Şebnem Korur Fincancı
Güne, aralarında Adli Tıp Uzmanları Derneği üyelerinin de bulunduğu en az altı adli tıp uzmanının Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması kapsamında tutuklandığı haberiyle uyanmıştık. Meslektaşlarımızdan biri, bilimsel deneyimini paylaşmak üzere katıldığı uluslararası bir kongrede, sabah altıda otel odasından gözaltına alınarak Ankara’ya götürülmüştü üstelik.
Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin 2009 yılında yaşamını yitirdiği helikopter kazasının bütün yönleriyle aydınlatılması, kuşkusuz yalnız yakınlarının değil hepimizin talebi. Aradan geçen on yedi yıl, bu ölümlerin üzerindeki kuşkuları azaltmamış; tersine soruşturmanın eksiklikleri, kaybolan ya da karartıldığı ileri sürülen deliller ve cevapsız bırakılan sorular adalete duyulan güvensizliği büyütmeye devam etmiştir yıllar boyunca.
Siyasal kimliği ya da mesleki unvanı hiç kimseye dokunulmazlık sağlamaz; görevini kötüye kullanan, gerçeğe aykırı rapor düzenleyen ya da delil karartan bir hekim de elbette soruşturulmalıdır. Ancak soruşturmak başka, tutuklamayı cezaya dönüştürmek başkadır.






