Bülent Falakoğlu
Fon işi patlayalı bir haftayı geride bıraktı. Faturayı kimin ödeyeceği, suçlunun kim olduğu, faturanın büyüklüğü gibi sorular karşısında ortalık hala toz duman.
Herkes kendince, bir noktadan ‘taş atıyor’ şeytana!
“Milleti söğüşleyip yatlar, katlar hatta uçak alan patronlar çeksin cezasını” diyenler. ‘İyi oldu aç gözlülere, yüzde 500 kazanırken iyiydi’ diye oh çekenler. ‘Siyasi sorumlular’ nerede diye soranlar.
Oysa fon batağının faturasını sadece fonda parası batanlar ödemeyecek. Taşı doğru yere atmak için meselenin kendisini ve müsebbiplerini doğru anlamak gerek.
Ne oldu, nasıl oldu? Bu sorudan başlamalı!
Önce resmen dolandırıcılık masası kuruldu: ‘Kurallı’, ‘yasal’.
2020 yılında fonlar kuruldu.
Önüne gelenin, ‘halka açılıyoruz’ söylemi eşliğinde borsaya girişine izin verildi. Simitçi, kahveci, gazozcu… Herkes borsaya açıldı. Oysa açılan yeni moda vurgunun’ önüydü!






