ABD-İran mutabakat zaptının öngördüğü 60 günlük müzakere süresi doluyor ve çözüm için herhangi bir ilerleme yok. ABD ile İran Hürmüz Boğazı ihtilafı nedeniyle karşılıklı hamleler yapıyor. Trump yönetiminin duyuracağını belirttiği “tarihte hiç görülmemiş” önlemler ise tartışılıyor.
HABER MERKEZİ – ABD ile İran arasında 18 Haziran’da imzalanan mutabakat zaptının olası bir çözüm için öngördüğü 60 günlük müzakere süresi son eriyor. Geçen sürede taraflar arasında dolaylı görüşmelerden herhangi bir sonuç alınamadı ve aksine Hürmüz Boğazı nedeniyle yeniden karşılıklı saldırılara başlayan taraflar arasında gerilim sürüyor.
Taraflar karşılıklı olarak yeni hamlelerde bulunuyor ve bunlar olası bir çözüm şansını her geçen gün daha da zayıflatıyor.
TRUMP’IN “DAHA ÖNCE HİÇ GÖRÜLMEMİŞ” ÖNLEMLERİ GÜNDEMDE
ABD Başkanı Donald Trump, 14 Temmuz’da İran’a ekonomik olarak sert darbeler indireceklerini söyledi. Bu açıklama, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in Washington’un Tahran’a “daha önce hiç görülmemiş” önlemleri önümüzdeki hafta gibi kısa bir süre içinde uygulayacağını söylemesinden bir gün sonra geldi.
Verilerle hedefler ve sonuçlar: ABD İran’da neyi başardı?
ABD, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, 1970’lerin sonlarından bu yana İran’ın nükleer programı, insan hakları ihlalleri ve militan gruplara verdiği destek nedeniyle yaptırımlar uyguladı, ticaret ambargoları kurdu ve varlıklarını dondurdu.
28 Şubat’ta başlayan İran’daki savaşın ardından ise Washington, ek denizcilik, enerji ve finans yaptırımları uyguladı ve deniz ablukasına başladı.
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nden (OFAC) elde edilen veriler, kurumun Trump’ın ikinci dönemine başlamasından bu yana 1.000’den fazla kişi, gemi ve uçağa yaptırım uyguladığını gösteriyor.
Son dönemde alınan önlemler arasında İran’ın kayıt dışı petrol filosu; nakliye sigortacıları; İran’ın silah edinmesini sağlayan kuruluşlar ve kişiler ve dijital borsalar yer alıyor. Ayrıca İran’la bağlantılı yaklaşık 500 milyar dolarlık kripto para birimi donduruldu.
Hürmüz’de gerilim sürüyor | ABD-İran mutabakatı belirsizlikte: Tam teşekküllü savaşa dönüş olur mu?
Reuters haber ajansı Trump yönetiminin şu seçenekleri de deneyebileceğini duyurdu:
ÇİN’Lİ “ÇAYDANLIK” RAFİNERİCİLERİNE YAPTIRIMLAR
“Çaydanlık” olarak bilinen Çin’deki bağımsız rafineriler, Çin rafineri kapasitesinin dörtte birini oluşturuyor. Bu rafineriler dar, hatta bazen negatif kar marjlarıyla çalışıyor.
Analiz firması Kpler’in 2025 verilerine göre, Çin İran’ın sevk ettiği petrolün yüzde 80’inden fazlasını satın alıyor. Bağımsız rafineriler bu ticaretin büyük bir kısmını üstleniyor ve bu durum onları, birincil yaptırım hedefi olan kuruluşlara yardım edenleri cezalandıran ikincil önlemlere maruz bırakıyor.
Geçmişteki ABD yaptırımları, büyük bağımsız rafinerilerin İran petrolü satın almasını engelledi. Ancak yaptırım uzmanlarına göre, bağımsız rafineriler ABD finans sistemine çok az maruz kaldıkları için bir nebze de olsa bağışıklılar.
ÇİN BANKALARINA YAPTIRIMLAR
ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), milyarlarca dolarlık İran petrolünü işlemek ve silah tedarikini finanse etmeye yardımcı olmakla suçlanan Çin ve Hong Kong merkezli daha küçük kuruluşlara ikincil yaptırımlar uyguladı.
ABD Hazine Bakanlığı, İran fonlarının sistemleri üzerinden geçtiğinin tespit edilmesi halinde iki büyük Çin bankasını ikincil yaptırımlarla karşı karşıya kalabilecekleri konusunda uyardı, ancak bankaları doğrudan yaptırım listesine almaktan kaçındı.
ABD’li yetkililerin kamuoyuna açıklamadığı bu iki bankaya veya diğer yaptırımlara darbe vurmanın, daha büyük finans kuruluşları üzerinde caydırıcı bir etki yaratabileceğini belirten yaptırım uzmanları, bunun Pekin tarafından misilleme eylemlerini de tetikleyebileceği konusunda uyardı.
Trump yönetimi yetkilileri, Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında bu yılın sonlarında yapılması beklenen görüşme öncesinde Washington ve Pekin arasındaki gerilimi azaltmaya çalıştı. ABD ve Batılı müttefiklerin kendi kaynaklarını geliştirmeye çalıştığı bir dönemde, Çin’in ileri teknoloji üretimi için hayati önem taşıyan kritik minerallerin ihracatını kısıtlayabileceğinden endişe ediyorlar.
“KÖSTEBEK VURMA”
Amerika Birleşik Devletleri, Tahran’ın savaş çabaları için gelir toplamak amacıyla yaptırımlardan kaçmasına yardımcı olan İranlı bireyleri ve kuruluşları, ayrıca Çin ve Körfez’deki diğer kişileri hedef almaya devam edebilir.
ABD Hazine Bakanlığı yakın zamanda, İran’ın petrol gelirlerini ithalatla takas etmesini kolaylaştırmak için ortaya çıkan firmalara yaptırımlar uyguladı. Ancak Obsidian Risk Advisors’ın yönetici ortağı Brett Erickson’a göre, bu tür önlemler İran’ın davranışını değiştirmeyen bir “köstebek avı” yaklaşımından ibaret ve Tahran bunların yerine yeni kuruluşlar kuruyor.
Demokrasiyi Savunma Vakfı’ndan yaptırımlar uzmanı Miad Maleki, ABD Hazine Bakanı Bessent’in muhtemelen İran’ın ithalatını ödemesine yardımcı olan petrol nakliyecilerine, alıcılarına ve dövizcilerine karşı yaptırım baskısının artırılacağına işaret ettiğini söyledi.
Maleki, ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan gemi trafiğini abluka altına almasının ardından İran’ın ticaret yapma kabiliyetini zayıflatmayı amaçlayan ek havacılık yaptırımlarının da mümkün olduğunu sözlerine ekledi.
KARA ABLUKASI
Bazı ABD ve İsrailli yetkililer, İran’ın komşuları olan Irak, Türkiye, Pakistan, Afganistan, Türkmenistan, Azerbaycan ve Ermenistan’ın yardımını gerektirecek bir kara ablukası olasılığını gündeme getirdi.
Trump yönetimi, Afganistan hariç tüm bu ülkelerle farklı derecelerde yakın ilişkilere sahip, ancak o sınır dağlık ve devriye gezmek zaten son derece zor.
Trump’ın, son zamanlarda ABD Hazine Bakanlığı’ndan 10 milyar dolarlık döviz takas kredisi talep eden Pakistan ve ABD’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden katılmak isteyen Türkiye üzerinde nüfuzu olabilir.
Kara ablukası, İran halkının gıda, enerji ve tekstil ithalatını durdurarak üzerlerindeki baskıyı artırabilir; ancak uzmanlar, böyle bir adımın uygulanmasının zor olacağını ve protestolara veya iç baskıya yol açmayabileceğini söylüyor.
İKİNCİL TARİFELER
Trump, İran’la ticaret yapan ülkelerden gelen mallara gümrük vergisi uygulama tehdidinde defalarca bulundu, ancak ABD Yüksek Mahkemesi bu tür vergilerin yasal dayanağını ortadan kaldırdı.
ABD Senatosu geçen hafta, İran’a yönelik yeni yaptırımları da içeren ve Trump’a İran’ın ticaretine ve silah tedarikine yardım eden ülkelere karşı kullanabileceği yeni gümrük vergisi yetkileri veren kapsamlı bir Rusya yaptırım tasarısını onayladı.
Söz konusu yasa tasarısının ABD Temsilciler Meclisi’nden geçmesi gerekiyor ve bu, Demokratlar ile bazı Cumhuriyetçiler arasında gümrük vergisi önlemlerine ilişkin yaygın endişeler göz önüne alındığında zorlu olabilir.
İRAN, ABD ASKERLERİ İÇİN ÖDÜL AÇIKLADI
Mehr Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre, İran Ordusu Başkomutanı Tümgeneral Amir Hatami, halkın kendi imkanları ile yakaladıkları veya öldürdükleri her bir ABD askeri personeli için 30 bin dolar ile ödüllendirileceğini söyledi. ABD’li askeri yakalayan veya öldüren kişi kadın olması durumunda ödülün iki kat olacağı belirtildi.







