Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, ultra işlenmiş gıda şirketlerinin sağlıksız beslenme ve obeziteyle mücadele için düzenleme yapan hükümetlere dava açarak halk sağlığı önlemlerini geciktirdiğini söyledi. Beş ülkede 15 yılda bu düzenlemelere karşı 235 dava açıldığı belirlendi.
HABER MERKEZİ – Dünyanın en büyük ultra işlenmiş gıda şirketlerinin, obeziteyle mücadele kapsamında daha sağlıklı beslenmeyi teşvik eden düzenlemeler yapan hükümetlere karşı yüzlerce dava açtığı ortaya çıktı.
The Guardian’ın akademisyenler, Lighthouse Reports ve dört kıtadan medya kuruluşlarıyla yürüttüğü araştırmaya göre, 2010-2025 yılları arasında Meksika, Kolombiya, Brezilya, ABD ve İngiltere’de ultra işlenmiş gıdaları hedef alan sağlık politikalarına karşı toplam 235 dava açıldı.
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, şirketleri temel halk sağlığı önlemlerinin hayata geçirilmesini engellemek ve ülkeleri milyarlarca dolarlık sağlık ve hukuk maliyetiyle karşı karşıya bırakmakla suçladı.
DÜNYADA YAKLAŞIK 1 MİLYAR KİŞİ OBEZİTEYLE YAŞIYOR
2024 verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 1 milyar kişi, başka bir ifadeyle her 7 kişiden biri obeziteyle yaşıyor.
Sağlıksız beslenme; kalp hastalıkları, tip 2 diyabet ve kanserin başlıca nedenleri arasında yer alırken, ultra işlenmiş gıdaların tüketimi de hızla artıyor. Bu ürünler İngiltere, ABD ve Avustralya dahil birçok ülkede ortalama beslenmenin yaklaşık yarısını oluşturuyor.
Obezitenin sağlık ve ekonomi üzerindeki etkilerine karşı hükümetler son yıllarda paketlerin ön yüzüne uyarı etiketleri konulması, sağlıksız ürünlere yönelik reklam ve pazarlama kısıtlamaları ile ek vergiler gibi düzenlemeleri hayata geçirmeye başladı.
235 DAVA AÇILDI
Araştırmaya göre ultra işlenmiş gıda şirketleri ve onları temsil eden ticari gruplar, bu düzenlemeleri iptal ettirmek, zayıflatmak veya geciktirmek amacıyla yargıya başvurdu.
2010-2025 döneminde incelenen beş ülkede toplam 235 dava açılırken, davaların dörtte üçünü şirketler veya onları temsil eden gruplar açtı. Hükümetlerin en fazla dava edildiği düzenleme gıda ürünlerindeki etiketleme kuralları oldu. Bunu sağlıksız gıdalara yönelik vergiler ile reklam ve pazarlama kısıtlamaları izledi.
Davacı şirketlerin belirlenebildiği dosyaların yüzde 38’inin Coca-Cola, PepsiCo, Mondelēz, Kellogg’s, Danone, Ferrero, Xignux ve Heartland Food Products Group olmak üzere sekiz ana şirket tarafından açıldığı belirlendi. Bazı büyük şirketlerin ise mahkemelerden kimliklerinin gizli tutulmasını istediği ortaya çıktı.
DAVALARIN DÖRTTE ÜÇÜNÜ ŞİRKETLER KAYBETTİ
Sonuçlanan davaların yaklaşık dörtte üçünü gıda şirketleri kaybetti. Ancak araştırmaya göre başarısız davalar bile halk sağlığı düzenlemelerinin yıllarca gecikmesine ve hükümetlerin uzun ve maliyetli hukuki süreçlerle uğraşmasına neden oldu. Tedros, davaların toplamda yaklaşık 600 yıllık hukuki mücadeleye karşılık geldiğini ve her bir davanın ortalama 2,5 yıl sürdüğünü belirtti. Tedros, “Bu gecikmeler ülkelere sağlık ve hukuk giderleri açısından milyarlarca dolara mal oluyor ve hükümetleri hayati önlemleri almaktan caydıran bir ortam yaratıyor” dedi.
Tedros, bazı büyük gıda şirketlerinin ürünlerini daha sağlıklı hale getirme konusunda ilerleme bildirdiğini ancak bunun küresel sağlık krizinin boyutu karşısında yeterli olmadığını söyledi.
Şirketlerin obeziteyle mücadeleye gerçekten katkı sağlamak istiyorlarsa açtıkları davalardan vazgeçmeleri gerektiğini belirten Tedros, “Şirketler, hükümetlerin sınırlı kaynaklarını tüketen ve halk sağlığını koruma çabalarını engelleyen dava ve diğer yöntemlere de son vermeli” ifadelerini kullandı.
DSÖ’DEN HÜKÜMETLERE ÇAĞRI
Tedros, şirketlerin dava açtığı birçok uygulamanın daha sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi ve obeziteyle mücadelede etkili olduğunun kanıtlandığını söyledi. Ancak bu politikaların ağırlıklı olarak üst-orta ve yüksek gelirli ülkelerde uygulandığına dikkat çeken Tedros, dava süreçlerinin özellikle kaynakları sınırlı ülkelerin harekete geçmesini daha da zorlaştırdığını belirtti.
DSÖ Genel Direktörü, hükümetlere şirketlerin davalarına rağmen uyarı etiketleri, reklam kısıtlamaları ve sağlıksız gıdalara yönelik vergiler gibi halk sağlığı önlemlerini uygulamayı sürdürme çağrısında bulundu.







