6 Kasım 2026 Nûmedya24
Dünya

Belçika ABD'ye özendi: Göçmenler hedefte

Hak örgütleri: 'Belçika’nın ICE’ı kuruluyor'

Belçika Temsilciler Meclisi, polisin sınır dışı kararı bulunan bazı göçmenleri yakalamak için özel konutlara girmesine izin veren tartışmalı yasa tasarısını kabul etti. Düzenleme, göçmen hakları savunucularının yanı sıra hukukçuların da tepkisini çekti.

Foto: Lesoir news

HABER MERKEZİ- Belçika'da Başbakan Bart De Wever hükümetinin göç politikasının en tartışmalı başlıklarından biri olan düzenleme, bugün Temsilciler Meclisi'nde kabul edildi. Oylama, De Wever'in bütçe görüşmelerinde uzlaşma sağlayamaması üzerine hafta başında istifasını sunmasının ardından ülkede yaşanan siyasi krizin ortasında yapıldı. Milletvekilleri gece boyunca süren tartışmaların ardından tartışmalı tasarıyı oyladı.

Göç ve İltica Bakanı Anneleen Van Bossuyt'un (N-VA) hazırladığı düzenleme, hakkında kesinleşmiş bir ülkeden ayrılma kararı bulunan, geri gönderilme işlemlerine işbirliği yapmayı reddeden ve kamu düzeni ya da ulusal güvenlik açısından tehlike oluşturduğuna ilişkin makul gerekçeler bulunan yabancıların evlerinde yakalanabilmesini öngörüyor.

Polis, yalnızca kişinin kendi evine değil, kaldığı üçüncü kişilerin konutlarına da girebilecek. Bunun için önceden bir soruşturma hakiminin izni gerekecek. Operasyonlar sabah 05.00 ile akşam 21.00 arasında yapılacak. Gerekli görülmesi halinde kapı çilingir yardımıyla açılabilecek; kişinin kimliğini belirlemeye yarayan belgelere el konulabilecek.

HÜKÜMETE GÖRE KOLAYLAŞTIRICI GÜVENLİK TEDBİRİ

Hükümet, düzenlemeyi sınır dışı kararlarının uygulanmasını kolaylaştıracak bir güvenlik önlemi olarak savunuyor. Van Bossuyt, mevcut mevzuatta bu işlemlerin önünde engeller bulunduğunu belirterek yeni düzenlemenin bir boşluğu dolduracağını söylüyor.

Ancak itirazlar, yalnızca belgesiz göçmenlerin evlerine polis girmesiyle sınırlı değil. İnsan hakları örgütleri, göçmenlere evini açan kişilerin de bu uygulamanın kapsamına girmesinden endişeli. Böylece bir göçmeni evinde barındıran aileler, arkadaşlar ve dayanışma ağlarına da polis müdahale edebilecek.

KAMU DÜZENİ DERKEN?

Foto: Lesoir news

Düzenlemenin en fazla tartışılan yönlerinden biri, polisin müdahalesine gerekçe oluşturacak “kamu düzeni” ve “ulusal güvenlik” kavramlarının sınırları. Hükümetin güvenlik gerekçesiyle savunduğu uygulamanın hangi durumlarda devreye sokulacağı konusunda hukukçular yeterince şeffaf olunmadığını düşünüyor.

Belçika Yargıçlar Sendikası temsilcisi ve soruşturma hakimi Véronique de Schrijver, yeni sistemde hakimin önüne gelecek dosyanın yalnızca Yabancılar Dairesi'nin sunduğu bilgiler üzerinden değerlendirileceğine dikkat çekiyor. Ona göre hakim, dosyanın nasıl hazırlandığını ve müdahalenin gerçekten gerekli olup olmadığını yeterince inceleyemeden özel konuta girilmesine izin vermeye zorlanabilir.

Mesele, ev dokunulmazlığının idari bir sınır dışı işlemi için aşılabilmesi. Oysa Belçika'da polis, ceza soruşturması kapsamında hakim kararıyla ev araması yapabiliyor. Yeni düzenleme ise ceza soruşturmasından bağımsız olarak, idari sınır dışı kararlarının uygulanması için konutlara girilmesinin yolunu açıyor.

Bruzz haber sitesine konuşan Flaman Mülteci Örgütü'nden Thomas Willekens de belgesiz göçmenlerin suçlu muamelesi görme riski taşıdığına dikkat çekiyor. Ağır suçlara karışmış kişiler için zaten ceza hukuku kapsamında müdahale yolları bulunduğunu hatırlatan Willekens, yeni bir idari yetkiye daha neden ihtiyaç duyulduğunu anlamaya çalıştığını söylüyor.

AMNESTY: DÜZENLEME İNSAN HAKKI İHLALİ

Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) Belçika, düzenlemenin özel hayatın ve konut dokunulmazlığının korunması ilkesini zedelediğini savunuyor. Örgüte göre, müdahaleye maruz kalacak kişilerin ve ev sahiplerinin hakim kararına karşı etkili bir itiraz yolu bulunmaması da ciddi bir sorun.

Amnesty'nin yanı sıra 36 Belçikalı kuruluş daha tasarıya karşı çıktı. Sendikalar, hukuk örgütleri ve göçmen dayanışma kuruluşları, 4 Kasım'da Brüksel Adalet Sarayı önünde protesto düzenledi. Ülkenin farklı kentlerinde de 50'den fazla eylem gerçekleştirildi. Göstericilerin sloganı “Belçika'da ICE istemiyoruz” oldu.

İKTİDAR İÇİNDE DE GÖRÜŞ AYRILIĞI VAR

Tasarıya hükümetin Arizona koalisyonunu oluşturan partiler destek verdi. Flaman milliyetçisi N-VA, liberal MR, Flaman sosyal demokrat Vooruit, Hıristiyan demokrat CD&V ve merkezci Les Engagés'in yanı sıra liberal Anders da tasarı lehinde oy kullandı. PS, PTB, Ecolo-Groen ve DéFI karşı çıktı. Vlaams Belang ise çekimser kaldı.

Merkezci Les Engagés'in tasarıya verdiği destek özellikle tartışma yarattı. Parti, kendi girişimleriyle düzenlemeye bazı güvenceler eklendiğini savunurken, parti içinden milletvekili Xavier Dubois oylamaya katılmadı.

Yapılan değişikliklerle çocukların korunmasına ilişkin hükümler güçlendirildi. Ayrıca yalnızca oturma izninin bulunmaması, tek başına kamu düzeni veya ulusal güvenlik tehdidi sayılmayacak. Ancak hak örgütleri, bu değişikliklerin ev dokunulmazlığı ve temel haklara ilişkin kaygıları gidermediği görüşünde.

Belçika'daki tartışmanın bundan sonraki aşamasında, düzenlemenin nasıl uygulanacağı ve konut dokunulmazlığına ilişkin anayasal güvencelerle nasıl bağdaştırılacağı belirleyici olacak.

Yasa tasarısının komisyonda kabul edilmesi, parlamentodaki yasama sürecinde önemli bir aşamayı oluşturuyor. ancak tasarının nihai akıbeti ise yasama sürecinin devamına ve Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nda yapılacak görüşmelere bağlı olacak.

İlgili Haberler

Anasayfa