BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Yeni ABD-İran mutabakatı mümkün mü?

New York’ta bir plan görüşüldü, odakta Hürmüz var

Yeni ABD-İran mutabakatı mümkün mü?
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

ABD ile İran arasında yedinci ayında süren savaştaki çıkmazı aşmak için New York’ta yapılan görüşmelerde yeni bir anlaşma taslağı ele alındı. Müzakerelere geçişi kolaylaştırmayı amaçlayan taslak Hürmüz Boğazı’ndaki ihtilafa odaklanıyor. Erakçi yedi gün içinde ABD’den yanıt beklediklerini söyledi.

HABER MERKEZİ – ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş yedinci ayında sürüyor ve olası bir çözüm henüz ortaya konulabilmiş değil. Savaşın çıkmazda olduğu değerlendirilirken, bunu aşmak için yeniden görüşmeler gündeme geldi.

×ABD ile İran arasında 8 Nisan’da ateşkes ilan edilmiş, ardından savaşı sonlandırmak amacıyla doğrudan ve dolaylı görüşmeler yapılmış ve son olarak 18 Haziran’da bir mutabakat zaptı imzalanmıştı. Bu zapta göre taraflar 60 günlük müzakere sürecine başlamayacaktı. Ancak Temmuz ayı başında bu zapt çöktü ve ABD Başkanı Donald Trump 10 Temmuz’da İran ile ateşkesin sona erdiğini duyurdu. Bundan sonra büyük oranda Hürmüz Boğazı çevresinde karşılıklı saldırılar gerçekleşti ve gerilim hala sürüyor.

Savaşta ve diplomaside Hürmüz Boğazı: Bu koz kime kaybettirecek?

Savaştan önce küresel petrol ürünü ihracatının yüzde 20’sinin gerçekleştirildiği Hürmüz Boğazı’nda ABD ile İran arasında devam eden gerilim, küresel çapta büyük kayıplara yol açmış durumda. Büyük ölçüde ekonomileri petrol ticaretine bağlı olan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn ve Irak ise, Hürmüz Boğazı’nda yaşananlardan doğrudan etkileniyor.

ABD, İran, Körfez ülkeleri ve enerji ithalatçıları | İran’daki savaş ekonomik yıkım getirdi

Hürmüz Boğazı ile ilgili ABD ve İran arasında süren ihtilaf, yedinci ayında süren savaşın da çıkmaza girmesine yol açtı. İran boğazda yeni bir statüko oluşturmaya ve gemi geçişlerinden ücret almaya çalışıyor. ABD ise savaştan önce olduğu gibi bundan sonra boğazın açık kalmasını şart koşuyor. Taraflar, halihazırda boğazla ilgili bu tutumlarından geri adım atılmasını tıkanan görüşmelerin yeniden başlamasının ön koşulu olarak ortaya koyuyor.

Hürmüz’den sonra Babu’l Mendeb | Husiler boğazda: ABD-İran savaşında dengeler sarsıldı

Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu, ABD ile İran arasında Temmuz ayı başından beri tıkanan görüşmeleri yeniden canlandırmak ve olası çözüm yollarını bulmak için bir fırsat sundu. BM Genel Kurulu vesilesiyle ABD’nin New York kentine giden ABD Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi 23 Eylül’de ABD’nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile arabulucular vasıtasıyla görüştü. Taraflar, görüşmelerde tutumlarını bir kez daha karşılıklı olarak iletti. Trump’a göre ise görüşmeler “çok iyi geçti” ve ardından Trump, “Tahran’la ya bir anlaşma yapacakları ya da bu ülkeyi yok edecekleri” şeklindeki tehdidini yineledi.

New York’ta da çözüm görünmüyor: Taraflar şartlarında ısrarcı

REUTERS’A GÖRE NEW YORK’TA AŞAMALI BİR ANLAŞMA GÖRÜŞÜLDÜ

Reuters haber ajansı New York’ta ABD ve İran müzakerecilerinin, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmasını ve Washington’ın İran’a uyguladığı ekonomik ablukayı kaldırmasını içeren, savaştan aşamalı bir çıkış yolunu araştırdıklarını duyurdu. Ancak bu bilgiyi veren kaynaklara göre aynı zamanda görüşmeler büyük bir engelle karşı karşıya çünkü her iki taraf da elindeki kozu ilk teslim eden olmak istemiyor.

Bununla birlikte Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, çıkmazı sona erdirmenin en akla yatkın yolunun aşamalı bir düzenleme olduğunu, bunun karşılığında İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçişe izin vermesi ve ABD’nin ekonomik ablukayı kaldırması, Tahran’ın da dondurulmuş varlıklara erişim sağlaması olasılığının bulunduğunu söyledi.

Bölgesel kaynaklar, ablukanın sona erdirilmesinin daha acil bir öncelik haline gelmesi nedeniyle Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kullanmak için ödenmesi gereken geçiş ücreti talebini ana anlaşmadan çıkarıp ek bir maddeye koymaya razı olduğunu belirtti.

İranlı yetkiliye göre, “İran’ın öncelikli amacı Hürmüz Boğazı’nda geçiş ücreti uygulamak değil, su yolunun idari kontrolünü korumaktır. İran geçiş ücreti meselesini ertelemeye istekli olabilir, ancak boğazın idari kontrolünden vazgeçmeyecek.”

Körfez ülkeleri transit geçiş ücreti ödeme teklifini reddetti. Bölgesel kaynaklara göre, herhangi bir düzenleme geçici olacak, İran’ın pozisyonundan resmen vazgeçmesi anlamına gelmeyecek.

ABD, İran’ın petrol ihracatını ve dolayısıyla döviz gelirlerini sekteye uğratan ablukanın üzerine yeni yaptırımlar ekleyerek İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırdı.

New York’taki diplomasi görüşmelerinin özünde temel bir gerilim yatıyor. Washington, tavizler elde etmek için baskı uygulamak istiyor; Tahran ise tavizler verilmeden önce baskının kaldırılmasını istiyor; Körfez ülkeleri ise bölgenin stratejik su yollarının kalıcı pazarlık kozu haline gelmesine izin vermeden çatışmanın çözülmesini istiyor.

ERAKÇİ ABD’YE BİR PLAN SUNDUKLARINI SÖYLEDİ: 7 GÜN İÇİNDE YANIT BEKLİYOR

Bu arada New York’taki görüşmelere katılan İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, CNN televizyonuna konuştu. Erakçi, ABD’ye 7 gün içinde bazı koşulları yerine getirmesini içeren bir plan sunduklarını açıkladı.

Erakçi’nin açıklamasına göre, plan Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve savaşın sona ermesini sağlayacak müzakerelerin yeniden başlatılmasını öngörüyor. Erakçi, açıklamasında “İran’ın bu hafta aracılar vasıtasıyla ABD’ye sunduğu teklif, görüşmelere yeniden başlamak ve boğazı yeniden açmak için Washington’un 7 gün içinde belirli koşulları yerine getirmesini şart koşuyor” dedi.

Ayrıntılı bilgi vermeyen Arakçi, şartların İslamabad Mutabakatı’nda yer alan şartlardan çok farklı olmadığını söyledi. Arakçi, ayrıca “ABD’ye şartları yerine getirmesi için verilen 7 günlük süre, Washington’ın teklifi kabul etmesinin ertesi günü başlayacak” dedi. Tahran’ın ABD’den bir yanıt beklediğini ve acele etmediğini sözlerine ekleyen Arakçi, ABD için diyaloğun yeniden başlamasının en iyisi olacağına inandığını belirtti.

ABD’DEKİ ARA SEÇİMLER: OLASI BİR ANLAŞMAYI KOLAYLAŞTIRABİLİR Mİ?

Trump, ABD ve İran’ın 3 Kasım’daki ara seçimlerden sonra bir anlaşmaya varabileceğini düşündüğünü söyledi. Üst düzey bir Avrupalı ​​yetkili ise İranlıların “çok uzun bir talep listesine” sahip olduğunu belirtti.

Reuters’a açıklama yapan Beyaz Saray’dan bir yetkili, “İran bir anlaşma için çaresiz durumda olsa da, Başkan Trump tüm kozları elinde tutuyor ve Amerika Birleşik Devletleri için en iyi olan kararı verecektir” dedi.

Trump’ın “doğru koşullar altında İran’la görüşmeye açık” olduğunu ancak müzakereye gerek duymadığını belirten yetkili, “ezici yaptırımların” ve “tarihin en başarılı ablukalarından birinin” İran ekonomisini felç ettiğini ve İran’ı tamamen iflas ettirdiğini söyledi. Yetkiliye göre Trump, Tahran tarafından “oynanmaktansa” “kaçınılmaz İran çöküşünün” gerçekleşmesine izin vermeyi tercih etti.

ABD’nin eski müzakerecilerinden Dennis Ross ise, Reuters’a verdiği demeçte, 3 Kasım’daki ara seçimlerden önce bir anlaşmaya varılma olasılığının sadece yüzde 30 olduğunu, ancak her iki tarafın da ara seçimlerden sonra değil, önce bir anlaşma yapma konusunda daha güçlü nedenlere sahip olabileceğini söyledi. Ross, “İranlıları asıl sıkıştıran şey abluka. Onları boğuyor” dedi.

Ara seçimlerden önce yapılacak bir anlaşma Trump’ın işine yarayabilir; zira Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması Körfez’deki gerilimleri azaltabilir, petrol fiyatlarını kontrol altında tutabilir ve siyasi açıdan hassas olan ABD benzin fiyatlarının düşmesine yardımcı olabilir. Ross’a göre, ara seçimlerden sonra Trump daha az kısıtlamayla karşılaşabilir ve baskıyı yoğunlaştırmaya veya askeri seçenekleri değerlendirmeye daha istekli olabilir.

Ancak Reuters’ın analizine göre, şu hususlar da geçerliliğini koruyor:

“Washington ve Tahran’ı müzakerelere geri getiren baskı, uzlaşmayı da zorlaştırabilir. Washington, Tahran’ı en çok etkileyen baskıyı kontrol ederken, Tahran da kritik bir enerji geçiş noktasına erişimi kontrol ediyor. Her iki taraf da karşılığında somut bir şey elde etmeden bu kozu bırakmak istemiyor.

Bu, ara seçimlerin diplomasi için bir son tarih olmaktan ziyade, diplomatik çabaları mümkün kılan koşulları korumak için bir fırsat olabileceği anlamına geliyor. Eğer Washington ve Tahran ara seçimlerden önce pazarlık gücünü bir anlaşmaya dönüştüremezlerse, diplomatik fırsat penceresi daralabilir ve gerilimin tırmanma riski artabilir.”

Benzer Haberler

Manisa’daki okul saldırısı

Saldırgan ve 9 kişi adliyeye sevk edildi

Kürtlerin Suriye devletinden beklentileri:

Güvence, haklar ve güvenlik temel talepler

El koyma kararı verildi: Milyonluk araçlar, jetler…

Fon soruşturmasında 21 kişiye tutuklama talebi

‘Spekülatif haberlere itibar edilmemeli’

Mehmet Şimşek istifa iddialarını yalanladı

Kurtulmuş süreç için konuştu:

Meclisin açılmasıyla izleme komisyonu kurulacak

Gürlek ‘FETÖ bağlantıları’ dedi

Yazıcıoğlu soruşturması: 33 kişi daha gözaltına alındı

Ticaret, Tayvan, İran: Tutumlar farklı

Xi ve Trump 'samimiyeti' vurguladı, ancak ihtilaf derin