BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Narin’den sonra köyde hayat:

Tavşantepe’de yara kapanmadı

Narin’den sonra köyde hayat:

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Medya ombudsmanı Faruk Bildirici, Narin Güran’ın ölümünün ikinci yılında Tavşantepe’ye giderek köyde yaşayanların iki yıl boyunca neler yaşadıklarını aktardı. Bildirici’ye göre cinayetin ardından yalnızca Güran ailesi değil, köyün tamamı ağır bir toplumsal dışlanmayla karşı karşıya kaldı.

HABER MERKEZİ- Sekiz yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesinin üzerinden iki yıl geçti. Medya ombudsmanı Faruk Bildirici, ikinci ölüm yıl dönümünde Diyarbakır’ın Tavşantepe köyüne giderek Narin’in mezarı başındaki anmaya katıldı, köy sakinleriyle konuştu ve cinayetin ardından geride kalan tabloyu kaleme aldı.

Bildirici, köyde yaptığı görüşmelerden hareketle, Narin’in ölümünden sonra Tavşantepe’de gündelik hayatın da ağır biçimde etkilendiğini yazdı. Ona göre cinayet soruşturması ve davanın yanı sıra, olayın medyada ele alınış biçimi de köylülerin yaşamında kalıcı izler bıraktı.

Bildirici’nin aktardığına göre bazı köylüler, cinayetin ardından çevre köylerdeki komşuları ve dostlarıyla ilişkilerinin kesildiğini söyledi. Diyarbakır’a gittiklerinde kötü bakışlarla ve zaman zaman ağır sözlerle karşılaştıklarını anlatanlar oldu. Bazı kişiler işlerini kaybederken, köydeki çocuklardan bazılarının da okulu bıraktı.

Köydeki ilkokulda eğitim gören çocuklar, ilkokuldan sonra Diyarbakır merkezdeki okullara gitmek istemedi. Bildirici’ye göre bu, cinayetin köy üzerindeki etkisinin çocuklara kadar uzandığını göstergesiydi.

“BÜTÜN KÖY CEZALANDIRILDI”

Narin’in mezarı başındaki anmaya katılan Bildirici, baba Arif Güran’ın “Bizleri diri diri gömdüler” sözlerini de aktardı. Köyü dolaşıp insanlarla konuşan Bildirici, cinayetle yalnızca Narin’in hayatının sona ermediğini, köyde yaşayan insanların da olayın ardından ağır bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını söylüyor.

Bildirici, bu durumun oluşmasında medyanın rolüne de dikkat çektiği yazısında, Güran ailesinin damgalanmasının ötesine geçilerek Tavşantepe’de yaşayanların tamamının cinayetin suç ortağıymış gibi sunulmasının köydeki kırılmayı derinleştirdiğini belirtiyor:

דÇevre köylerdeki bazı komşuları, kimi dostları onlarla irtibatı kesmiş; Diyarbakır’a gittiklerinde hoş olmayan bakışlar, kimi zaman da ağır sözlerle karşılaşmışlar. İşten çıkarılan olmuş, köydeki çocuklardan bazıları okulu bırakmış. Köydeki ilkokulda okuyan çocuklar da orayı bitirdikten sonra merkezdeki okula gitmek istemediklerini söylüyorlarmış.

Kaynak:Metin Yoksu

Narin’in bedenini dere kenarına gömen Nevzat Bahtiyar’ın evi ise köyde yaşanan dehşetli travmanın hüzünlü bir anıtı olarak bomboş duruyor öyle. Camları, kapısı kırık bir harabe…

Medyada yansıtılan ile o köydeki gerçeklik birbirinden çok farklı. Mekânsal gerçekliğin konuyu yakından izleyen benim zihnimde daha önce oluşan gerçeklikle bile ilgisi yok.

Narin’in son kez göründüğü o patikanın o kadar dik bir yamaçta olduğunu anlamamışım, 90 saniyede tırmanabildim, hem de hiç durmadan. Narin’in de söylendiği gibi, 52 saniyede çıkabilmesi mümkün değil…

Nevzat Bahtiyar’ın evini, Arif Güran’ın evine neredeyse bitişik gibi algılamıştım. Oysa hiç öyle değil. Evet, çok yakın ama arada biri üstte, öbürü tepenin yamacında, birbirini görmüyor iki ev.  Arif Güran ile Salim Güran’ın evleri karşı karşıya, arada 15-20 metre var.

Oraları gördükten sonra mahkemenin, olay yerinde keşif yapmadan karar verebilmesine bir kez daha hayret ettim. O köyü, Kuran kursunu, okulu, dereyi, evlerin konumunu, kameraların konumlarını görmeden tanıklar ve sanıkların ifadelerini yerli yerine oturtmak öyle kolay değil.

Nitekim mahkemenin gerekçeli kararı cinayetin nedenine ve nasılına dair temel soruları açıklıkla yanıtlamıyor. Nitekim Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi Başkanı’nın muhalefet şerhi de davadaki hukuki eksikleri somut biçimde sıralıyor ve “soyut varsayıma dayalı niyet okuması şeklinde varılan kanaat” ile karar verildiğini savunuyordu.

Hal böyle olunca da adil bir yargılamayla hüküm kurulduğu algısı yaratmadı mahkeme kararı. Velhasıl yara halen açık ve kanamaya devam ediyor. Bunu o köyde gördüm, konuştuğum her insandan aldım bu duyguyu.”

GAZETECİLERE ÇAĞRI: TAVŞANTEPE’YE GİDİN

“Gazetecilerin, yüksek reyting günleri geçtikten sonra köyü terk etmesi, bir daha uğramaması duyarsızlık” diyen Bildirici, köy halkının halen uğraşmak zorunda kaldığı travma, damgalanma ve toplumdan izole edilmelerinin de tüm ülkeye duyurulması gerektiğini söylüyor:

“Bu dava yeniden görülüp, cinayete dair bütün soruların kanıtlarla aydınlatıldığı ve adil bir yargılama yapıldığı algısı tüm topluma aktarılmadığı sürece köydeki travma da geçmeyecek, hayat tümüyle normale dönmeyecek.”

Yazısının sonunda gazetecilere Tavşantepe’ye gitme çağrısı yapan Bildirici, medyanın da oluşmasına katkıda bulunduğu toplumsal tahribatın ardından köyde yaşananları yerinde görmesi gerektiğini belirtti:

“Bütün meslektaşlarıma çağrıda bulunuyorum, lütfen o köye gidin. Yaratılmasında medyanın da katkısı olan o enkazın kaldırılmasına yardımcı olun.”

×

NARİN GÜRAN’A NE OLMUŞTU?

Narin Güran, 21 Ağustos 2024’te Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kayboldu. Kur’an kursundan çıktıktan sonra evine dönmeyen 8 yaşındaki Narin için başlatılan arama çalışmaları 19 gün sürdü. Küçük kızın cansız bedeni, 8 Eylül 2024’te köye yaklaşık 1,5 kilometre mesafedeki Eğertutmaz Deresi’nde bulundu.

Soruşturmanın ardından Narin’in annesi Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran ve amcası Salim Güran ile komşu Nevzat Bahtiyar hakkında dava açıldı. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi, 28 Aralık 2024’te görülen karar duruşmasında üç sanığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Nevzat Bahtiyar’a ayrıca Narin’in cesedini taşıdığı gerekçesiyle 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, istinaf incelemesinde yerel mahkemenin kararını esas itibarıyla korudu. Ancak kararın gerekçesi ve cinayetin nasıl işlendiğine ilişkin bazı noktalar kamuoyundaki tartışmaların odağında kalmaya devam etti.

Narin’in ölümünün üzerinden iki yıl geçerken, cinayetin kesin olarak nasıl işlendiği ve olayın bütün ayrıntıları konusunda kamuoyundaki soru işaretleri tamamen giderilmiş değil.

Benzer Haberler

Takip ve Değerlendirme Kurulu toplandı

Süreci yürütecek dört komisyon kurulacak

MEB’den okullara “süreç” genelgesi

Okullarda "kardeşlik hukuku" öğretilecek

Süleymancılar soruşturması:

Eski bakan Şahin adına kayıtlı iki araç daha incelemeye alındı

Süreçte kritik gün: Yeni aşama

Takip ve Değerlendirme Kurulu ilk kez toplandı

“Süreci sabote etmeye dönük tehlikeli faaliyet”

İmralı Heyeti’nden “görüşme notu” açıklaması

Çerçeve yasanın ardından kurulmuştu

Takip ve Tespit Kurulu yarın toplanıyor