Hicri İzgören
Türkiye, tarihi boyunca birçok dönemde kader anı diyebileceğimiz kritik kavşaklardan geçti. Bugün yine benzer bir eşikteyiz: Bugün itibarıyla barış süreci ve yasal altyapı konusunda en somut, sıcak ve kritik viraja girilmiş durumda. Teknik hazırlıkları uzun süredir devam eden ‘Çerçeve Yasa’ parti görüşmeleri sonucunda TBMM gündemine sunulma aşamasına geldi. Yasa tartışmaları toplum nezdinde sürüyor. Tartışmaların merkezinde bir anahtar kelime olarak kapsayıcılık da yer alıyor.
Toplumsal düzeni, adaleti ve barışı tesis etmenin en temel araçlarından biri şüphesiz hukuki düzenlemelerdir. Bir yasanın başarısı ve toplumsal karşılık bulması ise yalnızca teknik olarak doğru kaleme alınmış olmasına değil, o yasa bağlamında ne kadar kapsayıcı bir nitelik taşıdığına bağlıdır.
Çıkarılacak yasalar kendi mecrasında eksik, kategorik sınırlamalar içerdiğinde yetersiz kalır. Sadece belirli kesimleri odak noktasına alan düzenlemeler, uzun vadede yeni uyumsuzluklara ve dışlanmışlık hissine yol açabilir. Kapsayıcı yasalar ise sorunların kökenine inerek kapsama giren tüm tarafların durumunu dengeli bir hukuki zemine oturtur.






