Fikret Başkaya
Kapitalizm sınırsız büyüme eğilimine ve dinamiğine sahip netameli bir sistem. Yatay ve dikey olmak üzere ikili bir genişleme yayılma süreci sayesinde var oluyor: Yatay genişleme, halen kapitalist ilişkilerin geçerli olduğu alandan kapitalist olmayan alanlara doğru yayılmadır ki, kapitalizm yatay genişlemenin sınırına bizde Harb-i Umumî denilen, birinci emperyalistler arası savaş arifesinde (1914) ulaşmıştı… Yeryüzünün tamamı birkaç kapitalist-emperyalist-kolonyalist devletin doğrudan veya yarı-sömürgesi statüsüne indirgenmişti… O tarihten sonra, özellikle de 1950’li yıllar sonrasında nöbeti dikey genişleme alacaktı… Büyük Hızlanma denilen 1970’li yıllar sonrasında süreç hızını ve yoğunluğunu artırdı…
Fakat kapitalizm sadece malları değil, toplumsal ilişkileri de metalaştırıyor… Bir şeyin meta haline gelmesi, yalnızca onun satılıp-alınması değildir… Daha derinde, onun değişim değeri üzerinden değerlendirilmesidir… İşte bu yüzden kapitalizm: Toprağı gayrimenkule, bilgiyi fikrî mülkiyete, zamanı çalışma saatine, emeği emek gücüne, doğayı doğal kaynaklara, sağlığı sağlık hizmetine, eğitimi eğitim hizmetine, kültürü kültür endüstrisine… Daha da ötede dikkati de reklamcıların satın aldığı bir kaynağa dönüştürebiliyor… Bu da bu dünyada artık alınıp-satılamayan hiçbir şey kalmadı demektir…






