ABD ve Venezuela, 65 milyar varilden fazla kanıtlanmış petrol rezervi için anlaşmaya vardı. ABD, 17 petrol sahası için 100 yıllık imtiyaz elde edecek. Venezuela petrolünün kontrolü, ayrıca ABD’nin İran ile savaşında yaşananlarla da ilişkilendiriliyor.
HABER MERKEZİ – Beyaz Saray, Venezuela’daki 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin kontrolüne ilişkin Washington ile Caracas arasında imzalanan petrol anlaşmasına dair açıklama yaptı.
Açıklamada, anlaşmanın, “ABD’nin enerji üstünlüğünü güvence altına almak ve Venezuela’nın ekonomik toparlanmasını desteklemek” amacıyla imzalandığı belirtildi.
Anlaşmanın ABD’ye, rezerv büyüklüğü bakımından dünyanın en büyük ikinci özel petrol şirketi olması beklenen yeni Venezuelalı şirkette güçlü yönetim yetkileri ve ekonomik payın yanı sıra düşük maliyetle petrol satın alma hakkı da sağladığı ifade edildi.
Anlaşmanın ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth tarafından imzalandığı aktarılan açıklamada, Washington’ın, 65 milyar varilden fazla kanıtlanmış rezerve sahip 17 petrol sahası için 100 yıllık imtiyaz elde ettiği kaydedildi.
Açıklamada, Venezuela’daki milyonlarca varil ham petrolün, ABD’deki rafinerilerde işleneceği ve üretimde ise Amerikan sondaj ekipmanları ve altyapısının kullanılacağı vurgulandı.
Böylece ABD’de milyarlarca dolarlık yatırımın ve binlerce istihdamın destekleneceğine işaret edilen açıklamada, söz konusu anlaşma ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Venezuela’ya yönelik “istikrar, yeniden inşa ve demokratik geçiş planının önemli bir parçası” olarak nitelendirildi.
MADURO ALIKONULDU, PETROLUN YOLU AÇILDI
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, 2 Ocak’ta ABD tarafından düzenlenen özel bir askeri operasyonla alıkonuldu ve New York’a götürüldü. Maduro hala tutuklu bulunuyor ve ABD yargısı uyuşturucuyla bağlantılı suçlamalarda bulunuyor.
Maduro’nun yardımcısı Delcy Rodriguez, ABD’nin onayı sonrasında 5 Ocak’ta yemin ederek Geçici Devlet Başkanlığı’na koltuğuna oturdu ve hala bu görevde bulunuyor.
Rodriguez’in göreve getirilmesini memnuniyetle karşılayan Trump, 8 Ocak’ta, ABD’nin Venezuela’yı “yönetmeye ve devasa rezervlerinden petrol çıkarmaya” yıllarca devam etmesini beklediğini söyledi. Trump, 9 Ocak’ta ise Beyaz Saray’da ABD’li petrol şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle bir araya gelerek Venezuela’nın petrol endüstrisinin yeniden inşası ve üretimin artırılmasını ele aldı.
Rodriguez’e yönelik ABD yaptırımları 2 Nisan’da kaldırıldı ve ABD ile yakın ilişkiler her alanda yeniden tesis edildi.
ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın hala çözümsüz kalması ve özellikle Hürmüz Boğazı’nda petrol akışının aksaması, Venezuela’yı ABD açısından daha da önemli hale getirdi.
Trump, İran savaşı sırasında dünya petrol arzını artırma çabaları çerçevesinde, 18 Mart’ta, Maduro sonrası Venezuela’dan daha fazla petrol satışının önünü açtı.
Aynı gün ABD Hazine Bakanlığı Venezuela petrolüne yönelik yaptırımları hafifletme kararı aldı. Bakanlık, Petróleos de Venezuela SA (PDVSA) şirketine Venezuela petrolünü doğrudan ABD şirketlerine ve küresel pazarlara satma yetkisi veren geniş kapsamlı bir yetkilendirme yayınladı. Bu, Washington’ın yıllarca Venezuela hükümeti ve petrol sektörüyle olan ilişkileri büyük ölçüde engellemesinin ardından gelen büyük bir değişim anlamına geldi. Buna göre, ABD şirketlerinin Venezuela’nın devlete ait petrol ve doğalgaz şirketleriyle iş yapmasına izin verildi.
Bu adım, Trump yönetiminin İran savaşıyla yaşanan sorunlar karşısında dünya petrol arzını arttırmanın yollarını aramasıyla bağantılı gelişmelerden biri ve özellikle yükselen petrol fiyatlarını düşürme konusunda artan baskının doğrudan sonucu olarak değerlendirildi.
‘Hürmüz düğümü’ne karşılık ‘Venezuela kartı’: Kriz aşılacak mı?







