Uluslararası bir araştırmacı ekibi, psikiyatrinin en karmaşık rahatsızlıklarından biri olan Borderline Kişilik Bozukluğu (BKB) ile doğrudan ilişkili genetik bölgeleri ilk kez haritalandırdı. Nature dergisinde yayımlanan dev ölçekli çalışma, hastalığın biyolojik temellerini ortaya koyuyor.
HABER MERKEZİ- Psikiyatri ve genetik dünyasında çığır açan uluslararası bir araştırma, Borderline Kişilik Bozukluğu’nun (BKB) biyolojik kökenlerine dair şimdiye kadarki en somut verileri sundu. 14 farklı ülkeden BKB tanısı konmuş 13 binden fazla birey ile 1,1 milyondan fazla sağlıklı kontrol grubunun DNA verilerinin karşılaştırıldığı genom çapında ilişkilendirme çalışmasında (GWAS), genoma dağılmış 11 spesifik risk bölgesi (lokusu) tespit edildi.
Nature bilim dergisinde yayınlanan bu çalışma, sıradan genetik varyasyonların BKB doğrudan riskini şekillendirdiğini bilimsel olarak kanıtlayan ilk çalışma olma niteliği taşıyor.
GENLER KADAR ÇEVRE VE TRAVMALAR DA ETKİLİ
Araştırmacılar, elde edilen bulguların “tek bir Borderline geni” olduğu anlamına gelmediğini özenle vurguluyor. Genetik faktörler bireyin duygusal dalgalanmalara, dürtüselliğe ve terk edilme korkusuna karşı yatkınlığını artırırken; erken çocukluk dönemi travmaları, ihmal ve kronik stres gibi çevresel etkenlerin hastalığın ortaya çıkmasında belirleyici rol oynamaya devam ettiği ifade edildi.
DEPRESYON VE BİPOLAR BOZUKLUKLA AKRABA
Çalışmanın dikkat çekici bir diğer bulgusu ise BKB riskini artıran genetik varyasyonların birçoğunun depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi diğer ruh sağlığı sorunlarıyla da ortak kodlar taşıyor olması.
Bu ortak genetik mimari, BKB hastalarında diğer psikiyatrik rahatsızlıkların neden sıklıkla bir arada görüldüğünü açıklarken, gelecekte kişiye özel daha etkili tedavi ve erken tanı protokollerinin geliştirilmesine olanak tanınmasının sağlanabileceği belirtiliyor.







