BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Savaş eşitsizliği derinleştiriyor

İran'ın fotoğrafı: Yalnız kadına tahammül yok

Savaş eşitsizliği derinleştiriyor

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

İran’da savaşın yarattığı tahribatın günlük hayattaki sonuçları giderek daha görünür hale geliyor. Gıda, kira ve ilaç fiyatları yükselirken iş kayıpları ve altyapı sorunları da hanelerin üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu tabloda kadınların başlangıç çizgisi zaten erkeklerle aynı değil.

HABER MERKEZİ – Kirmanşan’da yaşayan Negin F. iki yıl önce boşandı. Ancak evliliğini bitirmesi, kendi ailesinin kapısını kendisine açmaya yetmedi. Babası eve dönmesine izin vermedi; Negin, evin deposunda yaşamak zorunda kaldı.

Bugün geçimini sosyal yardımla sürdürüyor. Başvurularının ardından ayda yaklaşık 2 milyon tümen destek almaya başladığını söylüyor. Bu miktar temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Negin, babasının kendisini sürekli suçladığını ve boşandığı için aile açısından “utanç” kaynağı olarak görüldüğünü anlatıyor.

JİNHA‘da yer alan bu hikaye, İran’da boşanmış kadınların karşılaştığı sorunların yalnızca ekonomik olmadığını gösteriyor. Kadının evlilik içindeki konumu kadar, evlilik sona erdikten sonraki hayatı da aileye ve toplumsal kabullere bağımlı kalıyor.

KADININ DEĞERİ MEDENİ DURUMUYLA EŞDEĞER

Savaşın yarattığı ekonomik tahribat, zaten eşitsiz olan bir toplumsal yapıda kadınların üzerine daha ağır biniyor.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP)’nın Mart 2026’da hazırladığı bir rapor,  savaşın geçim kaynakları, temel hizmetler ve yoksulluk üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekiyor; güncel haberlerde de gıda, kira, iş ve altyapı sorunlarının ağırlaştığı aktarılıyor.

Kirmanşanlı psikolog Ronak Marabi’ye göre bunun temelinde ataerkil aile anlayışı var. Marabi, kadınların bağımsız bireyler olarak değil, aile ve eş için belirlenmiş roller üzerinden değerlendirildiğini söylüyor.

Bu anlayışta boşanma yalnızca hukuki bir ayrılık değil, kadının toplumsal statüsünü de değiştiren bir olay. Boşanmış kadın, bazı ailelerde artık korunması gereken bir aile üyesi olarak değil, aileye yük getiren ya da “itibar kaybına” neden olan biri olarak görülüyor.

Kadının ekonomik bağımsızlığının sınırlı olması ise bu dışlanmayı daha da ağırlaştırıyor. Kendi gelirine ve güvenli bir konuta sahip olmayan kadın, şiddet gördüğü evliliğe dönmek ile ailesinin baskısı altında yaşamak arasında sıkışabiliyor.

SİSTEM KADININ BAĞIMSIZ HAYAT KURMASINI ENGELLİYOR

Kadının boşanma sonrasında ekonomik olarak yeniden ayağa kalkmasını sağlayacak bir mekanizma bulunmaması, boşanmış kadının önündeki en büyük sistem engeli.

İran’da sosyal yardım sistemi yoksul hanelere düzenli nakdi destek sağlıyor. Ancak istisnaları var.

Boşanmış kadın ayrı bir ev kurarsa “kadın başlı hane” kapsamına giriyor. Bu kategori bir sosyal yardım başlığı: Kocası ölmüş ya da bedensel -ruhsal dezavantajlı konumda olan, kocası çalışamayacak kadar hasta olan, boşanmış ya da ayrı evde yaşayan kadınlar ibu kategoride görülüyor.

Ancak kadın başlı hanelerin hepsinin sosyal yardımlardan ayrıcalıksız yararlandığını söylemek zor.

Boşanmış kadın ayrı bir evde yaşamak istediğinde rejim doğrudan buna hayır demiyor ama kadını “sistem içi” olmaya zorlayan birtakım yasal uygulamaları yürütüyor.

Dr. Shayesteh Karamkhani’nin 2024’te yazdığı “İran ve Kirmanşah Eyaleti’ndeki kadın başlı hane halkının durumuna kısa ve karşılaştırmalı bir bakış” makalesine göre,  kadın başlı haneler iş hukukunun korumasından yararlanamıyor. Yani yasalar boşanmış kadının ya da hiç evlenmeyip de ayrı yaşamaya karar vermiş kadını korumuyor, desteklemiyor.

Ayrı ve bağımsız hayat sürmek isteyen kadınlar genellikle şehrin dışına doğru görece daha ucuz kiralı evler bulabiliyor, çalıştıklarında sigortaları, iş güvenceleri ve yasal-düzenli gelirleri olmuyor, daha çok düşük ücrete çalışmak zorunda bırakılıyorlar.

İran rejimi bu kadınları “sistem içi” olmaya yani baba ya da koca evine bu şekilde zorluyor.

İran’da yaklaşık 6,5 milyon kadın “hane reisi” olarak kayıtlı görünüyor; ancak bunların tamamının sosyal yardım aldığı söylenemez.

Kirmanşah’ta boşanmış kadın hane reisi sayısı ise Karamkhani’nin makalesine göre 6 bin civarında.

ŞİDDETİN FAİLİ DEĞİŞİYOR AMA SONUÇ DEĞİŞMİYOR

Boşanma sonrasında kadınların karşı karşıya kaldığı tehditler sadece ekonomik yoksunlukla sınırlı değil. Eski eşin şiddeti, aile baskısı, tehdit ve fiziksel saldırılar bazı kadınların hayatında evlilik sonrasında da devam ediyor.

Munir B. bunun kendi hayatındaki karşılığını anlatıyor. Boşanmak istediği dönemde hem babasının hem de eşinin ağır şiddetine maruz kaldığını söylüyor. Babasının baskısıyla bir süre yeniden eşinin yanına dönmek zorunda kalan Munir, evliliğe dönüşünün şiddeti sona erdirmediğini, aksine daha da ağırlaştırdığını belirtiyor.

Sonunda boşanmayı başardı. Ancak bugün de ekonomik bağımsızlığa kavuşmuş değil.

İran’daki tablo, kadınların yalnızca evlilik sırasında değil, evlilik sona erdikten sonra da erkeklere ve aileye bağımlı bırakılmasının sonuçlarını ortaya koyuyor. Boşanmış kadınların mecbur bırakıldığı yoksulluk, savaşın ürettiği yeni bir sorun değil. Savaş, var olan eşitsizliğin üzerine binen yeni bir katman.

Benzer Haberler

Tarihi gün: Çerçeve yasa Genel Kurul’da

Arıkan: Teklife şartlı destek sunuyoruz

Soruşturmada 19 kişi tutuklanmıştı

Adalet Bakanı Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesiyle görüşecek

MKM’den Duman grubuna tepki

‘Kurt dumanlı havayı sever’ 

EFFP ‘atılması gereken adımları’ sıraladı:

Yasayı bir sonuç olarak değil, bir kapının açılması olarak görüyoruz

Kılıçdaroğlu’dan çerçeve yasa mesajı:

‘Bu sürece tereddütsüz katkı vereceğiz’

Mansur Yavaş’tan çerçeve yasa açıklaması:

'Gerçek barış yalnızca bir kanun çıkarmakla kurulmaz'