Yusuf Karadaş
2024 sonlarında iktidar bloku adına Devlet Bahçeli’nin Öcalan’a yaptığı çağrı ile başlatılan sürecin en kritik aşamalarından biri de Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te PKK’ye “kongre toplama, silah bırakma ve kendini feshetme” çağrısını yapmasıydı. Bu çağrı ile ilgili en çok tartışılan konulardan biri de Öcalan’ın çağrısının PKK dışında KCK sistemi içinde yer alan diğer partileri/örgütleri kapsayıp kapsamadığıydı. Bu nedenle PKK mayıs 2025’te kongresini toplayıp silah bırakma ve fesih kararı alsa da dikkatler asıl olarak Suriye’deki Kürt özerk yönetimine ve SDG’ye (Suriye Demokratik Güçleri) odaklanmıştı. Çünkü saray rejiminin bölgesel gelişmeler bağlamında yeni süreci başlatmasının en önemli motivasyonlarından biri de SDG’nin tasfiyesi ya da kontrol altına alınmasıydı.
Bilindiği gibi Suriye’de geçici yönetimin başına geçirilen HTŞ’nin (Heyet Tahrir eş Şam) saray rejiminin ve özellikle Dışişleri Bakanı Fidan’ın yönlendirmesiyle ABD ve İsrail’in taleplerini yerine getirmesi sonrasında Suriye Kürtlerine yönelik yeni bir saldırı başlatıldı ve entegrasyon yönündeki baskılar arttırıldı.






