10 Ekim Ankara Gar Katliamı davasında firari sanıklara yönelik devam eden dosya, bugün Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyor. Avukat İlke Işık, “10 Ekim kaosla, şiddetle, katliamla iktidarı almanın günü olarak tarihe geçti. Sadece IŞİD’lilerin yargılanması katliamın aydınlatılması için yeterli olamaz” diye konuştu.
HABER MERKEZİ – Ankara’da 2015 yılında 103 kişinin yaşamını yitirdiği 10 Ekim Ankara Gar Katliamında, firari sanıklar yönünden devam eden dosyada duruşma bugün görülüyor.
Geçtiğimiz aylarda yapılan son hakim ve savcı atamasında heyetin değiştiği 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, kırmızı bültenle aranırken Suriye’de yakalanan firari sanık Ömer Deniz Dündar, ifadesine devam ediyor.
Duruşmayı katliamda hayatını kaybedenlerin ailelerinin yanı sıra Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Yeni Parti Milletvekili Murat Emir, KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ve pek çok kitle örgütü temsilcisi izliyor.
ÖMER DENİZ DÜNDAR: KEMERİ YARDIM İÇİN TUTMUŞUMDUR
Evrensel’in aktardığına göre, sanık Ömer Deniz Dündar, duruşmaya SEGBİS ile bağlandı. Dava avukatları teşhis işleminin SEGBİS aracılığıyla yapılamayacağını belirterek bir sonraki duruşmada Dündar’ın duruşmaya getirilmesini talep etti.
Kendisine 23 Haziran 2017’de Hatay’da ele geçirilen ve terör saldırısında kullanılması planlanan bir arabada bulunan patlayıcı kemerin üzerindeki parmak izleri soruldu. Dündar, “Arabanın üzerinde parmak izi olmasının imkansız olduğunu” iddia ederek o dönemde Suriye’de olduğunu söyledi. Dündar, patlayıcı kemer üzerindeki parmak izine ilişkin ise “yardım etmek için tutmuşumdur” savunmasını tekrarladı.
Dündar, bir önceki duruşmada verdiği ifadesinde de, “Abdulhaki kod adlı Ahmet Güneş, dini eğitimler veriyordu. Örgütün dışarıya göndereceği bombalı eğitimlerde görevliydi. Örgütte patlama eğitimini veriyordu, kendisinin evine misafir olduğum zaman tuttum kemeri. Parmak izim o şekilde ortaya çıkmış. Sadece tutmamı istedi, kendisi için olduğunu söyledi” yanıtını vermişti.
HEYET DÖRDÜNCÜ KEZ DEĞİŞTİ
Dündar’ın beyanlarının ardından müşteki avukatları söz aldı.
Avukat Gülşah Kaya, mevcut heyetin dosyadaki dördüncü heyet olduğuna dikkat çekerek, “Bu sıralarda oturanlar izleyici değil. Katliamda çocuğunu, eşini, babasını kaybedenler; bazıları katliamın bizzat mağduru” dedi. 30 Haziran’da görülen bir önceki duruşmada geçici heyet olduğunu hatırlatan Kaya, “Katliamdan 11 sene sonra, Suriye’den gelen ve bu dosyanın önemli bir sanığının sorgusunu dosyayı bilmeyen bir heyetle yapmak zorunda kaldık” diye konuştu.
‘ANTEP’TE BÖYLE BİR ÖRGÜTLENME NASIL GERÇEKLEŞİYOR?’
Avukat İlke Işık da heyet değişikliğinin ardından taleplerini yeniden gerekçelendirme ihtiyacı duyduklarını söyledi. “2015 Türkiye’sinde olanların bugünü anlamak için gerekli olduğunu” vurgulayan Işık, mülkiye müfettişlerinin raporunu da hatırlattı. Raporda Ankara Valiliğinin ve emniyetin bir saldırı gerçekleşeceğine dair istihbarata sahip olduğunun yer aldığının altını çizen Işık, “Ankara’da önlem almayan Valilik, Emniyet ve İçişleri Bakanlığı da sorumludur” dedi. IŞİD’in o dönem Antep’teki yoğunluğuna dikkat çeken ve Yunus Durmaz, Ahmet Güneş gibi isimleri hatırlatan Işık, “Antep’te böyle bir örgütlenme nasıl gerçekleşebiliyor?” diye sordu.
‘KATLİAMIN AYDINLATILMASI İÇİN SADECE IŞİD’LİLERİN YARGILANMASI YETMEZ’
Dosyanın kendilerine 72 klasör olarak geldiğini, ancak daha sonra tayini çıkan savcıların odasından 8 klasör daha çıktığını anımsatan Işık, “Size absürt geliyor olabilir ama bu dosyada delil saklandı” dedi. Kamunun sorumluluğuna vurgu yapan Işık, Yakup Şahin’in Nizip’te bombalar için amonyum nitrat alırken gübreci tarafından ihbar edildiğini, ancak Antep Emniyetinin herhangi bir işlem uygulamadığını; avukatların talebi doğrultusunda dosyada açılan tek soruşturmanın Gaziantep Valiliği sorumluları hakkında olduğunu söyledi. Yargılamanın sadece IŞİD’lilerle sınırlı tutulamayacağını ifade ederek “10 Ekim kaosla, şiddetle, katliamla iktidarı almanın günü olarak tarihe geçti. Sadece IŞİD’lilerin yargılanması katliamın aydınlatılması için yeterli olamaz” diye konuştu.
Ardından mahkemeye 13.30’a kadar ara verildi.







