BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Asrın Hukuk Bürosu’ndan manipülasyon tepkisi:

Öcalan savunulamaz kılınmaya çalışılıyor

Asrın Hukuk Bürosu’ndan manipülasyon tepkisi:
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Asrın Hukuk Bürosu son dönemde Öcalan’a yönelik manipülatif ve kışkırtıcı söylemlerin arttığına işaret ederek, ırkçılık ve nefret üreten çevrelere dair hukuki mücadele yürüteceklerini açıkladı.

HABER MERKEZİ – Asrın Hukuk Bürosu, müvekkilleri Abdullah Öcalan ve Kürt meselesinin çözümüne dair yürütülen tartışmalara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Kürt sorununun çatışma ve şiddet zemininden çıkarılarak siyasal ve hukuki bir zemine çekilmeye çalışıldığı ifade edilen açıklamada, Öcalan’a yönelik son dönemdeki söylemler “manipülatif ve kışkırtıcı” olarak nitelendirildi.

MA‘da yer alan açıklamada, yürütülen sürecin temel aktörünün Öcalan olduğu belirtilerek, “Kürt sorununun tarihsel ve siyasal ağırlığını örtbas etmeye, yürütülen süreci kendi ucuz magazin gündemlerine indirgeyerek esas bağlamından koparmaya çalışan bu zihniyetin ahlaki sınırlarının bulunmadığının farkındayız. Bu söylemler, toplumun huzur ve demokrasi arayışlarını sekteye uğratmaya yönelik bir tutumun dışavurumudur” denildi.

SIVASIZ EVLER ÜZERİNDEN HAMASET ÜRETİLİYOR

Süreçten rahatsız olan kesimlerin eleştirildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Çatışmanın sona ermesinden en fazla rahatsızlık duyanlar, geçmişte onun insani, ekonomik ve toplumsal bedelini ödeyenler değildir. ‘Sıvasız evler’ üzerinden hamaset üretirken kendi konfor alanlarından taviz vermeyenlerin, o evlerde yaşayan insanların yeniden bedel ödemelerini beklemesi, kan bezirganlığının en açık yansımasıdır. Irkçılık ve nefret söylemi üreten bu çevre; Türkiye toplumunun birkaç slogan, çarpıtılmış bilgi ve provokatif söylem aracılığıyla kolaylıkla yönlendirilebileceğini varsaymaktadır. Toplumun hafızasını ve muhakeme yeteneğini küçümsemeye cüret ederek siyaset üretenlerin, bu topluma reva gördüğü budur.

Ortadoğu gibi bir coğrafyada ‘Jin, Jiyan, Azadî’ felsefesiyle kadın özgürlüğünü toplumsal özgürlüğün temel unsuru olarak gören ve bu doğrultuda bir mücadele ören Sayın Öcalan hakkında söz söyleyenlerin, en azından belli bir bilgi ve muhakeme düzeyine sahip olmalarını beklemek gerekir. Ancak kapı kapı dolaşıp mülteci sorgulayan, yabancı düşmanlığını körükleyen ırkçı ve kadın düşmanı bir zihniyetten bu seviyenin beklenemeyeceği de aşikardır.”

İMRALI’DAKİ ‘KONUT’ TARTIŞMASI

İmralı’daki yapı üzerinden yürütülen tartışmalara da değinilen açıklamada, söz konusu yapının dünyadaki benzer örneklerin dahi gerisinde olduğu ve siyasi-hukuki çalışmaların ilerlemesi için bir gereklilikten doğduğu ifade edildi. Bu konunun bir kışkırtma malzemesi haline getirildiği belirtilerek şu değerlendirme yapıldı:

“Öcalan şahsında yürütülen olumsuz algı kampanyasının asıl hedefi Kürt halkıdır. Sayın Öcalan’ın kişilik haklarını ihlal eden, onun üzerinden Kürt halkını rencide eden, ırkçı ve kolonyal bakışın yansıması olan bu tür girişimleri reddediyoruz.”

“STATÜ TALEBİ ÖNEMLİ VE DEĞERLİ”

Öcalan’ın kendini ifade etme ve savunma imkanlarının sağlanması gerektiği vurgulanan açıklamada, “Statü talebi, toplumun bilmesi gereken her şeyin doğrudan muhatabı tarafından, ilk elden ve şeffaflıkla ortaya konulabilmesinin imkanlarının yaratılması ihtiyacıdır” denildi.

Açıklamada, Öcalan’a yönelik nefret söylemlerinin yargı kapsama alanı dışında tutulduğu eleştirisi de yapılarak şu ifadelere yer verildi:

“Hangi kesimden olursa olsun, faşizmin, toplum karşıtlığının ve eril cinsiyetçiliğin kirlettiği dillerin Öcalan’ı hedef seçerken peşinde oldukları provokasyonun hedeflerinin farkındayız. Ve tam da bu nedenle statü tartışması önemli ve değerlidir. Kendini ifade etme ve savunma imkanları bu denli yok sayılmış Sayın Öcalan’ın barış yolunu gösterebilmesinin imkânları yaratılmalıdır. Statü talebi, toplumun bilmesi gereken her şeyin doğrudan muhatabı tarafından, ilk elden ve şeffaflıkla ortaya konulabilmesinin imkânlarının yaratılması ihtiyacıdır. Statü aynı zamanda, bu kirli çevrelerin toplumun canına, huzuruna ve moral değerlerine uzattıkları ellerini çekmeleridir; bu ülkenin demokrasi ve barış arayışlarını provoke edememeleridir.

Kürtlerle ilgili ırkçı ve nefret söylemleri yargı uygulamasında nasıl çoğunlukla göz ardı edildiyse, Sayın Öcalan’a yönelik bu yönlü söylemler de bugüne kadar yargının kapsam alanı dışında tutulmuş, siyasal ve kamusal alanlarda cesaretlenmesinin önü açılmıştır. Türkiye’nin keyfi ve otoriter hukuk uygulamalarından kurtulması için öncelikle hukuki geçmişiyle yüzleşmesi gerekmektedir.

Barış ve Demokratik Toplum sürecinin tartışılması, her kesimin görüş ve tutumunu ifade etmesi, yapıcı ve eleştirel tutumun kamusal alanda sergilenmesi elbette olması gereken bir olgudur. Ama bunun asgari bir ahlaki ve insani zeminde gerçekleşmesini sürece taraf ya da karşı olan her kesimin dikkate alması gerekir. Aksi söylemlere karşı, hukuk çerçevesinde gereken yanıtları ve girişimleri sürdüreceğimizin de bilinmesini isteriz.

Yüzyılın algıları yıkılmaktadır. Demokratik bir cumhuriyet ve demokratik bir toplum çalışması, bütün farklılıkların özgür ve eşit temelde bir arada yaşayabileceği bir ülkenin imkanını vaat etmektedir. Haramilerin saltanatı sarsılmakta, bugün tanık olduğumuz feveran tam olarak bundan kaynaklanmaktadır. Bir kez daha ‘savunulamaz’ kılınmaya çalışılan Sn. Öcalan’ın hukukunu da Kürdün hukukunu da tüm ezilenlerin hukukunu da her şart altında savunacağımızın bilinmesini isteriz.” 

Benzer Haberler

KDP ve KYB peşmergeleri resmen birleşti

Başbakan Barzani: Kürdistan Bölgesi tarihi için bir milat

Tüm mirasını Jülide Kural’a bıraktı

Kadir İnanır'ın vasiyeti açıklandı

Asrın Hukuk Bürosu’ndan manipülasyon tepkisi:

Öcalan savunulamaz kılınmaya çalışılıyor

Fon soruşturmasında 15 kişi daha gözaltında

SPK, fonların tasfiyesinde süreyi 6 aya çıkardı

Kongre sonrası ilk

DEM Parti MYK'si toplandı

Meral Danış Beştaş:

'Herkesin yararlanacağı bir barış sürecinden söz ediyoruz'

‘Sesim, fotoğrafım, savunmam, kitabım…’

İmamoğlu’ndan ‘yasaklar kronolojisi’

Hakan Fidan’dan ‘Mekke İttifakı’ mesajı

Suudi Arabistan’ın askeri ihtiyaçlarını karşılarız