Trump, BM 81. Genel Kurulu’nda konuşacak. Geçen yıl savaşları bitirmekle övünen Trump, bu yıl çıkmaza giren İran’daki savaşla meşgul. Ayrıca Ukrayna’daki savaşı bitirme vaadi sonuçsuz ve bu iki savaşa dair belirsizlik küresel çapta olumsuz sonuçlar üretiyor. Bu ortamda Trump, çok sayıda ülkenin lideriyle görüşecek.
HABER MERKEZİ – Birleşmiş Milletler (BM). 81. Genel Kurulu bugün başlıyor ve 190 ülkeden üst düzey katılım var. Geçen yıl Filistin meselesi ile Gazze’deki savaş ve ABD Başkanı Donald Trump’ın barış mesajları BM’nin 80. Genel Kurulu’nun gündemine damgasını vururken bu yıl ana gündem İran’daki savaş.
Donald Trump, Ortadoğu ve Ukrayna hattında süren iki büyük savaşın yarattığı çıkmaz devam ederken, bugün BM Genel Kurulu’nda çok sayıda ülkenin liderleriyle bir araya gelecek.
Trump, toplanan delegelere hitaben BM Genel Kurulu’nda bir konuşma yapacak ve ardından en az 11 ülkenin liderleriyle ikili veya grup görüşmeleri yapması bekleniyor.
Trump İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen ve Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman, Bahreyn, Kuveyt ve Katar’dan oluşan Körfez ülkelerinin temsilcileriyle bir araya gelecek.
Ayrıca Trump, liderler resepsiyonu sırasında da onlarca liderle görüşebilir. Trump, dün Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya gelmişti.
Uzun yabancı liderler görüşmeleri listesi, ABD başkanının ikinci döneminde dış ilişkilere verdiği önemi yansıtıyor; bu dönemde birçok savaş başlattı, uzun süredir devam eden ittifakları sorguladı, müttefiklerini işgalle tehdit etti ve bir düzineden fazla çatışmaya arabuluculuk yapmaya çalıştı, ancak bu girişimlerinde umduğu sonuçları elde edemedi.
RODRIGUEZ İLE İLK GÖRÜŞME VE GRÖNLAND İÇİN ANLAŞMA
Trump’ın Venezuela’nın geçici Devlet Başkanı Rodriguez ile ilk kez görüşecek. Rodriguez, ABD güçlerinin Ocak ayında Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırıp New York’a götürmesinin ardından Trump yönetiminin onayıyla iktidara gelmişti.
Trump’ın müttefikleri, ABD’nin Venezuela’nın petrol sektörünü ABD yatırımlarına açmak için Rodriguez ile birlikte çalıştığını söylerken, Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler ise yönetiminin Güney Amerika ülkesinde yeni seçimler için yeterince baskı yapmadığını belirtiyor.
Trump, Danimarka ve denizaşırı toprağı Grönland’ın liderleriyle yapacağı görüşmede, jeopolitik rakiplerinin varlığını sınırlarken adadaki ABD askeri varlığını artırmayı amaçlayan bir anlaşma imzalayacak. Danimarka ve Grönland yetkilileri, bu anlaşmanın Trump’ın Grönland’ı zorla ele geçirebileceğine dair geçmişteki açıklamalarına son vereceğini umuyor.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞINI BİTİRECEĞİNİ SÖYLEMİŞTİ
Trump, 2025’in Ocak ayında başkanlık koltuğuna oturduğunda Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı sonlandıracağını vaat etmişti ve geçen yılın sonbaharında diplomatik çabalar da başlamıştı. Ancak herhangi bir somut sonuç ortaya çıkmadı ve aksine savaş aradan geçen bir yılda özellikle insansız hava araçlarının etkin şekilde kullanılmasıyla daha geniş çaplı hale geldi ve iki ülkenin enerji kaynakları büyük zarar gördü.
Trump’ın özel temsilcileri Zelenskiy ile görüştü | ABD, üçlü müzakere formatına dönmek istiyor
YENİDEN BM GENEL KURULU: GEÇEN YIL FİLİSTİN, BU YIL İRAN
Trump, geçen yılki Genel Kurula konuşmasında İran’a görece küçük bir bölüm ayırmıştı ve Haziran 2025’teki 12 Gün Savaşı’na göndermede bulunarak İran’ın nükleer kapasitesine büyük oranda hasar verdiklerini ileri sürmüştü. Trump, “Dünyada başka hiçbir ülke bizim yaptığımızı yapamazdı” diyerek övünmüş, ardından büyük oranda dünya barışına yönelik mesajlar vermişti. Trump, en az 8 büyük savaşı sonlandırdığını ve Nobel Barış Ödülü’nü hakkettiğini ileri sürmüştü.
Bu konuşmadan kısa süre sonra, 29 Eylül 2025’te Trump Gazze Barış Planı’nı duyurdu ve ardından 10 Ekim 2025’te İsrail ile Hamas arasında ateşkes ilan edildi. Gazze’deki savaşı durduran önemli bir gelişme olmakla birlikte, plan hala tam anlamıyla hayata geçmiş değil ve Gazze’de İsrail ile Hamas arasındaki gerilimler sürüyor.
Trump’ın İran’a darbe vurduğunu söyleyip görece önemsizleştirdiği İran ile ilgili BM’nin 80. Genel Kurulu’ndaki konuşması da kısa süre sonra zıt gelişmelerle açığa çıktı. ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş halihazırda bir çıkmaz durumunda ve gerilim sürüyor.
Önümüzdeki hafta BM’de yeniden konuşması beklenen Trump’ın, çıkmazda olan İran’daki savaşı bu kez daha geniş şekilde dile getireceği belirtiliyor. Trump’ın sık sık dile getirdiği gibi İran’a karşı savaşı kazandıklarını ve İran’ı askeri-ekonomik olarak etkisiz hale getirdiklerini söylemesi bekleniyor.
Ancak önce askeri gücü, yönetim kapasitesi ve ekonomik yapısı büyük tahribata uğramasına rağmen İran, önce Hürmüz Boğazı ve ardından Yemen’de desteklediği Husilerin Babu’l Mendeb hamlesiyle ABD’ye karşı kritik avantajlar elde etti ve küresel enerji piyasalarını olumsuz etkileyen bu hamleler, çıkmazdaki savaşta İran’ın en önemli kozları olmaya devam ediyor.
Trump’ın olası zafer konuşmasının BM’ye katılacak ülkelerin temsilcilerini ne derece ikna edeceği de belirsiz. Son altı ayda özellikle enerji fiyatlarında devam eden artış, birçok ülkenin İran’daki savaşla ilgili şüphelerini artırmış durumda.
Öte yandan Husilerin Kızıldeniz kıyılarındaki ilerleyişi, Trump’ı ABD’de büyük ölçüde destek bulmayan savaş konusunda giderek daha da zor bir duruma soktu, ABD’nin müttefiki Suudi Arabistan’a darbe vurdu ve Washington’ın bölgesel ortaklarını koruma yeteneğinin sınırlarını ortaya çıkardı.
Avrupa ve Asya’daki müttefiklerin çoğu, Trump’ın kendilerine danışmadan başlattığı ve ekonomileri için yıkıcı sonuçlar doğuran bu savaşta yardım taleplerini reddetti. Bu nedenle Trump ile NATO müttefikleri ile Avrupalı ortakları arasında İran savaşı sonrasında baş gösteren gerilim sürüyor.
Trump’ın bütün bu olumsuz tablodan sonra Kasım ayındaki ara seçimlerde güç kaybetmesi bekleniyor. Bu da iç siyasette de Trump’ın İran savaşı nedeniyle zor durumda olduğuna işaret ediyor.







