BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Rojin Mukriyan yazdı

İran’ın saldırıları ve Kürt partilerinin caydırıcılığı: PJAK ve İ-KDP ne diyor?

Rojin Mukriyan yazdı

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Rojin Mukriyan

İ-KDP ve PJAK, askeri olarak ayakta kalmayı, siyasi sabrı ve toplumsal seferberliği bir arada değerlendiriyor, ancak vurguları farklılık gösteriyor. İ-KDP olası bir fırsat için hazırlığa odaklanırken, PJAK Kürt toplumu içinde siyasi örgütlenmenin avantajlarını vurguluyor.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı “Destansı Öfke Operasyonu”ndan bu yana, Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki  İran Kürt partilerinin üsleri İran füzeleri tarafından defalarca hedef alındı. Saldırılar, ABD ve İran arasında 8 Nisan’da imzalanan ateşkesin ardından da devam etti.

Haziran ayı sonlarında çatışmaların yeniden başlamasından bu yana, en az 19 Kürt savaşçı, İran Devrim Muhafızları ile yaşanan çatışmalarda veya İran’ın füze saldırılarında yaşamını yitirdi. İran Kürdistan Demokrat Partisi (İ-KDP) ve Kürdistan Özgür Yaşam Partisi’nin (PJAK) 10 üyesi ayrı çatışmalarda, Abdullah Mohtadi liderliğindeki İran Kürdistan Komala Partisi’nin 9 üyesi ise başka bir saldırıda yaşamını yitirdi.

Artan askeri ve siyasi baskıya rağmen, Kürt partileri geniş çaplı bir misilleme kampanyası başlatmadı veya açıkça katılmadı. Tepkileri büyük ölçüde Irak ve Kürdistan Bölgesi hükümetlerine yönelik açıklamalar, toplantılar ve çağrılardan ibaret kaldı.

İran, Irak’ta konuşlanmış İranlı Kürt gruplarına yönelik saldırıları nispeten düşük maliyetli olarak görüyor. Saldırılar uluslararası alanda sınırlı kınamayla karşılanırken, Tahran Irak ve Kürdistan Bölgesi hava sahasını ihlal etmesinin görünür sonuçlarıyla pek karşılaşmadı.

The Amargi, stratejileri hakkında bilgi edinmek ve füze, insansız hava aracı ve kapsamlı istihbarat yetenekleriyle donatılmış bir hükümetle karşı karşıya kalan devlet dışı aktörler için caydırıcılığın ne anlama geldiğini araştırmak amacıyla İran’ın Kürt siyasi partileriyle görüştü.

Siyasi ve askeri kısıtlamalar altında gösterilen itidal

İ-KPD Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Mawloudi, The Amargi’ye verdiği demeçte, partisinin peşmerge güçlerinin “savunma pozisyonunda” faaliyet gösterdiğini ve partinin siyasi liderliğinden veya Kürdistan Bölgesi’ndeki varlıklarının getirdiği koşullardan bağımsız hareket edemeyeceğini söyledi. Mawloudi, “Kürdistan peşmergesinin siyasi-askeri bir güç olarak tepkisi ne bağımsız ne de sınırsızdır. Peşmergeler istedikleri gibi hareket edemezler” dedi.

Mawloudi, herhangi bir askeri harekatın partinin siyasi değerlendirmeleri ve kararlarına uygun olması gerektiğini ve İ-KDP’nin ayrıca Kürdistan Bölgesi’nin çıkarlarını ve güvenliğini de göz önünde bulundurması gerektiğini, bu faktörlerin manevra alanını önemli ölçüde sınırladığını dile getirdi. Mawloudi, “Henüz bize fırsat sunulmadığına inanıyoruz. Ancak bu, boş durduğumuz veya kendi plan ve hazırlıklarımızın olmadığı anlamına gelmez” diye konuştu.

PJAK Sözcüsü Rivar Abdanan (Rêwar Awdanan), İran’ın mücadelelerinin zamanlamasını ve biçimini belirlemesine izin vermeyeceklerini vurguladı. The Amargi’ye verdiği demeçte, Abdanan, “Rejim bizi tamamen askeri bir konuma hapsetmeye ve uzun süreli çatışmalarla yeteneklerimizi yıpratmaya çalışıyor. Uygunsuz bir zamanda veya yerde yıpratma savaşına sürüklenmeye izin vermeyeceğiz” dedi.

Her iki parti temsilcisi de kısıtlamanın zayıflığı yansıttığı fikrini reddediyor. İ-KDP’nin stratejisi bölgesel kısıtlamalar, siyasi sorumluluk ve hazırlıkla şekillenmişti. PJAK ise bunu, Tahran’ın Kürt sorununu bir güvenlik problemine indirgeme ve sürekli çatışma yoluyla Kürt güçlerini yıpratma girişimlerine karşı koymanın bir yolu olarak görüyordu.

2023 İran-Irak Güvenlik Anlaşması, İran Kürt partilerini ve peşmerge güçlerini büyük ölçüde kısıtlamıştı. Mawloudi, İran’ın Irak ve Kürdistan Bölgesi topraklarına saldırarak anlaşmayı ihlal ettiğini savundu ve İ-KDP’nin Bağdat ve Erbil’e Tahran’ı hesap vermeye zorlamaya çalıştığını, ancak devam eden saldırıların sonunda daha güçlü bir yanıtı haklı çıkarabileceğini söyledi.

Mawloudi, “Eğer rejim bu taahhütlere saygı göstermez ve saldırılarına devam ederse, İslam Cumhuriyeti’nin politikalarına ve saldırganlığına ciddi bir şekilde karşılık vermek bizim meşru hakkımızdır ve tamamen doğaldır” dedi.

Abdanan, resmi anlaşmalara daha az önem verirken, Kürt hareketinin yalnızca silahlı bir güç olarak gösterilmesini engellemeye daha çok odaklandı. Abdanan, “Biz [PJAK] siyasi bir partiyiz ve Kürt milleti de siyasi bir millettir, silahlı bir nüfus ya da diğer güçler için vekalet ordusuna dönüştürülecek bir grup değildir” dedi.

Taraflar, siyasi özerkliği koruma ve daha geniş bir bölgesel çatışmadan kaçınma konusunda ortak bir çıkara sahipler. Misilleme, İran’ın daha ağır saldırılarını tetikleyebilir, Bağdat ve Erbil ile ilişkilerini gerginleştirebilir ve faaliyet gösterdikleri bölgelerde istikrarsızlığa yol açabilir. Bununla birlikte, devam eden itidal, saldırıları bertaraf etme yetenekleri konusunda soru işaretleri doğurabilir ve bazıları tarafından bir kırılganlık işareti olarak görülebilir.

Kürtlerin caydırıcılık politikası neye benziyor?

Mawloudi, [İran’ın saldırılarına karşılık olarak] anında misilleme yapılmamasının İran’ın Kürt grupları kalıcı olarak caydırdığı anlamına geldiği fikrini reddediyor. İslam Cumhuriyeti’ni, yoğun baskı altında olan ve çeşitli bölgesel aktörlere karşı “agresif bir şekilde saldıran” bir hükümet olarak tanımlayan Mawloudi, “Şu anda, bu ülkelerin hepsi de savunma amaçlı hareket ediyor. Ancak bu, durumun değişmeden kalacağı veya sonunda hiçbir yanıt verilmeyeceği anlamına gelmez” diye konuştu.

İ-KDP’nin daha uygun bir an için hazırlık yaptığını da sözlerine ekleyen Mawloudi, “Büyük hedefler peşinde koşan ve büyük bir mücadeleye girişenler, gerekli tüm hazırlıkları yapmanın yanı sıra, doğru fırsattan da yararlanmalıdır. Uygun fırsat ortaya çıktığında, elbette harekete geçeceğiz” diyor.

Abdanan da benzer şekilde İran’ın saldırılarını güvensizliğinin (zayıflığının) kanıtı olarak nitelendiriyor: “İslam Cumhuriyeti, Kürtlerin ve Kürt özgürlük hareketinin yeteneklerinin tamamen farkındadır. İran’ın siyasi ve söylemsel ortamını etkileme konusundaki entelektüel kapasitemizi açıkça anlıyor; bunu ‘Jin, Jiyan, Azadî’ [Kadın, Yaşam, Özgürlük] devrimi sırasında doğrudan gördü. Siyasi ve ideolojik ağırlığımızdan derin bir korku duyuyor.”

Abdanan, PJAK’ın önceliğinin, Kürtlerin İran’da gelecekteki siyasi eylem kapasitesini korumak olduğunu söyledi. Tahran’ın şartlarına göre bir savaşa girmek, böyle bir fırsat ortaya çıkmadan önce hareketi tüketebilir. Abdanan, “Kürt milletinin siyasi geleceğinin herhangi bir gücün yıkıcı emellerine veya maceracılığına kurban edilmesine izin vermeyeceğiz” diyor.

Abdanan, silahların öz savunma için gerekli olduğunu ancak Kürt hareketini tanımlamaması gerektiğini vurguluyor: “Geçmişte silahlar öncelikliydi, toplumsal örgütlenme ve toplum temelli demokratik siyaset ise ikinci plandaydı. Bugün ise demokratik siyaset ve toplumun iç örgütlenmesinin güçlendirilmesi önceliklidir. Silahlar ancak gerektiğinde ve yalnızca gerekli olduğu ölçüde konuşacaktır.”

Mawloudi, Abdanan’ın silahlı mücadeleyi “nihayetinde korunma ve meşru öz savunma aracı” olarak nitelendiren görüşünü tekrarlayarak peşmergenin tarihi rolünü dile getirdi. Her iki parti temsilcisi de Tahran’ın, on yıllarca süren baskı, propaganda ve güvenlik baskısına rağmen varlığını sürdüren Kürt siyasi etkisini, silahlarından daha büyük bir tehdit olarak gördüğünü belirtiyor.

Kürt partileri silahlı mücadeleyi bırakmalı mı?

İ-KDP içni peşmerge, askeri bir güçten daha fazlasını temsil ediyor. Mawloudi, peşmergeyi Kürt siyasi tarihinin merkezi bir parçası ve Kürt özlemlerinin sembolü olarak tanımladı ve Kürt toplumunun, kimliğinin ve siyasi kazanımlarının koruyucusu olarak gördü; sınırlı faaliyetlerinin silahlı mücadeleyi terk ettiği anlamına gelmediğini savundu.

Mawloudi, “Kürt ulusal kurtuluş hareketinin tarihi ve ‘Peşmerge’ adı birbirinden ayrılamaz. Peşmerge, Kürt milletinin en yüksek özlemlerinden ve taleplerinden doğmuş ve en değerli sembollerinden biri haline gelmiştir” diyor.

Ancak Mawloudi, İ-KDP’nin yeteneklerinde bir eksiklik olduğunu kabul ediyor; güçleri gerilla, partizan ve devrimci savaş konusunda eğitilmiş olsa da modern askeri teknolojiye erişimden yoksun. Mawloudi, “Peşmergeler insansız hava araçları ve modern savaş konusunda kesinlikle bilgili ve bilinçliler, ancak ne yazık ki, gerekli ekipman kendilerine sağlanmadı” diyor.

Bu dengesizlik, caydırıcılık sorununun özünde yatıyor. Gerilla güçleri dağılabilir, kendilerini gizleyebilir ve kara operasyonlarından sağ çıkabilir; ancak sabit üsleri füzelerden ve insansız hava araçlarından korumak, devlet dışı örgütlerin nadiren sahip olduğu gelişmiş hava savunma, istihbarat ve elektronik savaş sistemlerini gerektirir.

Abdanan, şiddete maruz kalan ve yasal tanınmadan yoksun bir nüfusun yine de silahlı öz savunmaya ihtiyaç duyabileceğini, ancak silahların bunun temel stratejisi olmaması gerektiğini savunuyor. Abdanan, “Bu nedenle biz [PJAK], acil silahlı mücadele‘ ve ‚acil silahsızlanma‘ ikiliğini reddediyoruz” dedi.

PJAK’ın diğer Kürt partilerine kıyasla daha az saldırıya maruz kaldığı iddialarını reddeden Abdanan, güçlerinin yakın zamanda İran Kürdistanı içinde kayıplar verdiğini ve İran güçlerine de kayıplar verdirdiğini söyledi; görece daha düşük kayıplarını da deneyimlerine, taktiklerine ve konuşlanmalarına bağladı.

“Modern ve yenilikçi konuşlandırma yöntemleriyle düşman güçlerine karşı bir caydırıcılık düzeyi oluşturduk” diyen Abdanan, bu yaklaşımı İran’ın kolay bir zafer kazanmasını engellemek olarak nitelendirdi.

Pasiflik yerine stratejik koruma

Partiler askeri olarak ayakta kalmayı, siyasi sabrı ve toplumsal seferberliği bir arada değerlendiriyor, ancak vurguları farklılık gösteriyor. İ-KDP olası bir fırsat için hazırlığa odaklanırken, PJAK Kürt toplumu içinde siyasi örgütlenmenin avantajlarını vurguluyor.

Abdanan, “Bizim zafer ölçütümüz, mağdur konumunda olan ezilmiş bir toplumdan, demokratik ve kendi kendini yöneten bir direniş toplumuna geçiştir. Bu nedenle, fırsatları kendimiz yaratıyoruz” diyor.

Her iki taraf da gerilimi tırmandırmaktan ziyade mevcut varlıklarını korumaya öncelik vermiş gibi görünüyor. Caydırma yaklaşımları, İran’ın askeri yetenekleriyle eşleşmeye değil, saldırılardan sağ çıkmaya, örgütsel uyuma ve siyasi etkiye dayanırken, daha elverişli koşulları beklemeye odaklanıyor.

Bölgesel kısıtlamalar ve kapasite dengesizliği altında faaliyet gösteren gruplar için, kısıtlama mutlaka teslim olmak anlamına gelmez. Taraflar, bunun, daha önemli bir siyasi an geldiğinde Kürt hareketinin örgütlü, silahlı ve siyasi olarak etkili kalmasını sağlamalarına olanak tanıdığını savunuyor.

The Amargi ayrıca İran Kürdistan Komala Partisi ve Kürdistan Emekçileri Komala Partisi’nden de yorum almak için iletişime geçti, ancak ikisi de henüz yanıt vermedi.

Bu yazı The Amargi internet sitesinden alınmıştır.

Dr. Rojin Mukriyan: İrlanda’daki University College Cork’ta Hükümet ve Siyaset Bölümü’nde doktora derecesine sahiptir. Mukriyan’ın başlıca araştırma alanları siyaset teorisi, feminist ve sömürgecilik karşıtı teori ve Orta Doğu siyaseti, özellikle de Kürt siyasetidir. Uluslararası Siyaset Teorisi Dergisi, Felsefe ve Sosyal Eleştiri ve Theoria’da makaleleri yayınlanmıştır.

Araştırmaları bugüne kadar Kürt özgürlüğü, Kürt devleti ve Kürt siyasi dostluğu alanlarına odaklanmıştır. Doğu Kürdistan [Rojhilat] veya kuzeybatı İran’daki son siyasi gelişmeler hakkında birçok düşünce kuruluşu yorumu ve raporu yayınlamıştır. Ayrıca çeşitli İngilizce, Kürtçe ve Farsça haber kanallarında sık sık yer almıştır.

X hesabı: @RojinMukriyan

Benzer Haberler

Neçirvan Barzani ile Şam’da görüştü

Şara'dan Kürtçe paylaşım: 'İşbirliği' vurgusu

Deniz Göktaş’tan ‘kuyu tipi’ cezaevi uyarısı:

Sosyal izolasyonun kalıcı zararlar vermesi kaçınılmaz

Murat Çalık, 500 gündür tutuklu

AYM'ye 'kişi özgürlüğü ve güvenliği ihlali' başvurusu

Ailesi randevu talep etmişti

Adalet Bakanı Gürlek, Uğur Mumcu'nun ailesiyle görüşecek

Yeni Parti Grup Başkanvekili Emir:

Görmediğimiz taslağı destekleyeceğimizi söylememiz akla aykırı

AKP siyasi partileri ziyaret edecek

‘Çerçeve yasa’ Meclis'te AKP'li vekillerin imzasına açıldı

Tarih ve saat açıklandı

Yeni Parti ilk grup toplantısını yapacak