Zafer Yörük
Bir MİT ajanının (Kaşif Kozinoğlu) 2011 yılında cezaevindeyken fenalaşarak ölmesi, geçtiğimiz ay yeniden soruşturulmaya başladı. Bu yeni bakış bağlamında ölümün olağan bir kalp krizi sonucu değil, “şüpheli” olduğu tespit edildi. Medyaya yansıtılan kısımdan anlaşılan, Kozinoğlu’nun yurtdışındayken dönemin MİT müsteşarı Hakan Fidan tarafından Ergenekon davası şüphelisi olarak ifade vermeye çağrıldığı, tutuklanarak hapse atıldığı ve iki koğuş arkadaşından birinin aynı dava sanıklarından JİTEM’ci Hasan Atilla Uğur olduğu şeklindedir. Geçmişte, “öldürülmüşse de FETÖ’cüler yapmıştır” deyip geçilen bu vakada şimdi bütün kuşkular Atilla Uğur üzerinde yoğunlaşıyor. İşin içinde kayıp elyazmaları ve bunların bir kısmını gazetesi Aydınlık’ta yayınlayan Doğu Perinçek’in de olduğu anlaşılıyor. Atilla Uğur sorgulanarak ev hapsine alınırken Perinçek de savcıya ifade verdi ama henüz hapsedilmedi.
Adli kuşkular doğrultusunda düşünüldüğünde bir JİTEM’ci ile bir ulusolcunun bir MİT’çiyi öldürme saikleri kendi başına kapsamlı bir merak konusu. Gülen cemaati mensupları, bu yeni soruşturmayla bu suçlamadan aklanırlarsa üzerlerine atılan diğer benzer suçlamaların da düşeceği umuduyla, araya Hakan Fidan kuşkusunu yerleştirmeyi de ihmal etmeden Perinçek ve Ergenekon cephesi üzerindeki şüpheyi köpürtüyorlar






