isterim ki DEM Parti olarak bütün halkların eşit yurttaşlık talebinin sonuna kadar yanındayız ve bunun mücadelesi, mücadelemizin merkezi konularından birisidir. Böyle olmaya da devam edecek ta ki çözülene kadar. Çerkeslerin, Abazaların ve bu topraklarda yaşayan Kafkas halkların anadilde eğitim talebi haktır ve olmalıdır.”
EŞİT YURTTAŞLIĞIN YENİDEN TANIMLANMASI
Konuşmasında tüm halkların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşamasının önemine işaret eden Hatimoğlulları, "Öyle zengin bir coğrafya ki gerçekten dünyanın en zengin, en çok kimliğin bulunduğu kesimlerden coğrafyasından birinde yaşıyoruz. Ama Araplar diyor ki, ben anadilimde eğitim istiyorum. Kürtler diyor ki ben anadilimde eğitim istiyorum. Çerkesler diyor ki ben anadilimde eğitim istiyorum. Bundan daha doğal hiçbir şey yoktur. Alevi diyor ki biz burada 30 milyona yakın Aleviler bu topraklarda yaşıyoruz. İsterse bir kişi olsun. O farklı inançtansa burada kendi inancını özgürce yaşayabilmeli. İşte bunun hukuki ve toplumsal karşılığı eşit yurttaşlıktır. Ve eşit yurttaşlığın yeni tanımlanması bizim için acildir ve elzemdir” ifadelerini kullandı
‘DEMOKRATİK BİR ANAYASA İHTİYACI’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin de konuşan Hatimoğulları, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesi için atılmış adımların hukuki bir karşılığı olması gerektiğini altını çizdi.
Bu kadar büyük bir örgütlü mücadele, bu kadar büyük bir güç, bir hukuki ve siyasi kazanımla sonuçlanmalı ve şimdi böyle bir evredeyiz. Bunu zorluyoruz. Şunu bilmenizi isterim ki Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin görüşmelerini gerek iktidarla gerekse devletle yürüttüğümüz bütün görüşmelerde eşit yurttaşlık hakkı en temel taleplerimizden birisidir. En başındadır. Yani sadece Kürt'ün hakkı talep edilmiyor orada. Orada Çerkezlerin, Romanların, Abazaların, burada sayamadığım bütün halkların ve inançların hakları talep ediliyor. Eşit yurttaşlık hakkı resmen tanımlanmazsa ve resmen bir anayasanın maddesi haline gelmezse bugün ne Kürt kazanmış olur ne Ermeni, ne Alevi, ne Hristiyan, ne bir başkası kazanmış olur. Dolayısıyla demokratik bir anayasa ihtiyacı bu Türkiye'de en temel ihtiyaçlardan biri ve bunun hayata geçmesi için bizlerin ortak mücadele yürütmesi son derece önemli ve son derece kıymetli.
Örgütlü mücadeleden ve ne istediğini net olarak bilip bunun mücadelesinin etrafında güçlü bir örgütlenme ve kenetlenme ve aynı zamanda farklı halkların ve inançların birbirini gören, birbirine bakan, birbirine el uzatan bu sorun sadece en büyük sorun benim sorunumdur deyip köşesine çekilen değil, tam tersi Kürt'ün Kafkas halklarına ve Türk'e el uzatması, el ele tutuşması, o dayanışmayı, o güçlü dayanışmayı ortaya koyması Türkiye'nin demokratikleşmesinin önünü ardına kadar açacaktır. Buna inanıyorum.

İzmirlilerin pişi yapma yöntemi! Balon gibi kabarıyor, yağ çekmiyor
Nûmedya24 uygulaması
Nûmedya24'ü cebinize ekleyin
Telefonunuza ya da bilgisayarınıza ekleyin: tek dokunuşla açılsın, okuduğunuz haberler bağlantısız da okunsun.
























