BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

İstanbul’da 1 Eylül yürüyüşü

Bakırhan: Türkiye halkına düşen barışı desteklemektir

İstanbul’da 1 Eylül yürüyüşü

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kadıköy’de 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla düzenlenen yürüyüşte konuştu: “Barış, haklarımızdan vazgeçme değil. Aksine barış taleplerimizi, dilimizi, kimliğimizi, onurumuzu, haklarımızı daha güçlü yaşamamızın zeminini oluşturuyor.”

HABER MERKEZİ – İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla İstanbul Kadıköy’de bulunan Boğa Heykeli’nden Kadıköy İskelesi’ne yürüyüş gerçekleştirdi.

FOTO: Mezopotamya Ajansı

Yürüyüşün ardından DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, konuştu.

Savaşların emekçilerin, yoksulların, halkların ve ezilenlerin aleyhine olduğunu belirten Bakırhan, “Yaşamlarını yitirenler emekçilerdir, yoksullardır. Savaşın rantını yiyenler ise silah tüccarları, hegemonik ve emperyalist güçlerdir” dedi.

Türkiye’de barış açısından yeni bir imkan ortaya çıktığını belirten Bakırhan, bu imkanın demokrasiye evrilmesinin mücadeleye bağlı olduğunu belirtti. Bakırhan, “O imkanı demokrasiye evirtmek için, o imkanı Kürtlerin 40 yıldır uğruna mücadele ettiği, bedel ödediği, yaşamını yitirdiği, ömrünü cezaevinde geçirdiği taleplerin karşılanmasının sonucuna çevirmek, bugün burada olan biz devrimcilerin, Kürtlerin ve ezilenlerin mücadelesine bağlıdır” diye konuştu.

“TÜRKİYE HALKINA DÜŞEN BARIŞI DESTEKLEMEKTİR”

Barış sürecinin doğru değerlendirilmesi halinde savaşın yarattığı olumsuzluklardan kurtulmanın mümkün olduğunu ifade eden Bakırhan, şunları dile getirdi:

“Türkiye’nin dört bir yanında bu savaş ve çatışmadan dolayı yaşamını yitiren binlerce gencimizin taziyesi kuruldu. O taziyelerden birinde bir barış annesi aynen şunu söyledi: ‘Biz Kürtler bu çatışma ve savaşın acılarını çok yaşadık. Bugün gönlüm diyor ki, biz yaşadık ama Türkiye’de hiçbir anne bu acıyı yaşamasın’ diyordu.

Savaşın en uzağında duran, savaşın olumsuzluklarını yaşamayan, savaşın derdini ve belasını çekmeyenler savaşı kutsuyor. İstiyorlar ki Türk ve Kürt halkının gençleri savaşsın. Kan üzerinden kendilerine bir saltanat, kan üzerinden bir rant yaratsınlar. Biz de haykırıyoruz. Diyoruz ki, savaşın derdini, belasını, cefasını çekenler barış diyorsa, Türkiye halklarına, emekçilerine düşen o barış sürecini desteklemektir.

“ONURLU BARIŞI BERABER ÖRELİM”

Emin olun, bu ülkede eğer onurlu bir barışı beraber örebilirsek, sadece evlatlarımızın geleceğini ve yaşamını kurtarmayacağız. Emekçilerin yaşamış olduğu bu ekonomik darboğazı da ortadan kaldıracağız. Bu çatışma ve savaş ortamına 40 yılda 3 trilyon dolara yakın Türkiye’nin bütçesinden para harcandı.

Bu 3 trilyon onurlu bir barış sürecinde emekçiye, emekliye, kadına, kepengini kapatan, yaşamını idame ettiremeyen Türkiye halklarına gidecektir.

“BARIŞ, HAKLARIMIZDAN VAZGEÇME DEĞİLDİR”

Bu süreci doğru bir şekilde sahiplenir, Kürtleri bu süreçte yalnız bırakmazsak, emin olun demokrasiyi de insan haklarını da getiririz, AİHM, AYM kararlarının uygulanmasını da sağlayabiliriz. Selahattin Demirtaş’ları, Figen Yüksekdağ’ları, Leyla Güven’leri, Can Atalay’ları, Osman Kavalaları ve onlar gibi yüzlerce, binlerce cezaevindeki tutsağı özgürleştirebiliriz. Barış, haklarımızdan vazgeçme değil. Barış, kimliğimizden vazgeçme değil. Barış, taleplerimizi artık savunmayacağımız anlamına gelmemelidir. Aksine barış taleplerimizi, dilimizi, kimliğimizi, onurumuzu, haklarımızı daha güçlü yaşamamızın zeminini oluşturuyor. Bu zemini büyüteceğimize olan inançla bugün burada bulunan kadınları, emekçileri, işçileri, gençleri, Türkiye’nin bütün halklarını ve inançlarını saygıyla selamlıyorum.

“ÖCALAN BÜYÜK SORUMLULUK ALDI”

Sayın Öcalan da bir daha bu ülkede kan akmaması için, bir daha Türk ve Kürt gençleri yaşamlarını yitirmesin diye, bir daha Türk ve Kürt anneleri gözyaşı dökmesin diye büyük bir sorumluluk ve risk aldı. Bu ülkenin demokratik bir zemine kavuşması için barışı destekleyin. Barışın yanında olun. Emin olun, barış hepimizin hayatını kolaylaştıracaktır. Emin olun, barış zemininde daha güçlü mücadele edeceğiz, daha güçlü örgütleneceğiz. Emekçilerin, ezilenlerin taleplerini daha güçlü bir şekilde savunup başarıya ulaştıracağız. Aksi halde tekrar Türkiye’nin yaşamış olduğu o kaos, çatışma ve şiddet ortamını Türkiye halkları yaşamak durumunda kalacak.”

Benzer Haberler

Irak’taki IŞİD’lilerin ilk grubu Ankara’ya getirildi:

184 kişilik listede Gar Katliamı'nın firari sanığı da var

Tutuklama, kayyum, işkence, ölüm…

İHD'den 2025 yılı insan hakları ihlalleri raporu

10 personel kayıp

Silivri'de batan geminin konumu tespit edildi

Şiddet görüntüleri ortaya çıkmıştı

Berhan Şimşek, CHP MYK üyeliğinden istifa etti

Oğlu ve gelini de ifadeye çağrıldı

Melih Gökçek: Savcılığa ifade verdim, bu ifadenin gizliliği var

Dört CHP’li AKP’ye geçti

Üsküdar’da sandalye hesabı değişti