BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

ABD Irak’tan çekiliyor: Son gün yarın

İran ve Şii gruplar 'zafer' diyor, Kürtler ve Sünniler 'endişeli'

ABD Irak’tan çekiliyor: Son gün yarın
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

ABD güçlerinin Irak’tan çekilme takvimi 30 Eylül’de tamamlanıyor. İran ve desteklediği Irak’taki silahlı gruplar, bu gelişmeyi “zafer” olarak değerlendiriyor. Federe Kürdistan Bölgesi yetkilileri ve Sünni Arap gruplar için ise durum “endişe verici.” Peki, ABD’nin ikinci kez Irak’tan çekilmesi ne tür sonuçlar doğurabilir?

HABER MERKEZİ – ABD, 2003’te Saddam Hüseyin’in devrildiği savaştan bu yana ikinci kez Irak’tan çekiliyor. İlkinde 170 bin ABD askeri Saddam Hüseyin’in devrildiği savaş nedeniyle Irak’a girmiş ve 2011’e kadar kalmıştı. İkincisinde ise, ABD güçleri bu kez 2014’te IŞİD’in yükselişi ardından Irak’a dönmüştü.

Aradan geçen 12 yılın ardından ABD güçleri bir kez daha Irak’tan çekiliyor ve çekilme takvimi 30 Eylül’te tamamlanacak.

‘İran yükü’ne rağmen mümkün mü? | Irak ile stratejik işbirliği: ABD ordusu çekiliyor, petrol şirketleri giriyor

Farklı siyasi ve askeri grupların ve bölgesel güçlerin etkin olduğu Irak’ta ABD’nin çekilmesi farklı şekillerde değerlendiriliyor. İlk çekilme sonrasında olduğu gibi IŞİD gibi grupların oluşturabileceği yeni güvenlik tehditlerinin ortaya çıkabileceği de kaydediliyor.

Öbür yandan İran’ın öteden beri etkin olduğu Irak’ta yaşanacak güç boşluğunu tamamen konsolide edibeleceğine dikkat çekenler de var. Bu endişeli değerlendirmelere karşın ABD’nin çekilmesini “zafer” olarak görenler de bulunuyor.

×

ABD’NİN ÇEKİLMESİ SÜRPRİZ BİR GELİŞME DEĞİL

ABD güçlerinin 30 Eylül tarihi itibarıyla Irak ve Federe Kürdistan Bölgesi’nden çekilmesi, büyük oranda ABD Başkanı Donald Trump ile Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin Temmuz ayındaki görüşmelerinde kesinleşmişti. Ancak bununla birlikte bu gelişme sürpriz sayılmaz.

ABD’nin ve IŞİD’e karşı mücadele koalisyonunun Irak’tan çekilmesine yönelik takvim Joe Biden’ın başkanlığı sırasında 2024’te belirlendi, ancak Donald Trump’ın Ocak 2025’te ABD’de yeniden başkanlık koltuğuna oturmasıyla ABD’nin Irak’tan çekilmesine yönelik politika daha belirgin hale geldi.

Bununla birlikte ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş, Trump’ın aceleci politikasını bir süreliğine uzattı, ancak daha önce belirlenen takvimi aksatmadı. Trump, desteklediğini belirttiği Ali Zeydi’nin Irak’ta başbakanlık koltuğuna oturmasının ardından askerlerini çekmeye yönelik kesin kararını verdi.

Saddam Hüseyin’in 2003’te devrildiği dönemde Irak’a yerleşen ABD savaş birlikleri 2011 yılında ayrılmış, ancak 2014 yılında IŞİD’in yükselişine yol açan güç boşluğunun ardından geri dönmüştü.

Bazı kaynaklara göre, Saddam Hüseyin’in devrildiği Irak savaşının en yoğun döneminde ABD asker sayısı 170 bin civarındaydı. 2011’deki çekilmede bu gücün büyük çoğunluğu ABD’ye geri döndü. IŞİD ile mücadele kapsamında ise sayıca az daha profesyonel birlikler Irak’a gönderildi. Pentagon’a yakın kaynaklara göre, son yıllarda Irak’ta yaklaşık 2 bin 500 ABD askeri konuşlandırılmıştı.

ABD kuvvetleri Federe Kürdistan Bölgesi’nin başkenti Hewlêr’de ve Bağdat havaalanı yakınlarındaki bir üs ile Yeşil Bölge olarak bilinen hükümet bölgesinde konuşlanmıştı.

Reuters haber ajansına göre, Irak’ta bulunduğu 20 yıllık zamanda ABD’nin 4 bin 500 askeri yaşamını yitirdi, binlercesi de yaralandı.

ÇEKİLME SÜRECİNİN ARKA PLANI

ABD’nin Irak’ta çekilmesi, İran ile 28 Şubat’ta başlayan ve hala devam eden savaş koşullarında gerçekleşiyor. Çıkmaza girdiği değerlendirilen ABD ile İran arasındaki savaşı sonlandırmaya yönelik 8 Nisan’dan bu yana devam eden doğrudan ve dolaylı görüşmelere rağmen henüz bir sonuç ortaya çıkmış değil.

İran, ABD ile İsrail’in yıkıcı saldırılarına rağmen bugüne kadar rejimini ve karşı koyabilme kabiliyetini koruyabildi, ayrıca Hürmüz Boğazı gibi savaşta stratejik önem kazanan kozları da etkili şekilde kullanabildi. Ancak bu duruma rağmen İran yönetici eliti büyük darbe yedi; askeri ve ekonomik kapasitesi büyük oranda yok edildi. Bu tablo, ABD’nin savaşın başında duyurduğu hedeflere henüz ulaşamadığını gösteriyor.

Yeni ABD-İran mutabakatı mümkün mü? New York’ta bir plan görüşüldü, odakta Hürmüz var

İran’daki savaşın önemli cephelerinden biri de vekil güçlerinin bulunduğu ülkeler oldu. Lübnan’da Hizbullah, Yemen’de Husiler ve Irak’ta Haşdi Şabi grupları İran’a destek için ABD ve İsrail’e karşı aktif olarak savaşa katıldı. Bu da ABD ile İsrail’in İran’a karşı zaferini sekteye uğratan önemli bir faktör olarak değerlendiriliyor.

Savaşın bir parçası oldular: İran’ı destekliyorlar | Irak’ta kaç silahlı grup var, sayıları ne kadar?

Irak’ta çok sayıda İran yanlısı silahlı grup bulunuyor. Bu gruplar İran’daki savaş boyunca onlarca kez ABD hedeflerini vurdu ve ABD ile İsrail de doğrudan bu grupları hedef alan saldırılar gerçekleştirdi.

ABD Irak’taki silahlı gruplar ile baş edebilmek için Irak hükümeti üzerinde baskı kurdu ve bazı somut gelişmeler Ali Zeydi’nin başkanlık koltuğuna oturmasının ardından yaşandı. Irak siyasetinde çoğunluğu oluşturan Şii Gruplar, Kasım 2025’teki seçimin ardından Nuri Maliki’yi başbakanlık için aday göstermiş, ancak ABD İran yanlısı olduğu gerekçesiyle Maliki’ye karşı çıkmıştı. Şii gruplar Nisan ayında Ali Zeydi’yi aday gösterince ABD de Zeydi’ye olan desteğini duyurdu.

Zeydi ilk yurt dışı ziyaretini Temmuz ayında ABD’ye yaptı. Zeydi’nin Trump ile yaptığı görüşmenin ardından ABD askerlerinin çekilmesi kesin olarak karara bağlandı; bununla birlikte Irak’ta petrol için yeni anlaşmalar imzalandı ve İran yanlısı silahlı grupların silahsızlanması ile orduya entegrasyonu konusunda mutabakata varıldı.

Zeydi’nin silahlı gruplara silahlarını bırakmaları ve orduya dahil olmaları için tanıdığı süre dikkat çekici şekilde ABD’nin çekilme takvimiyle aynı günü gösteriyordu. Ancak Zeydi 23 Eylül’de New York’ta bir kez daha Trump ve ABD’li yetkililer görüştükten sonra silahlı gruplara tanınan süreyi 30 Eylül’den 30 Haziran 2027’ye kadar uzattığını açıkladı.

Bazı değerlendirmelere göre, Irak’taki silahlı grupların entegrasyonu süreci ABD ile İran arasındaki savaşın gidişatıyla doğrudan bağlantılı. Savaşı sonlandıracak olası bir anlaşma ortaya çıkmadığı sürece Irak’taki silahsızlanma sürecinin başarıya ulaşmasının zor olacağı kaydediliyor; aksi durumda da olası bir anlaşmanın ardından silahsızlanma süreci kolaylaşabilir.

Farman Rashad yazdı | ABD baskısı ve İran destekli gruplar: Irak hükümeti nasıl bir yol izliyor?

Şİİ SİLAHLI GRUPLAR İÇİN ABD’NİN ÇEKİLMESİ BİR “ZAFER”

ABD’nin Irak’tan çekilmesi silahsızlanma ve entegrasyon gündemiyle meşgul olan gruplar tarafından memnuniyetle karşılanıyor.

Reuters haber ajansına konuşan Irak’taki İran yanlısı silahlı Şii grupları inceleme konusunda uzmanlaşmış güvenlik analisti Casim al-Bahadli, “İran, koalisyonun ayrılmasından stratejik olarak fayda sağlayacak çünkü bu, yıllarca Tahran’ın Irak’taki etkisine karşı bir denge unsuru olarak hareket eden askeri varlığı ortadan kaldıracak” dedi.

Bahadli’ye göre, İran yanlısı silahlı grupların ABD’nin çekilmesini sadece kendi hareketleri için bir zafer olarak göstermekle kalmayacaklar, aynı zamanda “bu ivmeyi güvenlik ve siyasi karar alma süreçlerinde daha büyük bir etkiye dönüştürmeye çalışacaklar.”

Nitekim İran destekli silahlı grupların çatı örgütü olan Irak İslam Direnişi’nin (Haşdi Şabi) komutanlarından Ebu Mücteba el Yasiri de, Reuters’a verdiği demeçte, ABD’nin çekilmesini “Irak İslam direniş grupları ve onurlu Iraklılar için tarihi bir zafer, Amerikan projesi için ise ezici bir yenilgi” olarak nitelendirdi ve ekledi:

“30 Eylül’de Irak tarihinin kara bir sayfasının kapanmasını ve işgalin ülkemize kendi iradesini dayatma girişiminin başarısızlığını kutlayacağız. Irak, egemenliğinin yabancı güçler tarafından değil, direniş ve halkının iradesiyle güvence altına alınabileceğini kanıtladı.”

İRAN DA ABD’NİN ÇEKİLMESİNDEN MEMNUN

ABD’nin Irak’tan çekilmesini İran da zafer olarak değerlendiriyor. İslam Cumhuriyeti’nin öteden beri dillendirdiği politikalardan biri, ABD’nin Ortadoğu’dan atılması ve Irak’taki gelişmeyi de İranlı yetkililer bu çerçevede değerlendiriyor.

İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkan Yardımcısı Amir Hayat Mukaddam, dün yaptığı açıklamada, Amerikalıların bölgeyi terk ettikten sonra Irak’ta “kalıcı güvenliğin sağlanacağını” savundu.

İran basınına yansıyan haberlere göre, Mukaddem, “Amerikan birliklerinin Irak’tan çekilmesini memnuniyetle karşılıyor ve şüphesiz bunu destekleyecektir. Direniş grupları şu anda harekete geçiyor, bazen Amerikan birliklerini hedef alıyor ve onlarla çatışıyor” diye konuştu.

SÜNNİ ARAPLAR VE KÜRTLER “ENDİŞELİ”

İran ve desteklediği Şii silahlı grupların aksine ABD’nin Irak’tan çekilmesinden “endişe” duyanlar da var. Bunların başında ise Sünni Araplar ve Kürtler geliyor.

Bir zamanlar Amerikan karşıtı direnişin kalesi olan Felluce’deki Sünni aşiret lideri Abdulrahman al-Zobaie, Reuters’e verdiği demeçte, “Irak’ın şu anda güvenlik dosyasını devralmaya tam olarak hazır olmadığına inanıyoruz” dedi ve ekledi:

“Tüm Iraklılar tam egemenliğe özlem duyar ve hiçbir Iraklı bunu inkar etmez. Ancak inanıyorum ki (ABD liderliğindeki koalisyonun) bu şekilde ayrılması ve bir boşluk yaratması, tüm Iraklıların korktuğu şeydir.”

Federe Kürdistan Bölgesi yetkilileri de ABD’nin çekilmesinden duydukları “endişeleri” dile getiriyor. Financial Times gazetesi Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani’nin ABD’nin geri çekilmesini “utanç verici” olarak değerlendirdiğini aktardı, ancak Barzani bu ifadeyi kullanmadığını belirtmekle birlikte söz konusu gelişmenin “endişeye neden olduğunu” da dile getirdi.

Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani de endişesini dile getirenlerden biri oldu. Al Sharqiya televizyonuna yaptığı açıklamada Barzani, ABD ve koalisyon güçlerinin çekilmesi konusunda uyarılar yaptı.

Koalisyonun askeri misyonunun sona ermesi sürecinin bölgedeki jeopolitik gerilimlerin zirvede olduğu çok hassas bir döneme denk geldiğini belirten Barzani, Kürdistan Bölgesi’nin yeterli hava savunma sistemleri olmadan savunmasız bırakılması nedeniyle endişelerini dile getirdi.

Barzani, koalisyon güçlerinin tamamen çekilmesi durumunda IŞİD’in yeniden ortaya çıkma riskinin yüksek olduğunu da dile getirerek, ABD’nin 2011’de Irak’tan çekilmesinin ardından 2014 yılında yaşanan IŞİD yükselişini hatırlattı ve benzer bir güvenlik boşluğunun oluşmasından endişe duyduğunu ifade etti.

IRAK ORDUSU BAŞKOMUTANI “ENDİŞELERİ” GİDERMEYE ÇALIŞIYOR

Kürt yetkililerinin endişelerine karşılık olarak Irak Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlığı Sözcüsü Sabah Numan, Federe Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’ye yakınlığıyla bilinen Rûdaw televizyonuna konuştu. Numan, ABD’nin çekilmesinin ardından olası bir güç boşluğunun yaşanmaması için hazırlıkların tamamlandığını belirtti.

Kürt yetkililerinin endişelerini oluşturan İran kaynaklı hava saldırıları konusunda ise Numan, Irak genelinde hava savunma sistemlerini oluşturacaklarını ve bunun Kürdistan Bölgesi’ni de kapsayacağını dile getirdi. Türkiye, Güney Kore ve ABD’den temin edilecek hava savunma sistemlerinin yakında Irak’ta devreye gireceğini belirten Numan, Peşmerge güçlerinin de Irak ordusunun bir parçası olduğunu dile getirdi.

Irak Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlığı Sözcüsü Sabah Numan’ın bu açıklamalarının Kürt yetkililerinin endişelerini ne derece ortadan kaldıracağı belirsiz ve muhtemelen ABD’nin çekilmesinin ardından yaşanacak gelişmeler net bir tabloyu ortaya koyar.

Benzer Haberler

Bir barış akademisyeni daha döndü

Elçin Aktoprak görevine iade edildi

‘Casusluk’ davasında 3. duruşma başladı:

İmamoğlu, Yanardağ ve Özkan hakim karşısında

DEM Parti ve Yeni Parti Meclis araştırması istiyor

Fon soruşturması: Tutuklu sayısı 56’ya çıktı

AKP’li ve MHP’li eski başkanlar da var

Yahşihan Belediyesi: 15 kişi tutuklandı

Süreçle ilgili konferans Londra’da başladı

Öcalan'dan mesaj: Esas hedef demokratik toplum

Mahkeme karar verdi:

Kılıçdaroğlu gitmezse zorla getirilecek

AYM’den ‘isim başvurusu’ kararı:

Yeni Parti'ye görüş bildirimi için 30 günlük süre

DEM Parti ve Yeni Parti Meclis araştırması istiyor

Fon soruşturması: Tutuklu sayısı 56’ya çıktı