Öğrenciler, köylüler, tarlada çalışan çiftçiler, yolcular… Hepsi Boko Haram ve bağlantılı örgütlerin yarattığı fidye ekonomisinin ‘sermaye’sini oluşturuyor. Nijer’de bir caminin 600 kişilik cemaati toplu olarak kaçırıldı. Güvenlik güçlerinin zayıf ve yetersiz olduğu ülkede fidye ödendikçe artan kaçırılma vakalarına çözüm bulunamıyor.
HABER MERKEZİ- Nijerya, Afrika’nın en büyük nüfusuna sahip ülkelerinden biri. Ancak ekonomik büyüme, ülkenin bütün bölgelerine aynı ölçüde yansımıyor.
Yüksek enflasyon, işsizlik, yoksulluk ve kamu hizmetlerinin yetersizliği özellikle kırsal bölgelerde insanların geçim kaynaklarını zayıflatıyor. Avrupa Birliği’nin 2026 başındaki ülke değerlendirmesinde de yoksulluk, işsizlik, az gelişmişlik ve yolsuzluk Nijerya’nın güvenlik krizini besleyen yapısal sorunlar arasında sayılıyor.
The New Humanitarian‘ın Mart 2026 tarihli analizinde de uzmanlar, kuzeydeki kırsal ekonominin zayıflaması ve devletin bazı bölgelerde etkisinin azalmasının silahlı grupların güçlenmesine zemin hazırladığına dikkat çekiyor.
Nijerya’da kaçırma olayları artık münferit suç vakaları olmaktan çıkıp ülkenin bazı bölgelerinde başlı başına bir gelir kaynağına dönüşmüş durumda.
7 BİN 825 KİŞİ KAÇIRILDI
Afrika odaklı bir pazar/güvenlik istihbarat toplama ve stratejik danışmanlık firması olan SBM Intelligence’ın 26 Ağustos’ta yayımladığı çalışmaya göre, Temmuz 2025 ile Haziran 2026 arasında ülkede 7.825 kişi kaçırıldı. Bu sayı bir önceki 12 aylık döneme göre yüzde 66 artış anlamına geliyor. Aynı dönemde en az 1.142 kişi öldürüldü. Doğrulanabilen fidye ödemeleri ise 7,78 milyar nairaya, yani yaklaşık 5,8 milyon dolara ulaştı.
Ancak bu rakam, Nijerya’daki fidye ekonomisinin tamamını göstermiyor. SBM verilerini medya haberleri, görüşmeler ve kamuya açık bilgiler üzerinden oluşturuyor. Kuruluş, ailelerin güvenlik gerekçesiyle ödemeleri çoğu zaman açıklamaması nedeniyle rakamların temkinli bir tahmin olduğunu belirtiyor.
Aynı kuruluş 2019-2025 yılları arasında 15 bin kişinin kaçırıldığına dikkat çekiyor.
KAÇIRMA OLAYLARI NEDEN YAYGINLAŞTI?
Nijerya’daki sorun tek bir silahlı örgütten kaynaklanmıyor.
Ülkenin kuzeydoğusunda yıllardır Boko Haram ve bağlantılı cihatçı örgütlerin isyanı sürerken, kuzeybatı ve orta-kuzey bölgelerinde farklı silahlı suç grupları ve çeteler faaliyet gösteriyor. Avrupa Birliği İltica Ajansı’na göre bu gruplar son yıllarda kuzeybatıdan ülkenin başka bölgelerine de yayılmış durumda. SBM Intelligence’a göre kuzeydoğuda kaydedilen fidye ödemelerinin yaklaşık yüzde 90’ı Boko Haram’ın bir fraksiyonuna gitti.
Bu grupların önemli bir bölümü ideolojik bir hedefle hareket etmiyor. Özellikle kuzeybatıdaki silahlı çetelerde para kazanma, fidye, hayvan hırsızlığı ve yerel topluluklardan zorla para toplama temel gelir kaynakları arasında. Bazı bölgelerde devletin güvenlik ve kamu hizmetleri açısından zayıf kalması da silahlı grupların hareket alanını genişletiyor.
FİDYE ÖDENDİKÇE KAÇIRMA VAKALARI ARTIYOR
Bir kişinin kaçırılması, silahlı grup açısından düşük maliyetli ve yüksek getirili bir faaliyet olabiliyor. Aileler ise çoğu durumda yakınlarının hayatını kurtarmak için fidye ödemeyi tercih ediyor.
Bu durum yeni kaçırmaları teşvik eden bir döngü yaratıyor:
Uzmanların “kaçırma ekonomisi” olarak tanımladığı yapı, yalnızca mağdurların ailelerini değil, bölgedeki ekonomik hayatı da etkiliyor. Güvenlik tehdidi nedeniyle insanlar tarlalara gidemiyor, pazarlar ve ulaşım yolları zarar görüyor; işletmeler faaliyetlerini azaltıyor. Bu da zaten zayıf olan yerel ekonomiyi daha da kırılgan hale getiriyor.
Nijerya’da fidye ödemeleri 2022’de çıkarılan yasayla suç kapsamına alındı. Ancak uygulamada ailelerin kaçırılan yakınlarını kurtarmak için fidye ödemeye devam ettiği görülüyor. Önceki SBM araştırmalarında da ödemelerin önemli bölümünün resmi kayıtlara girmediği belirtilmişti.
Bu nedenle yasak, kaçırılma olaylarının ekonomik mantığını ortadan kaldırmış değil. Üstelik bazı aileler fidye ödemelerine rağmen yakınlarını geri alamıyor. Örneğin 2025’te kaçırılan bir üniversite öğrencisinin ailesi, fidye ödemesine rağmen aylar sonra çocuklarından haber alamadıklarını bildirdi.
OKULLAR HEDEFTE
Kaçırılanlar arasında köylüler, yolcular ve iş insanlarının yanı sıra çok sayıda öğrenci bulunuyor.
Okulların hedef alınması Nijerya’da özellikle büyük bir travma yarattı. 2014’te Chibok’ta 276 kız öğrencinin kaçırılması, ülkenin kaçırma krizini dünya gündemine taşıyan olaylardan biri olmuştu. Sonraki yıllarda da okullara yönelik toplu kaçırmalar devam etti.
2025’te Nijer eyaletindeki Papiri’de bir Katolik okuluna düzenlenen saldırıda 300’den fazla öğrenci ve personelin kaçırıldığı bildirilmişti.
Bu saldırılar eğitim üzerinde de doğrudan sonuç yaratıyor. Aileler çocuklarını okula göndermekten çekinirken bazı bölgelerde okullar geçici olarak kapatılıyor.
NİJER’DE CAMİ CEMAATİ TOPLUCA KAÇIRILDI
25 Ağustos’ta Nijer eyaletinde bir camiye düzenlenen saldırıda yaklaşık 600 kişinin kaçırıldığı öne sürüldü. Bu sayı bağımsız olarak doğrulanmış değil. Ancak olay, kuzey ve orta-kuzey bölgelerinde silahlı grupların aynı anda çok sayıda kişiyi hedef alabilecek kapasiteye sahip olduğunu yeniden gösterdi. Saldırıda yaklaşık 30 kişinin öldürüldüğü bildirildi.
Cumhurbaşkanı Bola Tinubu, güvenlik güçlerine kaçırılanların kurtarılması için operasyon başlatılması talimatı verdi.
Nijerya yönetimi son yıllarda silahlı gruplara karşı askeri operasyonlarını artırdı. Ancak ülkedeki tablo, sorunun yalnızca askeri yöntemlerle çözülemeyeceğine işaret ediyor.








