BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Ticaret, Tayvan, İran: Tutumlar farklı

Xi ve Trump 'samimiyeti' vurguladı, ancak ihtilaf derin

Ticaret, Tayvan, İran: Tutumlar farklı
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Xi Washington’da ve Trump ziyarete büyük önem veriyor. İki lider de ilişkilerdeki samimiyete vurgu yaptı. Ancak geçici uzlaşmayı ifade eden anlaşmalara rağmen ticari rekabet tırmanıyor, Tayvan ihtilafı korunuyor, İran’la ilgili yaklaşım farkı sürüyor.

HABER MERKEZİ – Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in, ABD ziyareti ABD Ulusal Arşivleri’ni ziyaretiyle sona erecek. ABD Başkanı Donald Trump, Xi’nin ziyaretine büyük önem veriyor ve onu görkemli bir törenle karşıladı.

Görkemli tören, düşük beklentiler: Xi Washington’da: Tayvan-İran en zorlu başlık

Trump ile Xi’nin dünkü görüşmesinden sonra taraflar işbirliği yönünde mesajlar verdi, ancak bu iki ülke arasında süregelen rekabeti ve ihtilaflı başlıkları çözüme kavuşturdukları anlamına gelmiyor. Ticaret alanındaki rekabetin yanı sıra silahlanma ve süper güç olma yolundaki çabalar ile Tayvan ve İran’da süren ihtilaflar iki ülke ilişkilerinde gerilimlerin süreceğine işaret ediyor.

Trump, ikili görüşmenin ardından, dün akşam Xi’nin onuruna Beyaz Saray’da akşam yemeği verdi ve çok sayıda şirketin yöneticisi de bu yemeğe davetliydi.

‘Thucydides Tuzağı’ aşılır mı? Beyaz Saray Çin ile ‘İran anlaşmasını’ duyurdu

TRUMP VE XI SAMİMİYET VURGUSU YAPIYOR, ANCAK DERİNDE İLİŞKİLER REKABETÇİ

Trump, yemekte yaptığı konuşmada iki ülke ilişkilerinden övgüyle bahsetti. ABD ile Çin arasındaki ilişkilerin son dönemde “iyileştiğini” belirten Trump, “İki ülkenin liderleri olarak, Devlet Başkanı Xi ve ben, farklı sistemleri temsil ettiğimizi biliyoruz; ancak halklarımız arasındaki bağlar devam ediyor. İlişkilerimiz hiç bu kadar iyi olmamıştı” dedi.

Trump, Washington ile Pekin arasında uzun süredir devam eden farklılıklara rağmen, bu sözlerini iki ülke arasındaki dostluğun bir yansıması olarak değerlendirdi.

Yemekte Trump ayrıca Xi’ye Amerikalı bir sanatçı tarafından yapılan eseri de hediye etti.

Çin Devlet Başkanı Xi de Trump’la “samimi ve derinlemesine” görüş alışverişinde bulunduklarını ve bir dizi konuda ortak bir anlayışa vardıklarını söyledi.

Xi, “Bu görüşme, stratejik istikrar temelli Çin-ABD ilişkilerine yeni bir boyut kazandırmış ve ikili ilişkiler için yeni bir stratejik yol haritası sunmuştur” dedi.

Xi, iki liderin altı aydan kısa bir süre içinde karşılıklı olarak gerçekleştirdikleri resmi ziyaretleri ikili ilişkiler açısından “tarihi” bir gelişme olarak nitelendirdi. Xi, “Bugün, Çin-ABD ilişkileri açısından bir başka tarihi dönüm noktasına geldik. Başkan Trump, Amerika’yı yeniden büyük yapma sözü verdi; Amerikan halkı önemli adımlar atarken, Çin de büyük ulusal yenilenmeyi gerçekleştirmeye kararlıdır ve Çin’in modernleşmesi sürekli çığır açmaya devam etmektedir” diye konuştu.

Çin ve ABD’nin “sorumlu büyük ülkeler” olarak hareket etmeleri gerektiğini kaydeden Xi, “Halklarımızın beklentilerini karşılamalı, zamanımızın akışına ayak uydurmalı ve büyük ülkelerin birbirleriyle iyi geçinmesi için yeni bir yaklaşım geliştirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

XI’DEN İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI: BUSAN ANLAŞMASI GEÇİCİ OLARAK UZATILDI

Akşam yemeğindeki samimi ilişkilere yapılan vurgu bir yana, esas gündem başlıkları öncesinde yapılan zirvede ele alındı.

Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Beyaz Saray’da gerçekleştirilen heyetler arası görüşmede, Xi, iki ülkenin ekonomi ve ticaret heyetleri arasındaki istişarelerde yeni bir ortak düzenlemede anlaştıklarını, bunun iki ülke halkları, endüstrileri ve küresel ekonomi için iyi haber olduğunu söyledi.

İşbirliğinin iki yönlü bir süreç olduğunu ifade eden Xi, Çin-ABD ekonomik ve ticari ilişkilerinin istikrarının işbirliği konularının listesinin genişletilmesi ve sorun oluşturan konuların listesinin kısaltılmasına bağlı olduğunu vurguladı.

ABD ile Çin arasındaki ilişkiler, Trump’ın ikinci iktidar döneminde bir tarafta Washington yönetiminin tarife artışları ve teknoloji alanındaki kısıtlamaları diğer tarafta Çin’in küresel tedarikin büyük bölümünü karşıladığı nadir toprak elementlerinin kontrolüne yönelik attığı adımlarla genişleyen bir dizi anlaşmazlık nedeniyle düğümlenmişti.

Trump ile Xi’nin Ekim 2025’te Güney Kore’nin Busan şehrinde yaptığı görüşmede taraflar anlaşmazlık konularında geçici uzlaşmaya varmıştı. İki ülke ekonomi heyetleri dünkü buluşmalarında 10 Kasım’da dolacak geçici uzlaşmanın süresinin Ocak 2027’ye uzatılması konusunda anlaşmaya varmıştı. Bununla birlikte bu yeni bir gelişme değildi, zaten birkaç gün öncesinde iki ülke yetkilileri Busan Anlaşması’nın uzatılması konusunda uzlaşmaya varmıştı.

YAPAY ZEKA: ÇETİN REKABETİN ZORLAŞTIRDIĞI İŞBİRLİĞİ

Xi, yapay zeka alanında büyük güçler olan Çin ve ABD’nin, bu alanda rekabetin yanında işbirliği de yapabileceğine işaret ederek, “Her iki taraf da birbirine karşı savunmacı davranmak yerine karşılıklı güçlü oldukları yönleri öne çıkarabilir. Yapay zeka konusunda diyaloğu sürdürebilir, riksleri ve faydalarına dair görüş alışverişinde bulunabilir ve kötüye kullanımını birlikte önleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Yapay zeka güvenliği zirvenin önemli konu başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. İki ülkenin, yapay zekanın oluşturabileceği risklere karşı bilgi paylaşımını ve olası tehditlere ilişkin erken uyarıyı içeren bir “yapay zeka diyaloğu” başlatması bekleniyor. Ancak ABD’nin yapay zeka güvenliğine yönelik risklerin kontrol edilmesine odaklanan, Çin’in ise daha kapsamlı bir küresel yapay zeka yönetimi oluşturulmasını savunan yaklaşım farkları bugüne dek bir diyaloğun sürdürülmesine engel olmuştu.

Öte yandan ABD’li yapay zeka geliştiricisi şirketler, Çinli şirketlerinin “damıtma” adı verilen yöntemle kendi modellerinden veri çaldığını iddia ederek, Washington yönetiminden bunu engelleyecek tedbirleri almasını istiyor.

×

TAYVAN: XI’NİN TRUMP’TAN BEKLENTİSİ VAR, ANCAK ZOR BAŞLIK

Tayvan konusunda ülkesinin tutumunu yineleyerek, bu sorunun ulusal birliği ve toprak bütünlüğünü ilgilendirdiğini dile getiren Xi, Washington yönetimine, “Tayvan’ın bağımsızlığı” konusunda doğru duruşa sahip olma, Çİn-ABD stratejik işbirliği ve ikili ilşkilerin gelişiminin temelini koruma çağrısında bulundu.

Çin’in topraklarının parçası olduğunu savunduğu Tayvan, 1949’dan bu yana fiili bağımsızlığa sahip bulunuyor. Çin ana karası ile Tayvan arasında iç savaşın ardından ortaya çıkan ayrılık ve egemenlik ihtilafı sürüyor. Pekin yönetimi, “tek Çin” ilkesini vurgulayarak, Tayvan’ın diplomatik ilişkiler kurmasına, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor, kendisini tanıyan ülkelerin Tayvan ile diplomatik ilişkilerini kesmesini şart koşuyor.

Son yıllarda Tayvan üzerindeki askeri baskıyı artıran Pekin yönetimi, Ada’nın ana kara ile yeniden birleşmesi için güç kullanımını dışlamayacağını vurguluyor.

Xi, uzun zamandır Trump’ı, Washington’ın on yıllardır kullandığı “bağımsızlığı desteklemiyoruz” ifadesi yerine, “Amerika Birleşik Devletleri Tayvan’ın bağımsızlığına karşıyız” şeklinde kamuoyuna açıklama yapmaya ikna etmeye çalışıyor.

Ayrıca Xi, ABD’nin adaya silah satışını durdurmasını da istiyor. Beklendiği gibi, Xi dün Trump’a Tayvan konusunda baskı yaptı ve ABD’nin “Tayvan meselesini ihtiyatla ele almasını” umduğunu söyledi.

ABD, çoğu ülke gibi, Tayvan ile resmi diplomatik ilişkilere sahip olmasa da, en önemli uluslararası destekçisi ve ABD yasalarına göre Tayvan’a kendini savunması için gerekli araçları sağlamakla yükümlü.

ABD’nin Asya’daki müttefikleri, Xi’nin ziyaretinin ardından Trump’ın Tayvan hakkında nasıl konuşacağını yakından izledi.

Trump, Mayıs ayında Xi ile yaptığı zirveden sonra, yönetiminin Aralık ayında Tayvan’a 11 milyar dolarlık bir silah satış paketini onaylamasının ardından, yaklaşık 14 milyar dolar değerinde ikinci bir paketi beklemede tuttuğunu ve bunu “çok iyi bir müzakere kozu” olarak nitelendirdiğini söyledi.

Demokrasiyi Savunma Vakfı’ndan Craig Singleton, Reuters’a yaptığı açıklamada, Pekin’in Trump ile Tayvan konusunda yeni bir temel oluşturduğuna inanıyor olabileceğini söyledi. Xi’nin “uyum sağlamak” kelimesini kullanmasının anlamlı olduğunu belirten Singleton, çünkü “bu, Pekin’in Washington’ın zaten istediği şekilde davrandığına inandığı anlamına geliyor. Tayvan’a silah satışındaki mevcut duraksama bağlamında, Çin bu kısıtlamayı geçici bir duraklama yerine yeni bir temel standart olarak görmeye başlayabilir. Pekin’in amacı, Trump’ın Çin’in kırmızı çizgilerini kendi istikrarlı ilişki tanımına dahil etmesini sağlamaktır” diyor.

Öbür yandan Demokrat Parti senatörleri Xi-Trump zirvesini eleştirerek, Trump’ın ticaret, güvenlik, yapay zeka veya insan hakları konularında Pekin’den anlamlı tavizler alamadığını belirtiyor. Demokratlar ayrıca Trump’ı Çin’in Tayvan üzerindeki askeri baskısına kamuoyu önünde değinmemesi nedeniyle eleştirdiler ve onaylanmış askeri yardımın ve silah satışlarının adaya derhal ulaştırılması çağrısında bulundular.

İRAN: XI DİYALOG İSTİYOR, İRAN’I DA GÖZ ARDI ETMİYOR

Trump ile Xi’nin görüşmesinde gündeme gelen bir diğer önemli başlık da İran’dı. İki lider, Orta Doğu, Ukrayna ve Kore Yarımadası’ndaki durum gibi uluslararası ve bölgesel kriz konularında görüş alışverişinde bulundu.

ABD ve İran’ın sorunları diyalog ve müzakere ile çözme yoluna geri dönerek nükleer sorun dahil kapsamlı bir anlaşmaya ulaşmalarını ve en kısa sürede barışa kavuşmalarını dilediklerini ifade eden Xi, “Çin, tüm ülkelerin egemenliğine ve güvenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini savunuyor. Gerilimi düşürmek üzere daima yapıcı rol oynuyoruz ve tüm tarafları barışçı yola bağlı kalarak müzakerelerin ivmesini sürdürmeye teşvik ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Bu açıklama, Xi’nin yedinci ayında devam eden savaşın diyalog yoluyla çözüme kavuşturulmasını savunduğunu gösterse de, ABD’nin İran’a yönelik baskısını onayladığına işaret etmiyor ve iki ülke arasındaki politik fark sürüyor. Çin, müttefiki İran’ın taleplerini tamamen göz ardı etmiyor.

Washington yönetiminin Rusya ve İran’a yönelik yaptırımlarını genişletmesi de Çin ile yapılacak görüşmelerin ekonomik boyutunu etkileyebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. Rusya ile Çin arasındaki stratejik ilişkiler, aynı zamanda ABD ile rekabette önemli bir cephe anlamına geliyor.

Benzer Haberler

Manisa’daki okul saldırısı

Saldırgan ve 9 kişi adliyeye sevk edildi

Kürtlerin Suriye devletinden beklentileri:

Güvence, haklar ve güvenlik temel talepler

El koyma kararı verildi: Milyonluk araçlar, jetler…

Fon soruşturmasında 21 kişiye tutuklama talebi

‘Spekülatif haberlere itibar edilmemeli’

Mehmet Şimşek istifa iddialarını yalanladı

Kurtulmuş süreç için konuştu:

Meclisin açılmasıyla izleme komisyonu kurulacak

Gürlek ‘FETÖ bağlantıları’ dedi

Yazıcıoğlu soruşturması: 33 kişi daha gözaltına alındı

Ticaret, Tayvan, İran: Tutumlar farklı

Xi ve Trump 'samimiyeti' vurguladı, ancak ihtilaf derin