Yemen’de Eylül ayının başında tırmanışa geçen çatışmalar nedeniyle 122 bin sivil yerinden edildi. Savaşın ağır yükünü ise kadınlar çekiyor. Evlerinden olan kadınlar sağlık hizmetine erişemiyor, derme çatma barınaklarda çocuklarıyla hayata tutunmaya çalışıyor.
HABER MERKEZİ – Yemen’de İran’ın desteklediği Husiler ile Suudi Arabistan’ın arkasında durduğu Aden’deki geçici hükümet arasında şiddetini arttıran çatışmalar tırmanıyor. Çatışmalar binlerce ailenin evlerini ve geçim kaynaklarını geride bırakarak yerinden edilmesine yol açtı. Yerinden edilen kadınlar ve çocuklar, sağlık hizmetlerine, eğitime ve temel ihtiyaçlara erişimin sınırlı olduğu ağır koşullarda yaşam mücadelesi veriyor.
8 Eylül gecesi, Taiz’in El-Muha ilçesinde yaşayan 56 yaşındaki Amine Seyf, ağır silah seslerinin duyulmasının ardından ailesiyle birlikte evini aceleyle terk etti. Nereye gideceğini bilmeyen Amine Seyf’in tek amacı ailesi için daha güvenli bir yer bulmaktı. Yerinden edilme sırasında evindeki eşyaları ve kişisel varlıklarını geride bırakan Amine Seyf, yalnızca taşıyabildiği birkaç eşyayı yanına alabildi. Amine Seyf, “Bizi buraya getiren şey yerinden edilmek oldu. Burada yaşamın hiçbir koşulu yok” dedi.
Çatışmalar başlamadan önce ailesiyle görece istikrarlı bir hayat sürdüğünü anlatan Amine Seyf, “Çocuklarımızı okutuyor, rahat bir yaşam sürüyorduk. Ancak çatışma hayatımızı altüst etti” dedi.
BİR HAFTADA 122 BİN KİŞİ YERİNDEN EDİLDİ
Amine Seyf’in yaşadıkları münferit değil. Çatışmaların 3 Eylül’de yeniden tırmanmasından bu yana Taiz ve diğer bölgelerde on binlerce aile yerinden edildi. Kadınlar ve çocuklar, çoğu zaman temel ihtiyaçlarını yanlarına alacak zaman dahi bulamadan yeni yaşam koşullarıyla karşı karşıya kaldı.
Yemen Yerinden Edilenler Kampları Yönetimi İcra Birimi’nin verilerine göre, eylül ayının ilk yarısında askeri tırmanış nedeniyle 8 kentte 17 bin 852 aileden oluşan 122 bin 297 kişi yerinden edildi. En fazla etkilenen bölgeler Taiz ve Lahic olurken, bazı ailelerin ikinci kez yerinden edilmek zorunda kaldığı belirtildi.
Uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetinin İnsan Hakları Bakanlığı ise ilk verilere göre, eylül ayında yaşanan ihlaller nedeniyle Taiz, Hudeyde ve Marib’de 150’den fazla sivilin hayatını kaybetti, 200’den fazla kişi yaralandı.
Çatışmaların etkileri Yemen sınırlarının dışına da taşarken, Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre yaklaşık 2 bin kişi Cibuti’ye ulaştı.
KADINLAR SAĞLIK MÜCADELESİ VERİYOR
Kadınların yaşadığı sorunlar yalnızca evlerini kaybetmekle sınırlı değil. Yerinden edilen kadınlar gıda, temiz su, sağlık hizmetleri ve ilaçların yanı sıra kadın hijyen ürünleri, üreme sağlığı hizmetleri, korunma ve mahremiyet gibi temel ihtiyaçlara da erişmekte zorlanıyor.
Çocukların bakımını ve temel ihtiyaçlarını üstlenen anneler açısından bu yük daha da ağırlaşıyor. Evlerini ve gelir kaynaklarını kaybeden aileler, yaşamlarını yeniden kurmakta ciddi güçlüklerle karşı karşıya.
8 AYLIK HAMİLE KADIN SAĞLIK HİZMETİNDEN MAHRUM
El-Birin bölgesindeki bir kampta 28 yaşındaki Bedur Ahmed, hamileliğinin sekizinci ayında yaşam mücadelesi veriyor. Ailesiyle birlikte bombardıman nedeniyle evini terk eden Bedur Ahmed, yerinden edilmenin ardından bu kez ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetlerine ulaşamama sorunuyla karşılaştı.
Bedur Ahmed, “Hamilelik ve yerinden edilme nedeniyle hastalandım. Hala hastayım. Burada tedavi olabileceğimiz hiçbir merkez yok” dedi.
Bedur Ahmed ve ailesi evlerini, geçim kaynaklarını ve hayvanlarını geride bırakarak kaçmak zorunda kaldı. Yanlarına yalnızca kurtarabildikleri eşyaları alabildiler.
Kamp yetkililerine göre bölge, yerinden edilen aileleri ağırlamak amacıyla oluşturuldu ancak şu ana kadar sağlık ve eğitim hizmetleri sağlanamadı. Bu durum özellikle hamile kadınlar ve çocukların yaşam koşullarını daha da ağırlaştırıyor.
ÇOCUKLAR OKULSUZ KALDI
Yerinden edilmenin sonuçları ev ve gelir kaybıyla sınırlı kalmıyor. Eğitim hizmetlerinin bulunmaması veya alternatif okullara erişimin mümkün olmaması nedeniyle yerinden edilen ailelerin çocukları da eğitimlerinden kopuyor.
43 yaşındaki beş çocuk annesi Fevziye Abdullah, çocuklarının eğitimine büyük önem verdiğini ancak çatışmalar nedeniyle bu düzenin bozulduğunu söyledi. Özellikle 17 yaşındaki oğlunun eğitimini tamamlayarak liseye devam etmesini isteyen Fevziye Abdullah, yerinden edilmenin bu planı sekteye uğrattığını belirtti.
Fevziye Abdullah, “Eğitimi seviyorum ve çocuklarımın okuması için çok çaba gösterdim. Ancak bölgeden ayrılıp yerinden edilince eğitimleri kesildi. Burada okul yok. Onları başka okullara göndermek için eski okul dosyalarını çıkarmamız gerekiyor. Eski okulları ise çatışmalar nedeniyle kapalı” dedi.
Ailenin yerinden edildiği bölgeye ulaşmasından bu yana çocukları için alternatif bir eğitim imkanı bulunamadığını belirten Fevziye Abdullah, yakınlarda okul olmamasının yanı sıra öğrencilerin önceki okullarındaki kayıtlarının taşınmasının da süreci zorlaştırdığını ifade etti.
Çocuklarının eğitimden uzak kalmasının kendisi açısından yalnızca geçici bir sorun olmadığını belirten Fevziye Abdullah, özellikle önemli bir eğitim dönemine yaklaşan büyük oğlunun geleceği konusunda sürekli kaygı duyduğunu söyledi.
Çatışmalar sürerken kadınlar, ailelerinin yükünü taşımaya ve geriye kalan yaşamlarını korumaya çalışıyor. Önlerindeki seçenekler giderek azalırken, binlerce kadın için gelecek; artık güvenli olmayan evlerine dönmek ile en temel yaşam koşullarından dahi yoksun yerinden edilme alanlarında kalmak arasında sıkışmış durumda.
Kaynak: JINHA







