Kuzey ve Doğu Suriye’de Özerk Yönetim, yıllardır Kürtçe, Arapça ve Süryaniceyi kapsayan çok dilli bir eğitim sistemi uyguluyor. Suriye Geçici Hükümeti ise ülke genelinde ortak bir eğitim sistemi oluşturulmasını savunuyor. Hükümete yakın kaynaklara göre Şam, mevcut müfredatın tamamen kaldırılmasını değil, merkezi eğitim modelinin Kürtçeye çevrilerek Kürt bölgelerinde uygulanmasını öneriyor. Bu yaklaşım, taraflar arasındaki temel görüş ayrılığını oluşturuyor.
Doğan CİHAN
Suriye’de 29 Ocak anlaşmasıyla başlayan entegrasyon sürecinin en hassas ve en tartışmalı başlıklarından biri eğitim alanı oldu. Çünkü mesele yalnızca idari bir birleşme ya da kurumsal koordinasyonla sınırlı değil; aynı zamanda dil, kimlik, müfredat ve siyasi gelecek tartışmalarını kapsıyor. Esas olarak ise Kürt halkının varlığını ve statüsünü doğrudan ilgilendiriyor. Özellikle Kuzey ve Doğu Suriye’de son yıllarda kurulan Kürtçe eğitim sistemi ile Şam’ın merkezi eğitim modeli arasındaki farklar, görüşmelerin merkezinde yer alıyor.
DİPLOMALARI TANINMASI TARTIŞMASI
Eğitim alanındaki en temel sorunlardan biri, 2014-2026 yılları arasında Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi kurumları tarafından verilen diploma ve sertifikaların resmi olarak tanınıp tanınmayacağı meselesi oldu. Bu konu 29 Ocak anlaşmasının önemli maddelerinden biri olarak yer alsa da şimdiye kadar resmi olarak uygulanmadı.
Son haftalarda ise bu başlıkta gelişmeler yaşandı. Özerk Yönetim ve Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı eğitim kurumları ile entegrasyon komiteleri arasında Haseke ve Şam’da bir dizi toplantı gerçekleştirildi. Görüşmelerde, Özerk Yönetim’e bağlı eğitim kurumlarının verdiği diploma ve sertifikaların kabul edilmesi için uygulanacak mekanizma ele alındı.
Görüşmelerden bilgi sahibi kaynaklara göre taraflar, Özerk Yönetim tarafından verilen diploma ve sertifikaların tanınması konusunda prensipte anlaşmaya vardı. Kararın, ilgili hükümet kurumlarının son onaylarının ardından birkaç gün içinde resmi olarak açıklanması bekleniyor.
Bu gelişme yalnızca öğrenciler açısından değil, öğretmenler, akademisyenler ve kamu çalışanları açısından da kritik önem taşıyor. Çünkü son on iki yılda binlerce öğrenci Özerk Yönetim eğitim kurumlarından mezun oldu ve bu diplomaların resmi statüsü uzun süredir belirsizliğini koruyordu.
EĞİTİM KADROLARININ ENTEGRASYONU
29 Ocak anlaşması yalnızca diplomaları değil, eğitim kurumlarının ve kadrolarının entegrasyonunu da kapsıyor. Bu kapsamda Özerk Yönetim Eğitim Dairesi tarafından Adnan Mihemmed El Beri’nin Heseke Eğitim Müdürlüğü’ne önerildi ve resmi ataması yapılarak göreve başladı.
Ayrıca Özerk Yönetim’e bağlı öğretmen ve eğitim çalışanlarının listelerinin değerlendirilmek üzere Şam’daki Eğitim Bakanlığı’na gönderildiği ifade ediliyor. Böylece öğretmenlerin resmi statülerinin belirlenmesi ve devlet sistemi içerisine nasıl dahil edileceklerinin netleştirilmesi hedefleniyor.
Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı da son açıklamasında, çalışanlara ait belge ve sertifikaların incelenmesi amacıyla bir komite kurulduğunu duyurdu. Bakanlık, bu adımın entegrasyon sürecinin tamamlanmasına yönelik çalışmaların parçası olduğunu açıkladı.
ASIL TARTIŞMA: KÜRTÇE EĞİTİM SİSTEMİ
Ancak eğitim alanındaki asıl tartışma diplomalar ya da idari atamalardan daha derin bir yerde duruyor: Kürtçe eğitim modeli.
Kuzey ve Doğu Suriye’de Özerk Yönetim, yıllardır Kürtçe, Arapça ve Süryaniceyi kapsayan çok dilli bir eğitim sistemi uyguluyor. Özellikle Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde öğrenciler eğitimlerini Kürtçe müfredat üzerinden sürdürüyor. Bu durum, Suriye tarihinde ilk kez Kürtçenin kurumsal ve yaygın bir eğitim dili haline gelmesi açısından tarihi bir dönüşüm olarak herkesçe biliniyor.
Buna karşılık Suriye Geçici Hükümeti ise ülke genelinde ortak bir eğitim sistemi oluşturulmasını savunuyor. Hükümete yakın kaynaklara göre Şam, mevcut müfredatın tamamen kaldırılmasını değil, merkezi eğitim modelinin Kürtçeye çevrilerek Kürt bölgelerinde uygulanmasını öneriyor.
Bu yaklaşım, taraflar arasındaki temel görüş ayrılığını oluşturuyor. Çünkü Özerk Yönetim açısından mesele yalnızca Kürtçe ders verilmesi değil; Kürtçenin bağımsız bir eğitim dili ve pedagojik sistem olarak korunması anlamına geliyor.
KÜRTÇE DERS Mİ, KÜRTÇE EĞİTİM Mİ?
Görüşmelerde dikkat çeken başlıklardan biri de Kürtçe ders kitapları oldu. Edinilen bilgilere göre Şam yönetimi, Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara tarafından ilan edilen 13 No’lu kararname kapsamında Kürtçe için haftalık 2 saatlik seçmeli ders modeli üzerinde çalışıyor ve bu kapsamda Kürtçe ders kitapları hazırlanıyor.
Ancak Özerk Yönetim, bu yaklaşımı kabul etmeyerek Kürtçe’nin tartışma konusu yapılamayacağını vurguluyor. Bu çerçevede Kürtçe’nin anayasal güvence altına alınması ve Suriye Anayasası’nda resmi olarak yer alması için hazırlık çalışmalarının sürdüğü belirtiliyor.
Çünkü mevcut sistemde Kürtçe yalnızca bir ders değil; birçok bölgede temel eğitim dili olarak kullanılıyor. Bu nedenle Kürtçe’nin seçmeli ders statüsüne indirgenmesinin kabul edilmeyeceği ifade ediliyor.
Tam da bu nedenle eğitim dosyası, entegrasyon sürecinin en zor başlığı olarak görülüyor. Çünkü tartışma teknik değil; doğrudan kimlik, anayasal haklar ve Suriye’nin gelecekteki yönetim modeliyle bağlantılı ilerliyor.
ÜNİVERSİTELER VE ENSTİTÜLER BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR
İlköğretim ve lise düzeyindeki diplomalar konusunda ilerleme sağlanmış olsa da üniversiteler ve enstitülerle ilgili sorunların henüz çözülemediği belirtiliyor. Özellikle Özerk Yönetim bünyesinde açılan üniversitelerin statüsü, akademik denkliği ve mezunların geleceği konusundaki görüşmeler sürüyor.
Bu başlık, önümüzdeki dönemde entegrasyon müzakerelerinin en karmaşık dosyalarından biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.
EĞİTİM, SURİYE’NİN GELECEK MODELİNİN AYNASI
Bugün Suriye’de eğitim meselesi yalnızca müfredat tartışması değil; aynı zamanda yeni Suriye’nin nasıl şekilleneceğinin de göstergesi haline gelmiş durumda.
29 Ocak anlaşmasının 13. maddesinde “Kürt toplumunun eğitim sürecinin ele alınması ve eğitsel özgünlüklerin gözetilmesi” ifadesi yer alıyor. Ancak bu maddenin sahada nasıl uygulanacağı hâlâ netleşmiş değil.
Taraflar arasında görüşmeler sürerken, eğitim dosyası entegrasyon sürecinin en belirleyici başlığı olmaya devam ediyor. Çünkü mesele yalnızca okulların birleşmesi değil; Kürtlerin Suriye’de kendi diliyle nasıl bir eğitim sistemi içerisinde var olacağı sorusunu da içeriyor.







