Cumartesi Anneleri, 1994’te köylülere yönelik işkencelere karşı mücadele eden ve bu sebeple gittiği karakoldan helikopterle kaçırıldıktan sonra kaybolan Mustafa Mehmet Günkan’ın akıbetini sordu.
HABER MERKEZİ – Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 1117’nci haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Bu haftaki eylemde, gözaltında kaybedilen Mustafa Mehmet Günkan’ın akıbeti soruldu. Açıklamayı Cumartesi İnsanı Yasemin Bektaş okudu.
Yasemin Bektaş, Mustafa Mehmet Günkan’ın akıbetinin 32 yıldır karanlıkta bırakıldığını söyledi. Bektaş, Günkan’ın kayıp edilme sürecini şöyle anlattı:
İŞKENCEYİ TEK TEK ANLATTI
Yasemin Bektaş, Günkan’ın 3 Ağustos 1994 tarihli Turkish Daily News gazetesine verdiği röportajı hatırlattı. Günkan, o gün verdiği röportajda şunları anlatmıştı:
KARAKOLDAN HELİKOPTERLE ÇIKARILDI
Ankara’dan dönen Günkan’ın köyden göç etmek zorunda bırakılanların geri dönüşü için girişimlerde bulunduğunu anlatan Bektaş, “Bu amaçla Hani Topçular Jandarma Karakolu’na başvurdu. 18 Ağustos 1994 günü askerler, Hakan Astsubay tarafından Topçular Jandarma Karakolu’na çağrıldığını söyledi. Günkan karakola gitti. Bir süre sonra karakol binasından çıkarıldı ve askeri bir helikoptere bindirildi” diye konuştu.
‘ETKİN ADLİ BİR SÜREÇ İŞLETİLMELİ’
O günden sonra Mustafa Mehmet Günkan’dan bir daha haber alınamadığını dile getiren Yasemin Bektaş, ailenin onun bulunması ve akıbetinin açıklanması için sayısız başvurular yaptığını söyledi.
Bütün bu başvurulara, tanıklıklara ve çağrılara rağmen, Mustafa Mehmet Günkan’ın akıbetinin açığa çıkarılması ve sorumluların tespit edilerek yargılanması amacıyla etkin bir adli süreç işletilmedi. Günkan’ın akıbeti karanlıkta bırakıldı. Onu kaybedenler ve kaybedilmesini önleme yükümlülüğünü yerine getirmeyenler cezasızlıkla korundu. Bu yüzden 32 yıldır aynı soruyu sormaya devam ediyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin; Mustafa Mehmet Günkan için, tüm kayıplarımız için, adalet istemekten, devletin hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.
OĞLUNUN MEKTUBU OKUNDU
Basın açıklamasının ardından İHD Üyesi Nazım Dikbaş ise Günkan’ın oğlu Heybet Günkan’ın mektubunu okudu:
O günden sonra babamdan bir daha haber alınamadı. Aradan tam 32 yıl geçti. Bu süre boyunca başvurmadığımız kurum, çalmadığımız kapı kalmadı. Adalet aramaktan hiç vazgeçmedik. Ancak hâlâ babamın akıbetini bilmiyoruz. Başında dua edebileceğimiz bir mezarımız bile yok. Fatiha okuyabileceğimiz, çiçek bırakabileceğimiz bir mezarımızın olmaması, yıllardır taşıdığımız en büyük acıdır. Bugün buradan bir kez daha sesleniyoruz: Babamın akıbeti açıklansın. O gün yaşananlar tüm yönleriyle araştırılsın. O dönemde görev yapan, olayla ilgisi bulunan herkes hakkında etkili bir soruşturma yürütülsün. Kim sorumluysa hukuk önünde hesap versin. Biz yalnızca gerçeği bilmek, babamızın mezarına kavuşmak ve adaletin yerini bulduğunu görmek istiyoruz. Sesimizi duyuran Cumartesi Anneleri’ne ve bu mücadelede yanımızda olan herkese teşekkür ediyoruz.







