Emekli Ali Şekeroğlu’nun yaşamına son vermesinin ardından Tüm Emekli-Sen ve KESK hükümete tepki gösterdi. KESK, “Bir emekçinin son sözü olan ‘Geçinemiyorum’ artık yalnızca kişisel bir feryat değil, milyonların ortak çığlığıdır” açıklaması yaptı.
HABER MERKEZİ – Ankara’da dün Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde emeklilerin gerçekleştirdiği eylemde yaşamına son veren Ali Şekeroğlu için Tüm Emeklilerin Sendikası (Tüm Emekli-Sen) bugün bir basın açıklaması yaptı.
Ankara Sakarya Caddesi’nde yapılan basın açıklamasında Tüm Emekli-Sen Çankaya Şube Başkanı Adem Çiftçi konuştu.
Çiftçi, “Ali Şekeroğlu eylemde geçinemediğini haykırdı. Elindeki döviz her şeyi çok net anlatıyordu. Onurlu ve insanca yaşamak içindi. Ve ‘Geçinemiyorum, oğlum da gelinim de işsiz’ diyerek hepimizin gözü önünde hayatına son verdi” ifadelerini kullandı.
Emeklilerin yaşamlarının zorlaştığına değinen Çiftçi, memur emeklilerinin seyyanen zam hakkının verilmediğini belirterek, “Katsayıya zam yapmak yerine memurlara 8 bin 77 TL seyyanen zam verildi. Yasalara rağmen emekli memurlar yok sayıldı, açık yasa hükümleri dikkate bile alınmadı. Emekli memurların onurları hiçe sayıldı” diye konuştu.
KESK: ‘GEÇİNEMİYORUM’ MİLYONLARIN ORTAK ÇIĞLIĞIDIR
Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) de yaşamına son veren emekli Ali Şekeroğlu’nun ölümüne ilişkin açıklama yaptı. KESK’in açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Ankara’da emeklilerin seyyanen zam ve insanca yaşam talebiyle Anayasa Mahkemesi önünde gerçekleştirdiği eylem sırasında ‘geçinemiyorum’ diyerek yaşamına son veren emekli yurttaşımız Ali Şekeroğlu’nun ailesine, yakınlarına ve tüm emekçilere başsağlığı diliyoruz. Yaşanan bu büyük trajedi hepimizde büyük bir üzüntü yaratmıştır. Türkiye’de uzunca zamandır emeklilere ve emekçilere dayatılan ücretler, yoksulluk düzeyinin çok daha ötesine geçmiş; açlık, sefalet ve yaşamda kalma sorununa dönüşmüştür.
Bu yük daha fazla taşınamaz! 24 yıllık AKP iktidarının emekçilere bıraktığı tablo ortadadır: açlık, yoksulluk, sefalet, güvencesizlik ve geleceksizlik.
Bir emekçinin son sözü olan ‘Geçinemiyorum’ artık yalnızca kişisel bir feryat değil, milyonların ortak çığlığıdır. İnsanların yaşamlarına son verme noktasına sürüklendiği bir ülkede artık mesele yalnızca ekonomik yoksulluk değil; insan onurunun, umudun ve geleceğe dair inancın da yoksullaşmasıdır.
Buradan bütün emekçilere ve emeklilere sesleniyoruz: Bu düzene karşı susmak, bizi yoksullaşma politikalarının ortağı yapacaktır. Tam da bu yüzden susmayacağız, boyun eğmeyeceğiz.”







