Uzaktan ve hibrit çalışmanın yaygınlaşmasıyla iş ve özel yaşam arasındaki sınırlar giderek belirsizleşiyor. Eurofound araştırmasına göre, Avrupa Birliği’nde yaklaşık her 5 çalışandan biri ayda birçok kez mesai saatleri dışında işle ilgili nedenlerle aranırken, uzaktan çalışanlarda mesai dışı temas oranı yüzde 63’e ulaşıyor.
HABER MERKEZİ – Avrupa’da milyonlarca çalışan için mesainin bitmesi işle bağlantının kesilmesi anlamına gelmiyor. Uzaktan çalışmanın yaygınlaşması, işgücü piyasasındaki dalgalanmalar ve işten çıkarmalar, çalışanların mesai saatleri dışında da ulaşılabilir olması yönündeki baskıyı artırıyor.
Eurofound’un haziran ayında yayımladığı araştırmaya göre, Avrupa Birliği’nde yaklaşık her 5 çalışandan biri ayda birçok kez normal çalışma saatleri dışında işle ilgili nedenlerle kendisine ulaşıldığını belirtiyor.
Euronews’in aktardığı araştırma, mesai dışındaki iş iletişiminin çalışanların stres düzeyini de doğrudan etkilediğini ortaya koydu.
MESAİ DIŞI TEMAS STRESİ ARTIRIYOR
Araştırmaya katılan çalışanların yaklaşık yüzde 59’u işte her zaman ya da neredeyse her zaman stres yaşadığını bildirdi. Mesai saatleri dışında hiç aranmadığını belirten çalışanlarda ise bu oran yüzde 17’de kaldı.
Birleşik Krallık Sendikalar Konfederasyonu’nun (TUC) verilerine göre de geçen yıl yaklaşık 3,5 milyon Britanyalı, yani her 8 çalışandan biri düzenli olarak karşılıksız fazla mesai yaptı. Bu çalışmaların toplam değerinin yaklaşık 28,5 milyar sterlin olduğu tahmin edildi.
UZAKTAN ÇALIŞANLARDA ORAN YÜZDE 63
Eurofound’a göre mesai dışı iletişimin en önemli nedenlerinden biri ağır iş yükü. Özellikle uzaktan ve esnek çalışanlar, iş ile özel yaşam arasındaki sınırları korumakta daha fazla zorlanıyor. Başlangıç ve bitiş saatleri esnek olan çalışanların yüzde 64’ü mesai dışında en azından zaman zaman kendilerine ulaşıldığını belirtirken, standart çalışma saatlerine sahip çalışanlarda bu oran yüzde 49. Uzaktan çalışanların yüzde 63’ü mesai dışında işle ilgili iletişime maruz kaldığını söylerken, yalnızca işyerinde çalışanlarda oran yüzde 48 olarak ölçüldü.
İZİNDEYKEN BİLE İŞTEN KOPAMIYORLAR
Always-On Workforce Report’a göre ise İngiltere’de çalışanların yüzde 92’si izin dönemlerinde zihinsel olarak işten kopmakta zorlanıyor. Avrupa ortalaması ise yüzde 78. İngiltere’de çalışanların yüzde 88’i izin talep ederken kaygı ya da suçluluk hissettiğini de belirtiyor. Fırsatları kaçırma korkusu, yöneticilerin beklentileri, telefonlardaki iş uygulamaları ve yerlerinin kolayca doldurulabileceği endişesi çalışanların mesai dışında da işle bağlantısını sürdürmesinde etkili oluyor.
AVRUPA’DA ‘BAĞLANTIYI KESME HAKKI’
Çalışanların iş ve özel yaşam dengesini korumak amacıyla Fransa, İtalya, Belçika, İspanya, Portekiz, İrlanda, Yunanistan ve Lüksemburg’un da aralarında bulunduğu birçok Avrupa ülkesi mesai dışındaki iş iletişimini sınırlandırmaya yönelik düzenlemeler yaptı.
Uygulamalar, çalışanlara yasal olarak “bağlantıyı kesme hakkı” tanınmasından iş kanunlarında yapılan değişikliklere, toplu sözleşmelerden işyeri uygulama kurallarına kadar farklılık gösteriyor. Birleşik Krallık’ta ise bağımsız bir yasal bağlantıyı kesme hakkı bulunmuyor. Buna karşın düzenlemelerin uygulanması ve denetlenmesi Avrupa genelinde sorun olmaya devam ediyor. Hibrit çalışma, farklı ülkelerdeki ekiplerle çalışma ve esnek mesai modelleri de iş ile kişisel zaman arasındaki sınırların çizilmesini zorlaştırıyor.
Çalışanların mesai dışındaki mesajlara yanıt vermemeleri halinde daha az bağlı görünme veya işyerinde olumsuz sonuçlarla karşılaşma endişesi de “her an ulaşılabilir olma” kültürünün sürmesine neden oluyor.







