Şükrü Aslan
Çocukluk yıllarımda kasabalarda denk geldiğim Kurtuluş Günleri veya benzeri resmi törenlerde, en fazla dikkatimi çeken hususlardan birisi, yaşlılardan oluşan bir grubun, ceketlerine özenle tutuşturdukları madalyalarıydı. Kimilerinde birden fazla madalya görmek mümkündü. Madalyalar, sahiplerine özel bir statü sağlıyordu, bu yüzden daha çok saygı görüyorlardı ya da bana öyle gelirdi. Onlar da herhalde evlerinin müstesna bir yerinde özenle sakladıkları bu nesneleri göstermek için resmi törenlerin yapılacağı o günlerin gelmesini beklerlerdi.
Yıllar sonra akademik araştırmalarım içinde, 88 yıl önce verilmiş o madalyalardan birinin fotoğrafına denk geldim. Üzerinde ‘Tunceli Üçüncü Ordu Manevrası Hatırası’ yazısı, ortasında da Kemal Atatürk imzası ve onun hemen altında da 26 Ağustos 1938 tarihi yazılıydı. Bu madalyanın Dersim harekatına veya daha doğru ifadeyle kırımına katılan subaylara verildiği anlaşılıyordu. Reşat Hallı’nın ‘Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar’ başlıklı kitabının satır aralarındaki bilgilere göre, Türk ordusunda o yıllarda görev yapan subayların çok büyük bir kısmı, Dersim kırımında da görevliydi. Dolayısıyla tamamına bu madalyalardan verilmiş olmalıydı. Onların da diğerleri gibi madalyalarını özenle koruduklarını ve kamusal ortamda gösterebilecekleri uygun günleri beklediklerini düşünmüştüm






