Eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, Narin Güran’ın babası Arif Güran ile görüştü. Dava dosyasını incelediğini belirten Demirtaş, annesi Yüksel Güran ile amcası Salim Güran’a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını “hukuk faciası” olarak nitelendirdi. Narin’in abisi Baran Güran da “İlk defa bir cezaevi görüşünden umutla ayrıldım” açıklaması yaptı.
HABER MERKEZİ – Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır’da katledilen 8 yaşındaki Narin Güran’ın babası Arif Güran ile görüştü.
Adalet Bakanlığı’ndan alınan özel izinle yapılan görüşmenin ardından Demirtaş’ın X hesabından görüşmenin ayrıntılarına ilişkin mesaj paylaşıldı.
Demirtaş, mesajında “Görüşme öncesinde, dava dosyasını hukukçu gözüyle inceledim. Dosya kapsamındaki deliller ışığında, suçu somut delillerle ispatlanabilmiş tek isim Nevzat Bahtiyar’dır” dedi.
Narin’in annesi Yüksel Güran’n ve amcası Salim Güran’ın suçlu bulunup ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmalarını “hukuk faciası” olarak nitelendiren Demirtaş’ın mesajı şöyle:
דMerhabalar,
Bugün Narin’in babası Arif Güran ile görüştüm. Görüşme öncesinde, dava dosyasını hukukçu gözüyle inceledim.
Dosya kapsamındaki deliller ışığında, suçu somut delillerle ispatlanabilmiş tek isim Nevzat Bahtiyar’dır.
Yine dosya kapsamındaki deliller ışığında, Narin’in annesi Yüksel Güran’n ve amcası Salim Güran’ın suçlu bulunup ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları tam bir hukuk faciasıdır.
Görünen o ki, basının yönlendirmesiyle oluşan yoğun kamuoyu baskısı, mahkemenin karar sürecini gölgelemiştir. Kişisel görüşler bir kenara bırakıldığında ceza hukukunun en temel kuralı, mahkumiyetin dedikodulara veya ihtimallere değil, somut ve şüpheden uzak delillere dayanması gerekliliğidir. “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince, dava dosyasındaki mevcut deliller anne ve amcaya bu cezanın verilmesi için teknik olarak yetersiz kalmaktadır. Anne ve amcanın suçlu oldukları, hukukun evrensel ilkeleri gereğince şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamamıştır.
Dolayısıyla İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay denetimlerinde bu cezaların kesinlikle bozulması gerekirdi. Hukuk bunu gerektirirdi çünkü yeni bir delil veya yeni itiraflar ortaya çıkmadıkça mevcut dava dosyasına göre annenin ve amcanın suçlu oldukları ispatlanamamıştır.
Sırf kamu vicdanını tatmin etmek için suçlu olduğu ispatlanmamış insanlara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermek gerçek adalet değildir, kamu vicdanını tatmin etmez. Kamu vicdanını asıl yaralayacak olan durum, belki de Narin’in gerçek katilleri dışardayken annesinin ve amcasının cezaevinde olmalarıdır.
Başta Diyarbakır Barosu olmak üzere ilgili tüm hukuk çevrelerini bu dosyada adaletin sağlanması için çaba sarf etmeye davet ediyorum. Adalet Bakanlığının, dosyayı titizlikle inceleyerek kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay’a başvurmasını rica ediyorum.
Narin’in hatırası, ailesi ve kamuoyu bunu hak ediyor.
Selam, sevgilerimle…”
Merhabalar,
Bugün Narin’in babası Arif Güran ile görüştüm. Görüşme öncesinde, dava dosyasını hukukçu gözüyle inceledim.
Dosya kapsamındaki deliller ışığında, suçu somut delillerle ispatlanabilmiş tek isim Nevzat Bahtiyar’dır.
Yine dosya kapsamındaki deliller ışığında,…
— Selahattin Demirtaş (@hdpdemirtas) July 31, 2026
BARAN GÜRAN: CEZAEVİNDEN UMUTLU AYRILDIK
Narin Güran’ın abisi Baran Güran da Demirtaş ziyareti sonrası açıklama yaparak cezaevinden umutla ayrıldığını söyledi.
Baran Güran, Demirtaş’ın dosya ile ilgilendiğini aktararak şunları kaydetti:
“Selahattin Demirtaş ile önemli bir görüşmemiz vardı. Sağlığı yerindeydi. Dosyayı daha önceden çok iyi incelemiş, hepsini okumuş. Ve başımıza gelen tüm olayları kendisine anlattık. Nevzat Narin’i gömdü, Nevzat katildir.
Olayı karıştırmaya gerek yok. Zaten dosya ile ilgili şu an verilen karar bile hayatın olanaklarına aykırıdır. Çünkü deliller de bunu gösteriyor. ‘Bu dosyanın avukatıyım. Sizin de kardeşinizim. Bu dosyanın takipçisiyim. Bu dosya artık benim davam. Burada bir haksızlık var’ dedi. Cezaevinden umutlu ayrıldık. İlk defa bir cezaevi görüşünden umutla ayrıldım ve aslında sahipsiz olmadığımızı, bizim hakikatimizi, Narin’in hakikatini savunan birilerinin olduğunu fark ettim. Bu bizi çok umutlandırdı.”







