ABD seçimini yaptı, İran memnun: Savaş ne olacak?
Trump’ın masasındaki ihtimaller ne?
ABD’deki ara seçimlerin sonuçlarına doğrudan etki eden İran’daki savaşın gidişatı konusunda Trump’ın nasıl karar alabileceğine ilişkin farklı ihtimaller değerlendiriliyor. İran ise, Cumhuriyetçilerin seçimi kaybetmesinden memnun.

HABER MERKEZİ - ABD’de ara seçimler İran’daki savaşın gölgesinde yapıldı. ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş, özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde düşük gerilimle devam ediyor ve sekiz ay geride kalmasına rağmen hala bir çözüm bulunabilmiş değil. İran savaşın ABD’deki seçimlerde ortaya çıkan sonuçlar üzerindeki etkisi ise tartışılıyor.
Sonbahar hesapları: ABD anlaşma arıyor, İran şartlarını dayatıyor
ABD’de dün yapılan ara seçimlerde ABD Başkanı Donald Trump’ın partisi Cumhuriyetçiler önemli kayıplar yaşadı. Demokratlar ABD Kongresi’nin iki kanadı olan Temsilciler Meclisi ile Senato’da çoğunluğu elde etti ve bu durum, Trump’ın geride kalan iki yılında önemli sorunlarla karşı karşıya kalabileceği anlamına geliyor.
İran ile savaşın özellikle iki başlıkta ABD’deki seçimlere etki ettiğine dikkat çekiliyor: Savunmaya ayrılan bütçe ve buna karşın artan maliyetler.
ABD Başkanı Donald Trump, Ocak 2025’te başkanlık koltuğuna oturmadan önce başta Rusya-Ukrayna arasındaki savaş olmak üzere savaşları bitireceğini vaat etti. Ancak aradan geçen yaklaşık iki yılda Trump, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı bitiremediği gibi, bizzat küresel etkide bulunan bir savaşın tarafı haline geldi.
ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş sekiz ayı geride bıraktı. Bu sürede savaşın hem savaşan taraflar hem bölge ülkeleri hem de petrol ticareti nedeniyle küresel çapta büyük maliyetlere yol açtığı kaydediliyor.
Reuters haber ajansının haberine göre, 28 Ekim itibarıyla ABD ordusu İran’daki savaşı sürdürmek için 47 milyar dolardan fazla harcama yapmak zorunda kaldı.
Watson Uluslararası ve Kamu İlişkileri Fakültesi’nin İran Savaşı Enerji Maliyeti Takibi verilerine göre ise, bugün itibarıyla savaşın ABD’ye sadece enerji bazındaki maliyeti en az 151 milyar dolar ve bu rakam her 2 dakikada 1 milyon dolar daha artıyor.
Bu sonuçlar, yaşam maliyetlerinin artmasına ve enflasyonun dizginlenmemesine yol açıyor ve bu da Trump’ın göreve gelmeden önce bu konularda verdiği taahhütleri de yerine getirmediğine işaret ediyor. Anketler ve kamuoyu araştırmaları, ABD’deki seçimde seçmenin oyunu belirleyen en önemli etkenin artan yaşam maliyetleri olduğuna işaret ediyor. Bu maliyetler hesaplanırken, savunmaya ayrılan para, İran’da devam eden savaşın bütçesi ve bu savaşın sonucunda artan petrol ve enerji fiyatları en kritik başlıklar olarak değerlendiriliyor.
ABD, İran, Körfez ülkeleri ve enerji ithalatçıları | İran’daki savaş ekonomik yıkım getirdi
İRAN’DAKİ SAVAŞIN ETKİLERİ NE OLDU?
ABD’de Trump’ın partisinin seçimi kaybetmesinin İran’daki savaşın gidişatına nasıl bir etkide bulunacağı yaz aylarından bu yana tartışılıyor. Dün yapılan seçimlerin ardından İran savaşı konusunda kamuoyunda büyük oranda hemfikir olunan sonuçlar şöyle özetlenebilir:
Demokratların Kongre'de çoğunluğu ele geçirmesinin ardından İran’a yönelik askeri operasyonların kapsamı, savaşın finansmanı ve ABD askerlerinin bölgedeki varlığı konusunda Beyaz Saray üzerindeki baskının artması bekleniyor.
Özellikle savaşın enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki etkileri, bu hususu seçim süreci boyunca sıkça gündeme getiren Demokratların kontrolündeki Kongre'de önemli yer tutacak.
İsrail’e askeri yardımlar, Ortadoğu'daki Amerikan askeri varlığı ve İran’la diplomatik müzakere seçenekleri gibi dış politika başlıkları da Kongre'de daha yoğun biçimde tartışma konusu olacak.
TRUMP İRAN KONUSUNDA NE YAPABİLİR?
Ara seçimlerin ardından Trump’ın İran ile savaşı sonlandırması beklenmiyor. Ancak savaşın bundan sonra nasıl devam edebileceği konusunda farklı görüşler bulunuyor.
Trump, Şubat ayında savaşı başlattığında Kongre onayına başvurmamıştı, zira ona göre bu bir savaş değil askeri operasyondu ve bunun için de başkanlık yetkisi yeterliydi. Trump’ın bundan sonra da İran’a yönelik olası saldırılarda bu tutumunu sürdürebileceği ve haliyle savaşı yeniden tırmandırabileceği kaydediliyor. Ancak burada savaşın finanse edilmesiyle ilgili kritik bir engel bulunuyor. Kongre’de çoğunluk artık Demokratlarda ve bütçe üzerinde doğrudan kontrolleri olacak. Bu da Trump’a savaşı sürdürebilmesi için yeterli mali kaynağın sağlanamayabileceği sonucunu ortaya çıkarabilir.
Trump’ın İran ile zaten tıkanmış olan müzakereleri tamamen sonlandırabileceği ve halihazırda devam eden ablukayı ve yaptırımları daha da sertleştirebileceği de belirtiliyor. Bu, Washington’ın kapsamlı bir anlaşmaya varmadan veya büyük ölçekli savaşa yeniden başlamadan baskıyı sürdürmeyi tercih edebileceği anlamına geliyor. Ancak bu stratejinin de maliyetleri olacak, öncelikle bölgedeki deniz ablukasının devam etmesi için askerlerin bölgede kalması ve bunun için de ciddi bir maliyetin üstlenmesi gerekiyor. Bu da Trump’ın Demokratların kontrolündeki Kongre ile işbirliği yapmasını gerektirebilir.
Demokratların özellikle enerji maliyetlerini düşürmek için İran ile ilgili nasıl bir yol izleyecekleri de Trump’ın politikalarına etki edebilir. Genel kanı, Demokratların müzakerelerin sürdürülmesinden yana olduğu yönünde. Ancak bu da İran’ın şimdiye kadar ileri sürdüğü şartların kabul edilmesi anlamına gelebilir.
İRAN’IN SONBAHAR HESABI TUTTU MU?
İran savaş süresince ve ardından başlayan görüşmeler boyunca en önemli koz olarak Hürmüz Boğazı’nı elinde tuttu. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin gerçekleştiği boğazı gemi geçişlerine kapatan İran, böylece artan enerji fiyatlarıyla ABD üzerinden baskı oluşturmayı hedefledi.
Savaşta ve diplomaside Hürmüz Boğazı: Bu koz kime kaybettirecek?
ABD ile İran arasında Eylül ayı sonlarında New York’ta başlayan yeni görüşme turunun odağında da Hürmüz Boğazı vardı. İran ABD’ye sunduğu teklifte Hürmüz Boğazı’nda uygulanan ablukanın sonlandırılmasını, 12 milyar dolar civarındaki dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını ve savaşın Lübnan dahil tüm cephelerde durdurulmasını ön şart olarak ileri sürdü ve daha sonra nükleer programa dair ihtilafı müzakere edeceğini belirtti.
ABD ise, öncelikli olarak İran’ın nükleer programından tamamen vazgeçtiğini kabul etmesini ve Hürmüz Boğazı’nın savaştan önce olduğu gibi gemi geçişlerine ücretsiz ve serbest olmasını ön şart olarak ileri sürdü.
Bugüne kadar taraflar şartları konusunda herhangi bir tavize yanaşmadı, bu yüzden de ABD ara seçimleri öncesinde herhangi bir anlaşma sağlanamadı ve İran, artan enerji maliyetlerinin Trump’a seçim kaybettirmesi için baskılara karşı direnmeyi tercih etti.
New York’tan da çözüm çıkmadı | Trump: İran’ın teklifini reddediyorum
ABD’nin ara seçimlerinde ortaya çıkan sonuçlar İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden devreye koyduğu stratejiyle sonuç aldığını gösteriyor. İranlı yetkililer, bunu kendi başarıları olarak değerlendiriyor.
İran Meclis Başkanı ve İran’ın baş müzakerecesi Muhammed Bakır Kalibaf, seçim sonuçlarını değerlendirdiği sosyal medya mesajında şu ifadeleri kullandı:
"ABD hükümeti, uluslararası güç odaklarına ve şantajcılara hizmet etmek uğruna kendi halkının iradesini görmezden geldiği takdirde, İran'ın 'hayır' demesinin kabusla beraber geleceğini öğrenecek. Vicdan meselesi mi yoksa maliyet mi? ABD halkı savaşa hayır dedi ve biz bu mesajı destekliyoruz."

İstanbul'a gelenlerin mutlaka görmesi gereken 3 yer!
Gören bir daha gitmek istiyor
Nûmedya24 uygulaması
Nûmedya24'ü cebinize ekleyin
Telefonunuza ya da bilgisayarınıza ekleyin: tek dokunuşla açılsın, okuduğunuz haberler bağlantısız da okunsun.




























