BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Burhan Sönmez Cumartesi Anneleri eylemine katıldı:

Buradan asla elimiz boş ayrılmayacağız

Burhan Sönmez Cumartesi Anneleri eylemine katıldı:

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 1115’inci haftasında gözaltında katledilen Süleyman Cihan’ı andı. Eyleme katılan yazar Burhan Sönmez, “İktidarın inandığı tek şey unutkanlık. İsterler ki yaptıkları bütün kötülükler unutulsun. Ama bizim gücümüz hatırlamak ve hatırlatmak” dedi.

HABER MERKEZİ – Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 1115’inci haftasında 45 yıl önce gözaltında katledilen öğretmen Süleyman Cihan’ı andı, akıbetini sordu.

Haftanın basın açıklamasını insan hakları savunucusu Sebla Arcan yaptı.

Arcan, açıklamasında çerçeve yasa ve süreçte yaşanan gelişmelere değindi ve geçmişle yüzleşme ve bunun sağlanması için mekanizmaların oluşturulması çağrısında bulundu.

Arcan, şu talepleri sıraladı:

“Hakikat komisyonları kurulsun. Hakikati bilme hakkı yasal güvence altına alınsın. Zorla kaybetmelerde cezasızlığa son verilsin. Devlet arşivleri açılarak kayıpların akıbetleri açıklansın. Faillerin etkili biçimde soruşturulup yargılanmasının önündeki engeller kaldırılsın.”

ASLA ELİMİZ BOŞ AYRILMAYACAĞIZ

Uluslararası PEN Başkanı ödüllü yazar Burhan Sönmez de Cumartesi Anlleri’nin adalet arayışına destek vermek için eylemdeydi.

Sönmez eylemde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

דİktidarın inandığı tek şey unutkanlık. İsterler ki yaptıkları bütün kötülükler unutulsun. Ama bizim gücümüz hatırlamak ve hatırlatmak. Kayıplarımızın adlarını ve hayallerini hikâyelere, şiirlere, resimlere, filmlere dökerek onları sonsuzlaştırmak, ebedi olarak yaşatmak. Biz buradan asla elimiz boş ayrılmayacağız. Bu mücadele devam edecek.”

 

×

SÜLEYMAN CİHAN HAKKINDA

12 Eylül Askeri Darbesi’nin ardından hakkında arama kararı bulunan 31 yaşında, iki çocuk babası öğretmen ve Galatasaray Mühendislik Yüksekokulu öğrencisi Süleyman Cihan, 29 Temmuz 1981’de Edirne’den İstanbul’a gelirken bindiği otobüste sivil polisler tarafından gözaltına alındı.

Önce Sansaryan Han’daki İstanbul Emniyet Müdürlüğü 2. Şube’ye, ardından Gayrettepe Siyasi Şube’ye götürülen Cihan için ailesinin ve avukatlarının tüm başvurularına “gözaltında değil” yanıtı verildi. Ancak Emniyette Cihan’ı işkence altında gören tanıklar durumu mahkemelerde teşhir etti. Yoğun baskılar üzerine emniyet makamları önce bir “çatışma” senaryosu öne sürdü, ardından bu iddianın tutmaması üzerine 30 Temmuz’da yer gösterme sırasında altıncı kattan atlayarak intihar ettiği iddiasını üretti.

Ailenin ve avukatların 85 gün süren ısrarlı mücadelesi sonucunda hazırlanan otopsi raporunda, Süleyman Cihan’ın altıncı kattan atılmadan önce öldürüldüğünü gösteren bulgular yer aldı. Üstelik olay raporu 30 Temmuz 1981 tarihini taşımasına rağmen, bu tarihten sonra Cihan’ın emniyette sağ olarak görüldüğüne dair çok sayıda tanık beyanı bulunuyordu. Günlerce ağır işkenceye maruz bırakılarak öldürülen Cihan’ın cansız bedeninin camdan atılarak intihar süsü verildiği ve ardından Zindanarkası Mezarlığı’nın kimsesizler bölümüne “kimliği meçhul” olarak gömüldüğü anlaşıldı.

Olayın peşini bırakmayan aile ve gazeteci Kürşat İstanbullu ağır tehditlere maruz kaldı. Sunulan somut delillere ve tanıklara rağmen dosya uzun yıllar zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldı. 2012 yılında ailenin avukatlarıyla birlikte Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuruda, Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın otopsi bulgularına dayandırarak hazırladığı, Cihan’ın ağır işkence gördüğünü ve düşmeden önce öldürüldüğünü net biçimde ortaya koyan raporu sunuldu. Savcılık işkenceyle öldürüldüğünü kabul etmesine rağmen dosya bir kez daha zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldı ve bilinen failler cezasızlıkla korundu.

Benzer Haberler

Meclis’te tarihi gün

Çerçeve yasa görüşmeleri Genel Kurul'da başladı

Soruşturmada 19 kişi tutuklanmıştı

Adalet Bakanı Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesiyle görüşecek

MKM’den Duman grubuna tepki

‘Kurt dumanlı havayı sever’ 

EFFP ‘atılması gereken adımları’ sıraladı:

Yasayı bir sonuç olarak değil, bir kapının açılması olarak görüyoruz

Kılıçdaroğlu’dan çerçeve yasa mesajı:

‘Bu sürece tereddütsüz katkı vereceğiz’

Mansur Yavaş’tan çerçeve yasa açıklaması:

'Gerçek barış yalnızca bir kanun çıkarmakla kurulmaz'