Hayri Kozanoğlu
Karl Marx’ın “Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor-komünizm hayaleti” sözünü hatırlatırcasına tüm kıtada bir isyan dalgası yükseliyor. Gerçi gençlerin öncülük ettiği bu protesto dalgasının sloganları arasında komünizm talebi yok ama; yine de egemen kesimleri bir sol korkusu, komünizm endişesi sarmış durumda.
Bu toplumsal kabarışı bir Z kuşağı (Gen-Z) isyanı olarak da niteleyenler var. Doğru, öncülük edenler 1997-2012 arasında doğmak, yüksek dijital becerilere sahip olmak, liderleri hatta sözcüleri bulunmamak gibi bu kuşakla özdeşleşmiş nitelikler taşıyorlar. Yetişme dönemlerinde pandemiyi yaşamak, küresel iklim değişikliklerinden etkilenmek, gelir ve servet uçurumlarının derinleştiği bir döneme tanıklık etmek, sosyal medya aleminden çokça beslenmek gibi ortak paydaları da var.
Ancak toplumsal taleplerine bakınca, bir kuşağın kendi mensupları ile ilgili sorunlara hapsolması bir yana; dünyanın dertlerinden dertlenmek, ülkelerinde benzer süreçlerden olumsuz etkilenen kesimlerin durumlarına da duyarlı olmak, tüm ezilen ve dışlananlara ilişkin kaygılar taşımak, kolektif eylem biçimlerine yatkınlık sergilemek, dayanışmacı, enternasyonalist bir yönelime sahip olmak gibi bir kuşakla sınırlandırılamayacak geniş bir ufukları bulunduğunu söyleyebiliriz.






