5 Kasım 2026 Nûmedya24
Köşe Yazısı

Süreç, Alevi reaksiyonu ve tartışma ihtiyacı

Vedat İlbeyoğlu Sürece dair tartışmalar iki yıldır sürüyor. MHP’nin Türkçülük arsasında gecekondu yapma motivasyonuyla çakallığa soyunan sağ siyasetin ırkçı-faşist bölüklerinin akıl ve izanla ilgisi olmayan, “Devletin anahtarını Öcalan’a teslim ettiler” vb. zırvalarla cepheden yürüttükleri ‘istemezükçülüğü’ bir kenara bırakalım. Zira bunların yaptığı tartışma ya da eleştiri değil; savaşın ilelebet sürmesini siyasete tahvil eden gözü kararmış akbabalık…

Vedat İLBEYOĞLU

Sürece dair tartışmalar iki yıldır sürüyor. MHP’nin Türkçülük arsasında gecekondu yapma motivasyonuyla çakallığa soyunan sağ siyasetin ırkçı-faşist bölüklerinin akıl ve izanla ilgisi olmayan, “Devletin anahtarını Öcalan’a teslim ettiler” vb. zırvalarla cepheden yürüttükleri ‘istemezükçülüğü’ bir kenara bırakalım. Zira bunların yaptığı tartışma ya da eleştiri değil; savaşın ilelebet sürmesini siyasete tahvil eden gözü kararmış akbabalık…  Önemli bulduğumuz, iktidarca ‘terörsüz Türkiye” diye kodlanmış sürecin az çok sahip çıkılabilir bir çözüm ve barış eksenine doğru zorlanmasına katkı sunabilecek tartışma çerçevesidir. Bunu veri aldığımızda, halka tamamen kapalı yürüyen, adı bile taraflarca farklı anılan bir sürecin tartışmalara konu olmaması, belirleyici ya da güçlü tarafın yani iktidarın lehine bir durum olurdu. Bu anlamda tartışmak gereklidir, ihtiyaçtır. Geçen yazıdada belirtmiştik, her süreç eleştirisini çözüm ya da barış karşıtlığı olarak değerlendirmek çözüm ve barış mücadelesinin hayrına değildir. Bunun örneklerini gördük ve görüyoruz. Bu konuda bir denge oluşturulmadığı ve hadi söyleyelim özgüvenli, olgun bir tutum geliştirilmediği, eleştiriden (hakaretten değil ama) beslenilmediği sürece gösterilecek her agresif, reaksiyoner tepki kendisinde bir irtifa yitimine yol açabilecektir.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Haberler

Doğu Ergil yazdı

Devlet aklı ile iktidar çıkarı arasındaki gerilim olabilir mi?

Bir ülkede devlet kurumları belirli bir siyasal kadronun devamlılığına bağımlı hâle gelirse, iktidar değişikliği olağan bir demokratik süreç olmaktan çıkarak kurumsal bir belirsizlik kaynağına dönüşebilir. Bu durumun iki sonucu vardır: İktidar, kendi devamlılığını devletin istikrarıyla özdeşleştirme eğilimine girebilir. Buna ilâveten, devlet kurumları, görevlerini yerine getirirken hukuktan çok siyasal beklentileri gözetmeye başlayabilir.

Sedat Ulugana yazdı

Zilan'da katliamdan sonra: Kayyum, sürgün ve gasp edilen bir memleket

Oysa Zilan'ın tarihini yazmak, yalnız öldürülenlerin izini sürmek değildir. Sağ kalanların başına gelenleri, sürgünde doğan ve büyüyen çocukları, yirmi yıl sonra harap köylerine dönen aileleri, el değiştiren arazileri ve yasak bölge ilan edilen bir memleketin yeni sahiplerini de araştırmak gerekir. Çünkü 1930 yazında Zilan'da yaşanan katliam, geride kalan Kürtlerin hayatını belirleyen uzun bir sürecin başlangıcı olmuştu.

Ercan Jan Aktaş yazdı

Gençliğin haysiyet isyanı

Belki de bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yükselen bu gençlik hareketlerinin en önemli ortaklığı, yalnızca mevcut düzene karşı çıkmaları değil, başka türlü bir yaşamın mümkün olduğuna dair inancı yeniden yeşertmeleridir. Gençler, kendilerine miras bırakılan eşitsizlikleri, savaşları, ekolojik yıkımı, göçmen ve yabancılara karşı nefreti, güvencesizliği ve iktidar ilişkilerini kaçınılmaz bir kader olarak kabul etmiyorlar. Kendi yaşamlarının seyircisi olmayı reddederek sözün, kararın ve ortak geleceğin öznesi olmak istiyorlar. Bu nedenle mesele yalnızca bir kuşağın öfkesi ya da geçici bir protesto dalgası değildir. Bütün bu gelişmeleri  siyasetin, toplumsal ilişkilerin ve birlikte yaşama kültürünün yeniden kurulmasına yönelik tarihsel bir arayış olarak da okumak mümkündür.

Akın Olgun yazdı

Demirtaş ve tarihin şahitliği

10 yıldır yazan, üreten, anlatan bir Demirtaş gerçekliği var. Tarihi kendine şahit yazan tüm liderler gibi o da notlar düşüyor bugünden yarına. İçeriden dışarıya konuşanların, dışarıdan içeriye seslenenlerden daha derin, daha donanımlı olmasının nedeni, sanıldığı gibi düşünmeye çok vakit bulmalarından değil, düşünmenin ve üretmenin ayakta kalmanın tek yolu olduğunu bilmelerindendir. Duvarları aşan hayalin, aklın izleri bu yüzden edebiyata, sanata, siyasete çok güçlü şekilde akar.

Doğu Ergil yazdı

Devlet aklı ile iktidar çıkarı arasındaki gerilim olabilir mi?

Bir ülkede devlet kurumları belirli bir siyasal kadronun devamlılığına bağımlı hâle gelirse, iktidar değişikliği olağan bir demokratik süreç olmaktan çıkarak kurumsal bir belirsizlik kaynağına dönüşebilir. Bu durumun iki sonucu vardır: İktidar, kendi devamlılığını devletin istikrarıyla özdeşleştirme eğilimine girebilir. Buna ilâveten, devlet kurumları, görevlerini yerine getirirken hukuktan çok siyasal beklentileri gözetmeye başlayabilir.

Sedat Ulugana yazdı

Zilan'da katliamdan sonra: Kayyum, sürgün ve gasp edilen bir memleket

Oysa Zilan'ın tarihini yazmak, yalnız öldürülenlerin izini sürmek değildir. Sağ kalanların başına gelenleri, sürgünde doğan ve büyüyen çocukları, yirmi yıl sonra harap köylerine dönen aileleri, el değiştiren arazileri ve yasak bölge ilan edilen bir memleketin yeni sahiplerini de araştırmak gerekir. Çünkü 1930 yazında Zilan'da yaşanan katliam, geride kalan Kürtlerin hayatını belirleyen uzun bir sürecin başlangıcı olmuştu.

Ercan Jan Aktaş yazdı

Gençliğin haysiyet isyanı

Belki de bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yükselen bu gençlik hareketlerinin en önemli ortaklığı, yalnızca mevcut düzene karşı çıkmaları değil, başka türlü bir yaşamın mümkün olduğuna dair inancı yeniden yeşertmeleridir. Gençler, kendilerine miras bırakılan eşitsizlikleri, savaşları, ekolojik yıkımı, göçmen ve yabancılara karşı nefreti, güvencesizliği ve iktidar ilişkilerini kaçınılmaz bir kader olarak kabul etmiyorlar. Kendi yaşamlarının seyircisi olmayı reddederek sözün, kararın ve ortak geleceğin öznesi olmak istiyorlar. Bu nedenle mesele yalnızca bir kuşağın öfkesi ya da geçici bir protesto dalgası değildir. Bütün bu gelişmeleri  siyasetin, toplumsal ilişkilerin ve birlikte yaşama kültürünün yeniden kurulmasına yönelik tarihsel bir arayış olarak da okumak mümkündür.

Anasayfa