Çerçeve yasa için gözler Meclis’e çevrilirken süreç kapsamında Avrupa’dan bir grubun Türkiye’ye dönmesi için hazırlıklar yapılıyor. Nûmedya24’e konuşan KCDK-E Eşbaşkanı Zübeyde Zümrüt, “Bir altyapı hazırlığımız, bir grup hazırlığımız var” dedi. Peki ilk grupta kaç kişi ve kimler yer alacak? Kaç grup dönecek? Geri dönüş süreci ne zaman başlayacak ve nasıl işleyecek? Tüm bu soruların yanıtları haberimizde.
Nedim TÜRFENT
ÇERÇEVE YASA İÇİN GERİ SAYIM
Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan ortak rapor, 18 Şubat 2026’da yapılan 21. toplantıda oy çokluğuyla kabul edildi. Raporun kabul edilmesiyle birlikte ‘çerçeve yasa‘nın çıkarılması için gözler, hükümet ve Meclis’e çevrildi. Aradan 5 buçuk ay geçtikten sonra çerçeve yasa için takvim netleşti.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, 1 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki hafta, bu sürecin önemli ayaklarından biri olan yasa teklifi, partilerimizin ortak teklifi olarak Meclis’e gelecek” dedi.
Süreç kapsamında çıkarılması beklenen çerçeve yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte sürgünde oldukları Avrupa’da yaşayan bir grubun Türkiye’ye döneceği ifade ediliyor. Çerçeve yasa ve Avrupa’dan Türkiye’ye geri dönüş sürecini Avrupa Kürdistanlı Demokratik Toplumlar Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı Zübeyde Zümrüt ile konuştuk.
‘SÜRGÜN BİR TERCİH DEĞİLDİ, DEVLET İNSANLARI ZORLA GÖÇERTTİ’
Özellikle son on yılda belediye eş başkanlarından milletvekilleri ve yerel yöneticilere kadar yüzlerce Kürt siyasetçinin tutuklandığını anımsatan Zümrüt, verilen “onlarca yıllık cezalardan” dolayı insanların yönünü diasporaya verdiğini söyledi. 12 Eylül darbesi, 90’lı yıllardaki köy yakmalar, “bir devlet politikası olarak” hapishane ve işkence uygulamaları sonucu Avrupa’ya “çok ciddi sürgünler” yaşandığını kaydeden Zümrüt, bunun “bir tercih” olmadığını, devletin “insanları zorla göç etmek zorunda” bıraktığını ifade etti.
Meclis’e gelecek olan çerçeve yasanın bir “başlangıç” olduğunu belirten Zümrüt, “Ancak başlangıçta temel atılacak adımlar çok önemli. Atılacak ilk adımlar, daha sonra geleceği belirleyecektir. Aslında 27 Şubat çağrısı diasporada ciddi bir umut yarattı” dedi.
‘YASA, GERİ DÖNÜŞÜN VE CEZAEVLERİNİN KAPISINI AÇACAK MI?’
“İmralı’da yapılan son görüşmenin detaylarıyla ilgili bize henüz bir şey ulaşılmadı” bilgisini veren Zübeyde Zümrüt, çerçeve yasanın içeriğini henüz bilmediklerini, yasa çıkınca geri dönüş konusu ile ilgili açıklamalarını yapacaklarını söyledi.
Zümrüt, “Elbette ki bir güvence olmalı. Geri dönüşlerle ilgili yasal bir güvence olmadan, bir geri dönüş olmaz. Yeniden bir [siyasi] yasak kararı ya da süre konulursa, açıkçası çok tatmin etmeyecek. Avrupa’dan, diasporadan dönenlerin siyaset yapma zemini, politik mücadeleyi yürütebilme zemininin olması gerekiyor. Yeniden yargılanmaması gerekiyor. Yeniden dosyaların açılmaması için çerçeve yasanın bunu bir garanti altına alması gerekiyor. Demokratik meşru bir zeminde ve kendi dil ve kültür mücadelemizi, kimlik mücadelemizi yürütmek istiyoruz. Çıkacak çerçeve yasa, bizlere geri dönüşün kapısını açacak mı? Yasa, cezaevlerinin kapısını açacak mı? Bir samimiyet ölçüsü olarak yasanın cezaevlerinin kapılarını açması gerekir. Hasta tutsaklar var, seçilmişler var. Bu yasanın, bu taslağın buna hizmet etmesi lazım. Mahmur Kampı… Yıllarca insanlar oraya gitmiş, o kampta yaşamış. Yasanın onların da geri dönüşüne hizmet etmesi lazım” dedi.
AVRUPA’DAN TÜRKİYE DÖNÜŞ: ‘BİR GRUP HAZIRLIĞIMIZ VAR’

“Çerçeve yasa çıktıktan sonra Avrupa’dan Türkiye’ye geri dönüş olacak mı, bir planlama veya hazırlık var mı?” sorusunu yönelttiğimiz Zümrüt, “Diaspora adına konuşursak Avrupa adına bizim böyle bir hazırlığımız var, görüşmelerimiz var. Nasıl bir grup gidecek ve bu grup giderken de gerçekten bu sürece katkı sunacak, çalışacak, barışı inşa edecek. Barışın inşası savaştan daha çok zor bunu hepimiz biliyoruz. Savaşın olduğu yerde barışı inşa edemezsiniz” cevabını verdi.
Yasa çıktıktan sonra İmralı’dan bir çağrı yapılması durumunda, “Biz de yönümüzü ülkeye döneceğiz. Fiziken buradaydık ama beynimiz, yüreğimiz kendi topraklarımızdaydı. Dolayısıyla elbette ki bizim geri dönüşümüz olacaktır. Onun için altyapı hazırlığını yapıyoruz. Belki bu aşamalı olur. Elbette ki yüzlerce, binlerce insan diasporadan yönünü Kürdistan’a vermesi gerekir. Gidip Kürdistan’da kendi toprağında, kendi suyunu, kendi işte ülkesini, kendi dilini, kültürünü kendi toprağının üzerinde yaşatması gerekir. Ama bu hemen olacak bir durum değil. İlk aşamada belki bir grup, diyelim ki sayısı ne olur, bu o zaman belki açıklanır. Ama bir çalışmamız var, bir grup hazırlığı var” diyerek siyasetçilerden akademisyen ve hukukçulara kadar birçok kesimle görüştüklerini sözlerine ekledi.
YASA MUTABAKAT SAĞLANMADAN ÇIKARSA TAVIRLARI NE OLUR?
Zümrüt, “çerçeve yasa mutabakat sağlanmadan çıkarsa, tavrınız ne olur?” sorusuna şu yanıtı verdi:
×Yasanın içeriğine bakmak gerek, Şu anda söz söylemek erken. Çerçeve yasanın nisanda, mayısta gelmesi gerekiyordu. Orada bir teknik kriz olduğunu, sıkıntı olduğunu biz de görüyoruz, biz de buradan okuyoruz. Bir kesim ısrarcı bu meselenin çözülmemesi için, sürece yayılması için. Kürt meselesi sürece yayılırsa birçok riski de getiriyor. Süreç uzadıkça, birçok kesim devreye girebilir, provokasyon yapabilir. Dolayısıyla taslağın bir an önce Meclis’e gelmesi gerekir. Şimdi bir tarafta direnen bir şey var. Yavaşlatan, ‘kendine göre bir çerçeve’ çıkartmaya çalışan… Kendine göre olmuyor. İki taraf ortaklaştığı mutabakatını getirilmesi lazım. Geri görüşleri nasıl etkiler onu görmek gerekiyor. Yani bizi nasıl etkileyecek, cezaevlerini nasıl etkileyecek, infaz yasasını nasıl etkileyecek? Meclis’e geldiği zaman görmek gerekir. Başta DEM Parti olmak üzere siyasi partilerin taslağı önceden açık ve şeffaf bir şekilde görmesi gerekir.
İLK GRUPTA KİMLER YER ALACAK? KAÇ GRUP DÖNECEK?
KCDK-E Eşbaşkanı Zümrüt, “İlk grupta kişisel kanaatim de yürüttüğümüz çalışma da şu yönlü: İlk grupta belediye başkanları olmalı, milletvekilleri olmalı. Partinin hem kamuoyunda bilinen hem de gerçekten bir sinerji, toplumun beklentilerine cevap olabilecek bir grup olmalı. Hatta akademisyenler, hukukçular olmalı. Böyle bir çalışmamız da var” dedi.
Zümrüt, sürecin olumlu ilerlemesi halinde grupların “aşamalı olarak” Türkiye’ye döneceğini belirterek, “Önce ilk grubu çıkartmak lazım. Daha sonra sürece göre ikinci aşama, üçüncü aşama sonradan olur. Böyle gidişler olacak” ifadelerini kullandı.
İLK GRUPTA KAÇ KİŞİ YER ALACAK?
Önceki çözüm süreçlerinde Türkiye’ye dönen barış gruplarının 30-35 kişiden oluştuğunu hatırlatarak ilk grupta kaç kişinin yer alacağını sorduğumuz Zümrüt, “Daha fazla olabilir bu süreçte. Çok büyük sayısal rakam vermeyelim çünkü biz de aşamalı aşamalı diye düşünüyoruz. Ama ondan daha fazla olur diyebilirim” yanıtını verdi.
Avrupa’dan dönecek ilk grubun gidişiyle ilgi bilgi veren Zümrüt, “Bireysel bir gidiş olmayacak çünkü bu süreç de bireysel bir süreç değildir. Tarihi sadece biz kendimiz diyemeyiz bu tarihe gideriz. Daha yasa gelecek Meclis’e, Meclis yürürlüğe koyacak. Resmiyet kazanmasını bekleyeceğiz. Hazırlıklar devam ediyor, sürece göre açıklamamızı yapar ve döneriz” diyerek süreç geliştiğinde taraflar arasında geri dönüşün teknik hazırlığı ve altyapısının hazırlanması gerektiğini kaydetti.
KAYYUMLARDAN, UYULMAYAN AİHM KARARLARINDAN DÖNÜŞ…
Sürecin sadece dağda veya diasporadaki insanların dönüşü üzerinden tartışılmasının “ciddi bir sıkıntı” olduğunu belirten Zübeyde Zümrüt, “Aslında bütünlüklü ele alınması gerekir ama devlet ve iktidar cephesinde bunu bütünlüklü ele alma noktasında sıkıntılar var. Kayyumların görevlerinden alınıp seçilmiş belediye eşbaşkanlarının görevlerinin başına geçmesi gerekiyor. Halen kayyumla yönetilen kentler var, bir kere bunların iade edilmesi gerekir. Bu bir samimiyet ölçütüdür. Halen uyulmayan AİHM kararları var. Bu kararlar uygulansa birçok kişi için cezaevinin kapısı açılacak” dedi ve Kürt sorunu çözülürse Türkiye’de siyasi krizlerin de ekonomik krizin de aşılabileceğini ifade etti.
‘DÖNERİM, TERİCİHİM İLK GRUP OLUR’
Peki Zübeyde Zümrüt, Türkiye’ye dönecek olan ilk grubun içinde yer alacak mı?
“Zor bir soru” diyen Zümrüt, Kürt siyasetinin “bir kadın olarak kendisini ifade ettiği yer” olduğunu ve siyasi mücadele hayatı boyunca işkence, hapishane, sürgün gibi ağır bedeller ödediğini söyledi:
“Bizlerin mücadelesi yeni nesiller, gençler bunları yaşamasın diyedir. Geldiğim sürgünde politik mücadelemi burada da sürdürdüm. Geri dönüş olursa, yollar açılırsa, açılır mı açılmaz mı onu bilinemem. Ama bir çağrı olursa, bedeli ne olursa olsun, dönerim. Gidip yeniden sürece katkı vermek ve süreç içerisinde yer almak isterim. Tercihim de ilk grup olur.”
×
ZÜBEYDE ZÜMRÜT KİMDİR?
Bingöl doğumlu Zübeyde Zümrüt, yıllardır Kürt siyasi hareketi içerisinde aktif olarak yer alıyor. Zümrüt, geçmiş dönemlerde BDP ve DBP Diyarbakır il eşbaşkanı, HDP MYK üyesi olarak görev yaptı.
HDP’nin adayı olarak girdiği 2019 yerel seçimlerinde Zeyyat Ceylan ile birlikte Bağlar Belediyesi’ni yüzde 71 oy oranıyla kazandı. Ancak YSK, Ceylan’ın 2016’da KHK ile ihraç edildiğini öne sürerek mazbatayı yüzde 25 oy alan AKP’li adaya verdi.
‘KCK Ana Davası’nda yargılandı, 5 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Hakkında açılan çok sayıda davada yargılaması süren Zümrüt, 2020’de Almanya’ya gitti. 2021’de Almanya Kürt Toplumu Konfederasyonu (KON-MED) Eşbaşkanı seçildi ve iki yıl bu görevi yürüttü.
Zümrüt, 2023’ten beri Avrupa Kürdistanlı Demokratik Toplumlar Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı olarak görev yapıyor.







