Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda kürsüye çıkarak Gazze, İran, Suriye, Irak, Ukrayna, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs gibi birçok konuda açıklama yaptı. Erdoğan, Genel Kurulu’a hitap ederken, İsrail heyeti salonu terk etti. Erdoğan, “Görevini icre edemez halde” sözleriyle Güvenlik Konseyi için reform çağrısı yaptı.
HABER MERKEZİ – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda açıklamalarda bulundu. BM Genel Kurulu’nda 16’ncı kez kürsüye çıkan Erdoğan’ın konuşması 35 dakika sürdü.
ERDOĞAN KÜRSÜYE ÇIKINCA İSRAİL HEYETİ SALONU TERK ETTİ
Erdoğan konuşmasında Gazze’deki savaşa ve Filistin’in uluslararası statüsüne ilişkin mesajlar verdi. Erdoğan kürsüden BM Genel Kurulu’na hitap ederken, İsrail heyeti salonu terk etti.
Erdoğan, konuşmasında Filistin devletinin tanınması konusunda da çağrıda bulundu. “Bugün bir kez daha Filistin Devletini henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum” diyen Erdoğan, Filistin’in “özgür ve egemen bir devlet olarak tanınması” gerektiğini ifade etti.
‘GAZZE, ÇAĞIMIZIN EN UTANÇ VERİCİ TEMERKÜZ KAMPIDIR’
Gazze’yi “çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampı” olarak tanımlayan Erdoğan, bölgedeki çocuk ölümlerine ve çocukların yaşadığı fiziksel kayıplara dikkat çekti.
Erdoğan, “Gazze bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir, aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir” dedi.
“Filistin Devlet Başkanı Sayın Abbas üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor. Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanları yaralamaktadır” diyen Erdoğan, Abbas’ın salonda bulunamamasına rağmen Türkiye’nin Filistin’in sesi olmaya devam edeceğini söyledi.
“Gazze’nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlamamız gerekiyor. Bu konuda sizleri İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya davet ediyorum” çağrısında bulunan Erdoğan, şunları söyledi:
“Şunu herkes artık kabul etsin: Filistin Devleti’ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti’nin vücut bulacağı o güzel günleri inşallah göreceğiz.”
| BM Genel Kurulu: Son kez kürsüye çıktı Guterres: İnsan hakları çiğnendi, uluslararası hukuk bir kenara atıldı |
’81 YIL ÖNCE BARIŞ VE GÜVENLİK İÇİN KURULAN BM BU GÖREVİ İCRA EDEMEZ HALE GETİRİLDİ’
Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi’nin “dünya 5’ten büyüktür ilkesi”yle reforme edilmesi gerektiğini kaydetti.
Dünya’nın farklı bölgelerinde yaşanan savaş ve çatışmalara dikkat çeken Erdoğan, “Hepimizi sarsması gereken bu manzaranın bize anlattığı şudur. Bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı bu görevini icra edemez hale gelmiş, daha doğrusu getirilmiştir. Teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir. Filistin’de, Lübnan’da, Sudan’da ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını Birleşmiş Milletler’e bağlamış olanlar derin bir hayal kırıklığı içindedir” dedi.
‘SURİYE, YENİ BİR YOLA GİRDİ’
Konuşmasının devamında Suriye’de yaşanan rejim değişikliğine değinen Erdoğan, “14 yıllık zulmün ardından Suriye, 8 Aralık devrimi ile birlikte yeni bir yola girdi. Cumhurbaşkanı Şara’nın liderliğinde Suriye’nin her türlü iç ve dış tahrike rağmen güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine doğru ilerlediğini görüyoruz. Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI
“Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğine inanıyoruz” diyen Erdoğan, “Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ise Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesi samimi arzumuzdur. Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi, gıda güvenliğinin temini ve savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önlenmesi amacıyla taraflarla temaslarımızı sürdürüyoruz. Karadeniz’de ticari gemilere yönelik son saldırıların, kim tarafından yapılırsa yapılsın, kabul edilemez olduğunu bilhassa vurguluyorum” ifadelerini kullandı.
DOĞU AKDENİZ KONFERANSI ÖNERİSİ VE KUZEY KIBRIS’I TANIMA ÇAĞRISI
“Ege ve Doğu Akdeniz’de mevcut meselelerin iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun biçimde çözülmesini arzu ediyoruz. Doğu Akdeniz Konferansı önerimiz müşterek bir zemin oluşturulmasına katkı yapacaktır” ifadelerini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
‘KÜRESEL CİNSİYETSİZLEŞTİRME’
“Dünyamız hızla değişirken insanlık da eş zamanlı olarak yeni sosyal tehditlerle yüzleşmeye başlamıştır. Batıda veba gibi yayılan İslam düşmanlığı bunların en başında geliyor. Bilhassa Müslüman kadınlar ve kız çocukları son yıllarda ayrımcılığa daha fazla maruz kalıyor. Kimi ülkelerin okullarda uygulamaya koyduğu başörtüsü yasaklarını kadınların en temel haklarına yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz. Artan yabancı karşıtlığı, kültürel ırkçılık ve antisemitizm de kararlılıkla mücadele edilmesi gereken zehirli akımlardır” dedi Erdoğan, ardından şunları ekledi:
“Küresel cinsiyetsizleştirme bu politikaların aile kurumuyla birlikte masum çocukları da hedef alan bir kuşatmaya dönüştüğünü bilmemiz lazım. Bu kuşatmayı ancak kadın ve erkekten oluşan aileyi koruyarak kırabiliriz. Türkiye lobilerin saldırılarına rağmen aile ve çocukların korunmasında inisiyatif almaya devam edecektir.”







