ABD ile İran arasındaki savaş altıncı ayında da çözümsüz. Taraflar arasında 18 Haziran’da imzalanan mutabakat zaptının kritik başlıkların müzakeresi için öngördüğü 60 günlük süre doluyor; herhangi bir ilerleme yok ve zapt büyük oranda çökmüş durumda. Tarafların yeni hamlelere hazırlandığı kaydediliyor.
HABER MERKEZİ – ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan ve bölgesel düzeyde yaşanan savaş, halihazırda 8 Nisan’dan sonra ilan edilen ateşkes ve 18 Haziran’da ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptı sonrasında görece daha düşük düzeydeki gerilimlerle sürüyor.
Verilerle hedefler ve sonuçlar: ABD İran’da neyi başardı?
Mutabakat zaptının öngördüğü 60 günlük sürede tarafların Hürmüz Boğazı, İran’ın nükleer programı, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı ambargo, İran’ın el konulan varlıkları gibi kritik başlıklarda müzakereler yürütmeleri bekleniyordu. Ancak bu süre yarın doluyor ve mutabakat zaptı sonrasında Hürmüz Boğazı’nda taraflar arasında karşılıklı çatışmalar yaşandı ve bu da savaşın sonlandırılmasına dair kalıcı bir çözüm konusundaki beklentilerin gittikçe zayıflamasına yol açtı.
Hürmüz’de gerilim sürüyor | ABD-İran mutabakatı belirsizlikte: Tam teşekküllü savaşa dönüş olur mu?
ABD ile İran arasında çöken mutabakat zaptının yeniden canlandırılmasını sağlayabilecek olası bir yeni anlaşma için Pakistan ve Katar gibi arabulucu ülkelerin çabaları da sürüyor. Ancak taraflar, başta Hürmüz Boğazı olmak üzere kritik başlıklarda tutumlarında ısrar ediyor. İran, boğazın savaştan önceki durumunun artık geçerli olamayacağını, yeni belirlenecek statüde egemenliğinin tanınmasını ve ücretli geçişin kabul edilmesini istiyor. ABD ise bunu reddediyor. İran’ın nükleer programı konusunda da fikir ayrılığı devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Kasım ayında ABD’de yapılacak ara seçimlerden önce İran ile bir anlaşmaya varmak ve böylece seçimlere bir “zafer müjdesi” ile girmek istediği belirtiliyor. İran’ın ise Trump’ın elini zayıflatmak ve seçimlerde kaybetmesine etki etmek için gerilimi kontrollü şekilde tırmandırmaya devam edeceği belirtiliyor.
ABD’DEN YENİ HAMLE BEKLENİYOR: “DAHA ÖNCE HİÇ GÖRÜLMEMİŞ” ÖNLEMLER GÜNDEMDE
ABD Başkanı Donald Trump, 14 Ağustos’ta İran’a ekonomik olarak sert darbeler indireceklerini söyledi. Bu açıklama, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in Washington’un Tahran’a “daha önce hiç görülmemiş” önlemleri bu hafta içinde uygulayacağını söylemesinden bir gün sonra geldi. Bu yeni yaptırımların nasıl olacağı merak konusu iken, ABD’nin bundan sonra daha çok İran’a yönelik ekonomi kartını sahaya süreceği belirtiliyor.
İran görüşmelerinde ilerleme yok | ABD’nin ‘tarihte hiç görülmemiş’ önlemleri ne olabilir?
ABD, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, 1970’lerin sonlarından bu yana İran’ın nükleer programı, insan hakları ihlalleri ve militan gruplara verdiği destek nedeniyle yaptırımlar uyguladı, ticaret ambargoları kurdu ve varlıklarını dondurdu.
28 Şubat’ta başlayan İran’daki savaşın ardından ise Washington, ek denizcilik, enerji ve finans yaptırımları uyguladı ve deniz ablukasına başladı.
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nden (OFAC) elde edilen veriler, kurumun Trump’ın ikinci dönemine başlamasından bu yana 1.000’den fazla kişi, gemi ve uçağa yaptırım uyguladığını gösteriyor.
Son dönemde alınan önlemler arasında İran’ın kayıt dışı petrol filosu; nakliye sigortacıları; İran’ın silah edinmesini sağlayan kuruluşlar ve kişiler ve dijital borsalar yer alıyor. Ayrıca İran’la bağlantılı yaklaşık 500 milyar dolarlık kripto para birimi donduruldu.
Hürmüz’de gerilim sürüyor | ABD-İran mutabakatı belirsizlikte: Tam teşekküllü savaşa dönüş olur mu?
TRUMP İRAN İLE ANLAŞMA İÇİN “ACELE ETMEDİĞİNİ” SÖYLEDİ
ABD Başkanı Donald Trump, bugün FOX News’e verdiği demeçte, mutabakat zaptındaki 60 günlük sürenin dolmasıyla birlikte İran Devrim Muhafızları yetkilileriyle gizli bir iletişim kanalının bulunduğunu doğruladı.
Trump, İran’ın “teslim bayrağını çekmesi” gerektiğini, bir anlaşma yapmak için “belirli bir zaman çizelgesi” olmadığını ve “acele etmediğini” de sözlerine ekledi. Trump, İranlıların “iyi poker oyuncuları olduğunu, ancak öldüklerini” belirtti. Trump, “Eğer Umman [Hürmüz Boğazı’ndaki ABD kontrolünün] önüne geçerse, onları yerle bir edeceğiz” uyarısında da bulundu.
Trump, İran’a karşı kullanılan ABD mühimmatıyla ilgili olarak, şu ana kadar İran’a karşı kullanılanların “çok az” olduğunu söyledi.
İRAN ABD’Yİ SUÇLADI: 60 GÜNLÜK SÜRENİN BİR ANLAMI YOK
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, mutabakat zaptındaki 60 günlük sürenin sona ermesiyle ilgili olarak, “Mutabakat metninde 60 günlük bir süre şeklinde bir hüküm bulunmuyor. İran’ın zaman baskısı veya dış politika baskısı altında politikalarını belirlemediği defalarca kanıtlandı. Herhangi bir müzakere başlamadı, çünkü ABD bunu ihlal etti. 60 günlük sürenin aslında bir anlamı yok” dedi. Bununla birlikte Bekayi, mutabakat zaptının uygulanmamasına ilişkin üç neden ileri
Hürmüz Boğazı konusunda İran ve Umman görüşmelere dair bilgi veren Bekayi, İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı konusunda yürütülen görüşmeler hakkında, deniz trafiğinin seyir güzergâhına ilişkin bir yol haritası üzerinde anlaşmaya varıldığını söyledi.
Bu mutabakatın bir paket hâlinde, yani harita ve ortak bildiri şeklinde sonuçlandırılmasının planlandığını belirten Bekayi, sürecin uzamasının üç nedeni şöyle sıraladı:
- ABD ve İsrail’in İran ve bölgeye dayattığı güvensizlik nedeniyle konunun karmaşık hâle gelmesi
- Sürece etki etmeye çalışan çok sayıda aktörün bulunması
- En önemlisi ise bölgenin barış ve güvenliğini önemsemeyen bazı tarafların yıkıcı çabaları
Bekayi, İran ve Umman arasındaki görüşmelerin ciddi şekilde devam ettiğini, ortak bildirinin metni konusunda görüş alışverişinin sürdüğünü ve tarafların hem çıkarları güvence altına alan hem de endişeleri gideren bir mekanizma oluşturma konusunda kararlı olduklarını söyledi.
İran ile ABD arasındaki meselelerde arabulucunun Pakistan olduğunu vurgulayan Bekayi, Katar’ın da “çaba gösterdiğini” söyledi. Bazı Avrupa ülkelerinin de İran ile temaslarda bulunduğunu belirten Bekayi, bunun yeni bir arabulucunun belirlendiği anlamına gelmediğini, İran-ABD görüşmelerindeki asıl meselenin arabuluculuk değil, ABD’nin yaklaşımı olduğunu ifade etti.
ABD’nin İran’a yönelik yeni yaptırımlar uygulayacağı yönündeki iddialara değinen Bekayi, “ABD, son 50 yıldır İran’a yönelik yaptırımlar uyguluyor. Bu uygulamaları, ‘felç edici yaptırımlar’ ve ‘maksimum baskı’ gibi farklı isimlerle anıyorlar. Yaptırımlar İran’ın tutumu üzerinde hiçbir etkiye sahip değil; bundan şüpheniz olmasın. Sonuç vermeyen yöntemleri bundan sonra da sonuç vermeyecek” dedi.
İran’a yönelik olası ABD saldırılarına ilişkin farklı senaryoları değerlendirdiklerini ve bu değerlendirmelerin, söz konusu girişimlerin başarısızlığa uğratılması için gerekli öngörüleri oluşturduğunu belirtti.







