BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Erdoğan Trump ile görüşecek

Bir yıl geçti, gündem aynı: F-35

Erdoğan Trump ile görüşecek
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta ve yarın Trump ile görüşmesi bekleniyor. Pek çok bölgesel meselenin ele alınacağı kaydediliyor. Gündeme gelmesi beklenen kritik bir konu da F-35 uçakları. Erdoğan ile Trump geçen yıl bu zamanlar yine bu konuyu ele almışlardı.

HABER MERKEZİ – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu görüşmelerine katılmak üzere dün ABD’nin New York kentine gitti.

Yarın 16. kez BM Genel Kurulu’nda konuşma yapacak olan Erdoğan’ın yarın ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesi bekleniyor. Görüşmenin ana gündemlerinden biri yine F-35 savaş uçakları ve ABD’nin yaptırımları olacak.

Bu gündem, Erdoğan’ın geçen yılki BM 80. Genel Kurulu için gittiği New York’ta Trump ile yaptığı görüşmede de öncelikli başlıklardan biriydi.

TOM BARRACK S-400 SAVUNMA SİSTEMLERİNE DİKKAT ÇEKTİ

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Erdoğan ile Trump görüşmesi öncesinde ABD-Türkiye ilişkileri hakkında açıklamalarda bulundu.

CNN Türk televizyonuna konuşan Barracak, Ankara-Washington hattındaki iletişimi sürdürmeye çalıştıklarını söyledi. Barrack, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle uygulanan CAATSA yaptırımlarına değinerek Kongre’deki sürecin devam ettiğini kaydetti.

Savunma ve silah altyapısının önemli ölçüde değiştiğini belirten Barrack, “Rus sisteminin kullanımı ABD sistemi ile kesinlikle uyumlu değildir” dedi.

S-400 konusunda Kongre’yi işaret eden Barrack, “Kongrenin S-400 sorununu nasıl çözeceği üzerine çalışması lazım” ifadelerini kullandı. Barrack, buna karşın meselenin ikili ilişkiler açısından belirleyici bir kriz olmadığını savunarak, “Bu, iki ülke için çok kritik bir sorun değil” diye konuştu.

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri de değerlendiren Barrack, “İlişkimizde hiçbir parazit yok” ifadesini kullandı. Barrack, Erdoğan ile Trump arasındaki ilişkiye ilişkin ise iki lider arasında “iyi bir uyum” bulunduğunu söyledi.

×

BARRACK DAHA ÖNCE F-35’LER İÇİN S-400’Ü İŞARET ETMİŞTİ

Türkiye, 2019’da Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerini satın alınca ABD tarafından F-35 programından çıkarılmıştı ve bu durum iki ülke arasında yıllardır kritik bir sorun olmaya devam ediyor. Erdoğan ile Trump arasında son bir yılda bu sorunun aşılabilmesi için bazı kritik görüşmeler yapıldı. Ancak Türkiye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması, Trump’ın kişisel kararıyla mümkün olamıyor ve ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Barrack, 10 Aralık 2025’te bu durumu şöyle şunları dile getirmişti:

“ABD yasalarında belirtildiği üzere, Türkiye’nin F-35 programına dönebilmesi için artık S-400 sistemini işletmemesi ve elinde bulundurmaması gerekmektedir. Başkan Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki olumlu ilişki, bu konuda neredeyse on yıldır yürütülen en verimli görüşmelere zemin hazırlayan yeni bir işbirliği atmosferi yaratmıştır. Umudumuz, bu görüşmelerin önümüzdeki aylarda hem Amerika Birleşik Devletleri’nin hem de Türkiye’nin güvenlik gereksinimlerini karşılayan bir ilerleme sağlamasıdır.”

TAM BİR YIL ÖNCE DE GÜNDEM AYNIYDI

Sorunun aşılması yönünde son bir yıldaki üst düzey görüşmelere rağmen henüz somut bir adım atılabilmiş değil ve Erdoğan’ın yarın Trump ile görüşmesinde konunun yeniden masaya yatırılması bekleniyor.

Erdoğan, BM 80. Genel Kurul görüşmeleri kapsamında gittiği ABD’de, 25 Eylül 2025’te Beyaz Saray’da Trump ile görüştü ve görüşmede uçaklar önemli bir yer tuttu.

Ticari amaçlı olarak Türk Hava Yolları (THY) tarafından kullanılmak üzere Boeing uçakları önemli bir başlık olarak ele alındı ve Erdoğan ile Trump görüşmesinin ardından THY ABD’den 225 Boeing uçağı sipariş etti.

Bu adımın esasen ABD ile savaş uçaklarıyla ilgili devam eden krizi yumuşatmak amacıyla atıldığı kaydedilmişti. Nitekim Erdoğan’ın Trump ile görüşmesinde bir diğer önemli başlık da hükümetin “yerli ve milli” olarak nitelediği yeni nesil KAAN uçaklarını ilgilendiriyordu. Ancak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 27 Eylül 2025’te Erdoğan’ın Trump ile görüşmesinin ardından KAAN uçağı için gereken motorların ABD’den alınamadığını açıkladı. “KAAN’ın motorları ABD Kongresi’nde bekliyor, onların lisansı durmuş durumda” diyen Fidan, bunun “müttefiklik ruhuna, stratejik ortaklık ruhuna yakışmadığını” kaydetti.

Tartışmalara neden olan bu açıklama, KAAN uçaklarının iddia edildiği gibi yerli üretim olmadığını ortaya koymuştu. Bu uçaklarda kullanılması düşünülen motor, Amerikan yapımı F110 motoru. General Electric (GE) Aerospace tarafından üretilen bu motor, F-16 ve F15EX Eagle II’lerde de kullanılıyor. GE’nin internet sitesindeki bilgilere göre 17 ülke, savaş uçaklarında bu motoru kullanıyor.

Fidan’ın açıkladığı haliyle, ABD’li şirketlerin geliştirdiği ve savaş sanayisinde kullanılan bu tür ürünlerin diğer ülkelere satılabilmesi için ABD Kongresi’nin onayı gerekiyor.

×

F-35’LERLE İLGİLİ SORUN NE?

Esas kriz konusu ise F-35 savaş uçakları. NATO üyesi Türkiye, 2002’den 2019’a kadar F-35 projesinde hem alıcı hem de ortak üretici olarak yer alıyordu. Türkiye’nin ABD ile F-35 modeli uçaklar konusundaki ihtilafı 2019’da başladı. Türkiye Rusya’dan S-400 hava savunma sistemini alınca, ABD 2020’de CAATSA yaptırımlarını devreye koydu ve 2021’de de Türkiye’yi resmen F-35 programından çıkardı.

Türkiye’nin yeniden F-35 programına alınması veya bu uçaklardan alabilmesi ancak CAATSA (ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) yaptırımlarının kaldırılmasına bağlı. ABD Kongresi, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 satın almasının CAATSA’nın 231’inci maddesini ihlal edeceğini ve yaptırımların gündeme gelmesi gerektiğini belirtmişti.

2,5 milyar dolara satın aldığı S-400’leri elinde tutan ve fakat kullanamayan Türkiye, F-35 uçakları için de ayrıca 1,4 milyar dolar ödemişti. Bu paranın karşılığını alamadığı gibi Türkiye aynı zamanda CAATSA yaptırımları nedeniyle F-35 programındaki yaklaşık 9 milyar dolarlık üretim iş payını da kaybetti.

CAATSA yaptırımları, Türkiye’ye sadece F-35 uçakları nedeniyle maliyet çıkarmadı, aynı zamanda Türkiye’nin modernize etmek istediği F-16 savaş uçakları ve “yerli üretim” denilen savaş uçağı KAAN için gerekli motorların alımını da etkiliyor ve bu başlıklar da ayrıca Türkiye ile ABD arasında son yıllarda önemli krizlere yol açtı.

BEYAZ SARAY’DA ÇÖZÜMSÜZ KALMIŞTI: F-35, F-16 VE EUROFIGHTER

NATO ZİRVESİ: TRUMP’IN ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALARI

F-35 savaş uçakları meselesi, son olarak 7-8 Temmuz’daki NATO Zirvesi için Ankara’da gelen Trump’ın Erdoğan ile yaptığı görüşmede gündeme geldi. Trump, F-35’lerle ilgili olarak, “Bu bizim vereceğimiz karar. Çok iyi ilişkimiz var. Çoğu ülkeden de sadık aynı zamanda Türkiye. Üzerine düşündüğümüz konu. Dünyanın en iyi uçağı F-35 ve bunu düşüneceğiz” dedi.

Erdoğan ise “F-35 bizim için yeni bir konu değil. Biz 5 uçağın da sözünü aldık ve Sayın Trump’ın bu konuda bize ayrıca sözü var. Sayın Trump her zaman sözünün arkasındadır ve bu zirveden hayırlı bir karar çıkacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’dan F-35 mesajı: 5 uçak sözü aldık | Trump: CAATSA yaptırımlarını kaldıracağız

Ancak Trump, ertesi gün (8 Temmuz’da) Türkiye’den ayrıldıktan sonra uçakta gazetecilerin yeniden F-35 konusun sorması üzerine, Türkiye’ye F-35 satışı konusunda henüz karar vermediğini, F-35’lerin hangi ülkelere verileceğine ilişkin karar vereceklerini söyledi.

Aynı gün Trump’ın bu çelişkileri ifadelerinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, “Bizi izleyin” yanıtını vermekle yetindi.

S-400’LER İÇİN “ÜÇÜNCÜ ÜLKE” İDDİASI: BURADA DA RUSYA ENGELİ VAR

Trump, 7 Temmuz’da Erdoğan ile görüşmesinde aynı zamanda F-35’lerin satılmasının önündeki en önemli engel olan CAATSA yaptırımları için de konuşmuştu. Trump, “Yaptırımları iptal edeceğiz. Bu yaptırımları kaldıracağız. Zamanı geldi. Biz dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz” dedi.

Ancak konu Trump’ın ifade ettiği kadar basit görünmüyor. CAATSA yaptırımlarının şartı açık: Türkiye S-400 sistemini elinden çıkarmalı.

Bu görüşmenin ardından Türkiye’nin yeniden F-35 programına dahil olmak için elindeki S-400 hava savunma sistemini üçüncü bir ülkeye satacağına ilişkin iddialar gündeme geldi. Ancak bu konuda bugüne kadar herhangi bir gelişme yaşanmadığı gibi, böyle bir sürecin işletilmesi de kolay görünmüyor. Zira Türkiye’nin S-400’leri üçüncü ülkeye satması yetmiyor, bunun için Rusya’nın da onay vermesi gerekiyor. Rusya, bu iddianın gündeme gelmesinin ardından Türkiye ile görüşmelerin sürdüğünü duyurmakla yetindi.

SADECE CAATSA DEĞİL, NDAA DE VAR: SORUN, S-400’LERİN ÜÇÜNCÜ ÜLKEYE SATIŞIYLA ÇÖZÜLÜR MÜ?

Ekonomi ve Dış Politika Çalışmaları Merkezi (EDAM) Direktörü eski diplomat Sinan Ülgen, 10 Temmuz’da dikkat çekici değerlendirmelerde bulunmuştu. Ülgen, Trump’ın F-35’lerin Türkiye’ye verilmesiyle ilgili çelişki (“ikircikli”) söyleminin, “işin o kadar kolay olmayacağını” anlamasıyla ilgili olduğunu belirtmiş ve bunu şöyle açıklamıştı:

“Zira Trump, CAATSA engelini (Waiver – Feragat*) yetkisiyle 180 günlüğüne aşabilir. O süre de, o 6 uçağın (Erdoğan 5 F-35 uçağı demişti) Türkiye’ye teslim edilmesi için yeterli olur. Ama mesele CAATSA ile bitmiyor. Bu teslimata engel olan bir de Ulusal Savunma Yetkinlendirme Yasası – NDAA var.

S400 adlı baş ağrısından, sistemi bir üçüncü ülkeye satmak suretiyle kurtulmak açıkçası pek gerçekçi değil. Rusya’nın onayı lazım. Rusya da bir yandan Türk-Amerikan ilişkisine diğer yandan da NATO’ya zarar veren bu sorundan niye bizi kurtarsın?

O nedenle çözüm bir taraftan ABD Hükümetinin Kongreyi NDAA yasasında yer alan ‘sistemin mülkiyetine son verilmesi’ şartını gözden geçirmeye ikna etmesini gerekli kılıyor. Bunu da Türkiye ile hükümetlerarası düzeyde sağlanacak bir mutabakat temelinde yapabilir.

O mutabakat ne? İşte burada da Türkiye’nin yerleşik pozisyonundan geri adım atması lazım. Özünde S400’ün operasyonel hale getirilmeyeceğini taahhüt etmesi gerekecek. Ve de bu taahhüdün bir denetim boyutu olacak. Bu şartla NDAA’de revizyona gidilebilir, bir ihtimal.

Bu çözümü de ABD’deki Kasım’daki ara seçimlerden önce hayata geçirmek gerekecek. Sonra fırsat penceresi kapanacak. Ama gerek CAATSA gerek NDAA engellerinden kalıcı olarak kurtulmanın formülü de bu. ‘Waiver’ yara bandıdır. Savunma sanayiinde kalıcı işbirliğinin kapısını açmaz.”

×* Waiver yetkisi: Trump’ın “Feragat” (Muafiyet) yetkisi, ABD Başkanı’nın ulusal güvenlik çıkarlarını gerekçe göstererek Kongre tarafından yasalaştırılmış olan belirli yaptırımları, ambargoları veya yasal kısıtlamaları geçici bir süreliğine askıya alınmasına veya atılmasına izin verilmesine olanak sağlayan özel bir yetkidir.

Benzer Haberler

Saldırgan ve ailesi gözaltında

Manisa'da okula silahlı saldırı: 11 yaralı, 3'ünün durumu kritik

Hakan Tosun cinayeti:

Sanık avukatları gelmedi, duruşma ertelendi

Kıbrıs için New York trafiği hızlandı

Erhürman ve Hristodulidis’ten müzakere diplomasisi

14 kişi daha gözaltına alındı

Fon soruşturmasında yeni dalga operasyon 

Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda konuştu

Güvenlik Konseyi için reform çağrısı: 'Görevini icra edemiyor'

‘Anayasa için pazarlık yok’

Doğan: Silahsızlanmaya dair önemli gelişmeler bekliyoruz

‘Bizi birbirimizden ayırmak istiyorlar’

Bakırhan: Alevi eşit olursa Kürt özgür olur

Erdoğan Trump ile görüşecek

Bir yıl geçti, gündem aynı: F-35