Günlük yaşamda birçok kişi, karşısındaki kişinin doğruyu söyleyip söylemediğini anlamakta zorlanabiliyor. Psikoloji alanındaki araştırmalar, yalanı kesin olarak ortaya çıkaran tek bir yöntem olmadığını gösterse de doğru soruların anlatımdaki tutarsızlıkları ortaya çıkarabildiğini belirtiyor. İşte gerçeği değerlendirmeye yardımcı olabilecek beş soru…
1. “Bana en başından itibaren tek tek anlatır mısın?”
Gerçeği yaşayan kişiler olayları kronolojik sırayla daha kolay aktarabilirken, uydurulmuş hikâyelerde zaman sıralaması karışabilir veya önemli ayrıntılar atlanabilir.
2. “O sırada yanında kim vardı?”
Tanıklar, mekân ve diğer kişilerle ilgili ayrıntılar istenmesi, anlatımın ne kadar tutarlı olduğunu değerlendirmeye yardımcı olabilir.
3. “Bunu biraz daha ayrıntılı anlatabilir misin?”
Gerçek bir olayı yaşayan kişiler genellikle doğal ayrıntılar verebilir. Uydurulmuş anlatımlarda ise ayrıntılar zaman zaman çelişkili veya belirsiz olabilir.
4. “Bunu daha önce farklı anlatmıştın, hangisi doğru?”
Önceki anlatımla yeni anlatım arasında fark varsa bunu nazikçe sormak, olası çelişkileri ortaya çıkarabilir. Ancak kişinin hafızasının da yanılabileceği unutulmamalıdır.
5. “Bu anlattığını destekleyen bir kanıt var mı?”
Mesajlar, fotoğraflar, konum kayıtları veya başka doğrulanabilir bilgiler, olayın değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Elbette her olayın somut bir kanıtı bulunmayabilir.
Tek bir belirtiyle sonuca varmayın
Uzmanlar, göz teması kurmamak, heyecanlanmak veya duraksamak gibi davranışların tek başına yalanın kanıtı olmadığını belirtiyor. Stres, kaygı ve farklı kişilik özellikleri de benzer davranışlara neden olabilir. Bu nedenle bir kişinin doğru söyleyip söylemediğini değerlendirirken yalnızca beden diline veya tek bir soruya değil, anlatımın genel tutarlılığına ve doğrulanabilir bilgilere bakmak daha sağlıklı bir yaklaşım olarak kabul ediliyor.




