Türkiye siyasi yapısını derinden değiştiren 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. İstanbul ve Ankara’da anmalarda hayatını kaybeden 253 kişi anıldı. Erdoğan ise yayımladığı mesajında darbecilerle mücadelelerinin devam ettiğini söyledi.
HABER MERKEZİ – 15 Temmuz 2016’daki askeri darbe girişiminin 10’uncu yıldönümünde hayatını kaybedenler anıldı. Anmaların merkezi o dönem adı Boğaz Köprüsü olan ve çok sayıda yurttaşın öldürüldüğü 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Ankara’daki Beştepe Külliyesi önü oldu.
Köprüde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenen “İrade Bizim, Zafer Bizim” temalı yürüyüşe çok sayıda kişi katıldı.
İstanbul Valiliğinin de desteklediği yürüyüşe Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Ferhat Pirinççi, İstanbul Valisi Davut Gül, AKP yöneticileri katıldı.
Beştepe’deki anmayı ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz yönetti.
ERDOĞAN’DAN MESAJ: KÖKÜNÜ KAZIDIK
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 15 Temmuz’un yıldönümünde yazılı mesaj yayınladı.
15 Temmuz’un tarihin akışını değiştirdiğini yazan Erdoğan’ın mesajından öne çıkan bölümler şöyle:
×Geçen on yıllık süre zarfında, eli kanlı terör örgütü FETÖ ile mücadelemizi hem yurt içinde hem de uluslararası alanda tavizsiz bir kararlılıkla sürdürdük. Çünkü devletimizin içine sızmış bu kanser hücresini temizlemek ve faillerin adalet önünde hesap vermelerini sağlamak, canlarını seve seve feda eden şehitlerimize en büyük borcumuzdu. Bürokrasiden orduya, yargıdan iş dünyasına kadar her alanda FETÖ’nün kökünü kazıdık. Bununla birlikte aklımızdan asla çıkarmamamız gereken şu yalın gerçeği de bir kez daha hatırlamakta fayda var: Yaşanan, 10 yıl önce başlamış ve bitmiş bir mücadele değil. FETÖ ve benzeri sinsi yapıların devletimize ve milletimize yeniden tasallutunu engellemenin yegâne yolu, 15 Temmuz ruhunu her daim diri tutmak ve bu bilinci gelecek nesillere de aktarmaktan geçiyor.
Hain darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yılda acılarımız ilk günkü tazeliğini koruyor. Bununla birlikte FETÖ ve benzeri tüm terör odaklarıyla olan savaşımızı aynı azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. 15 Temmuz’un 10. yılında, artık çok daha güçlü, çok daha kararlı ve birbirine sımsıkı kenetlenmiş bir Türkiye var. Bu topraklarda 15 Temmuz ruhu diri kaldığı müddetçe, hainlerin sinsi planlarının ve onların arkasındaki küresel senaristlerin kirli oyunlarının asla karşılık bulamayacağından kimsenin şüphesi olmasın.
×
15 TEMMUZ VE SONRASINDA NE OLDU?
15 Temmuz 2016 akşamı Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu bir grup asker yönetimi ele geçirmeye teşebbüs etti. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere bir çok kentte tanklar sokaklara inmiş, havadan ise uçak ve helikopterler belirlenmiş noktaları bombalamıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın halkı sokağa çağırmasının ardından yaşanan olaylarda 184’ü sivil olmak üzere toplam 253 kişi hayatını kaybetti. Ayrıca darbeye katıldığı iddia edilen askerlerden 34’ü de öldürüldü.
Girişimin 16 Temmuz günü bastırıldığı açıklandı. Sonraki süreç ise Türkiye’nin özellikle siyasi hayatında, parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçiş de dahil köklü değişiklikleri beraberinde getirdi.
15 Temmuz sonrasındaki yargılamalarda mahkemeler, girişimin arkasında Fethullah Gülen yapılanması olduğuna hükmetti.
Darbe girişiminin ardından 21 Temmuz’da olağanüstü hâl (OHAL) ilan edildi. Yedi kez uzatılan OHAL 17 Temmuz 2018’de sona erdi. Darbe girişimiyle ilgili 289 dava açıldı.
Bu davalarda darbeden sorumlu tutulan yaklaşık 5 bin kişi mahkum edildi, pek çoğu müebbet cezası aldı. Aralarında generaller ve amiraller de vardı.
Bugüne kadar darbe soruşturmalarıyla alakalı 500 binden fazla kişi gözaltına alındı, 30 binden fazla kişi tutuklandı. En az 720 bin kişi hakkında işlem yapıldı. Bu kişilerden yaklaşık 127 bini hakkında mahkumiyet, 125 bini hakkında ise beraat kararı verildi.
373 bin 642 kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildi. Binlerce kişi hakkında soruşturma ve yargılama süreci devam ediyor.
OHAL sürecinde 36 kanun hükmünde kararname (KHK) yayımlandı. Adalet Bakanlığı’na göre Gülen yapılanması ile bağlantılı olduğu söylenen yaklaşık 100 binden fazla kişi kamudan ihraç edildi.
İhraç edilenler arasında 4 binden fazla hakim ve savcı da vardı. Bu Türkiye’deki tüm hakim ve savcıların hemen hemen üçte birine denk geliyordu.
TSK’nın da üst düzey komuta kademesi büyük oranda değiştirildi. Genelkurmay Başkanlığı Milli Savunma Bakanlığı’na; Jandarma ve Sahil Güvenlik, İçişleri Bakanlığı’na bağlandı. Harp Okulları kapatılarak Milli Savunma Üniversitesi kuruldu. Askeri birliklerin şehir dışına taşınma süreci başladı.
Darbe girişimi sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan güçlü bir merkezi yönetim ihtiyacına daha sık vurgu yapmaya başladı. 16 Nisan 2017’de yapılan anayasa değişikliği referandumunda çıkan yüzde 51,41 evet oyuyla parlamenter sistem sona erdi, “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” adıyla formüle edilen başkanlık sistemine geçildi.







