Kanada’daki Boreal ormanları devasa bir yangın havuzuna dönüştü. Yıllık ortalamaların katbekat üzerine çıkan yangınlar, gezegenin en önemli karbon depolarından birini tahrip ederken salınan rekor düzeydeki duman ve sera gazları küresel iklim dengesini tehdit ediyor.
HABER MERKEZİ- Dünya genelinde aşırı hava olayları ve kuraklık dalgaları etkisini artırırken, Kanada tarihinin en ağır orman yangını krizleriyle mücadele ediyor. Ülkeyi doğudan batıya bir kuşak gibi saran ve Boreal (Tayga) ormanlarını kapsayan devasa coğrafyada her yıl milyonlarca hektar yeşil alan küle dönüyor.
Rekorların kırıldığı son sezonlarda yanan alan miktarı 18,5 milyon hektarı aşarak Yunanistan ve Portekiz’in toplam yüzölçümünden daha büyük bir bölgeyi etkisi altına aldı. Bu durum, ülke ormanlarının yüzde 5’inden fazlasının tek bir sezonda tahrip olması anlamına geliyor.
Alevler ağırlıklı olarak British Columbia, Alberta, Saskatchewan ve Kuzeybatı Toprakları gibi batı ve kuzeybatı eyaletlerinde yoğunlaşsa da, Quebec ve Ontario’nun kuzeyindeki el değmemiş ormanlar da kurak geçen yaz aylarında yangın kütlelerine teslim oluyor.
20 BİNDEN FAZLA KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ
Kanada’nın batısında bulunan British Columbia’da ‘Bald Range’ felaketi yaşanıyor. Bald Range tepesinde başlayan yangınla birkaç gün içinde 10 bin hektardan fazla ormanlık alan yok oldu. Vadilerdeki yerleşim yerleri hızla boşaltılıyor. İki gün içinde çok sayıda yerleşim alanından 20 binden fazla insan tahliye edildi.
Initial perimeter for Bald Range has landed in FireMap, west of Summerland. Satellite hotspots give a general idea of where a fire is and the perimeter gives a precise area of where it’s been mapped. Data courtesy of @BCGovFireInfo #BC #Okanagan pic.twitter.com/zRaLlXDS9Q
— FireMap.live 🔥🌎 (@disaster_db) August 8, 2026
Bu durum “felaket” kategorisinde yer alsa da ülke tam bir yangın kuşağı kuşatmasında.
YANGINLARIN SADECE YÜZDE 50’Sİ İNSAN ETKİLİ
Kuzey Kutbu’na yakın bölgelerin dünyanın geri kalanından üç kat daha hızlı ısınması, yangınların sıklığını ve şiddetini doğrudan etkiliyor. Erken eriyen karlar ve rekor sıcaklıklar, orman tabanında yüzyıllardır biriken organik maddeleri ve turba katmanını patlamaya hazır bir çıraya dönüştürüyor.
Yangınların yaklaşık yüzde 50’si insan faktöründen kaynaklansa da, toplam yanan alanın yüzde 80’inden fazlasından yıldırımlar sorumlu. İnsan yerleşiminden uzak ve müdahalenin güç olduğu derin orman alanlarına düşen yıldırımlar, kontrol edilmesi imkansız devasa yangınlar başlatıyor.
ATMOSFERE REKOR SEVİYEDE KARBON SALIMI
Kanada’daki felaketin etkileri sınırları aşarak küresel bir boyuta da ulaşıyor. Yangınlar sırasında sadece ağaçlar değil, toprak altında yüzlerce yılda biriken devasa turba katmanı da yanıyor. Bu durum, atmosfere olağanüstü miktarda karbondioksit ve ince partikül madde salınmasına yol açıyor.
🇨🇦🔥 A fast-moving wildfire has forced more than 20,000 people to evacuate communities along Okanagan Lake in British Columbia overnight into Saturday, Aug. 8. The entire district of Summerland (pop. 12,000) is under evacuation order, plus ~8,000 more in and around Peachland.… pic.twitter.com/70slf43IWE
— 🔥🗞The Informant (@theinformant_x) August 8, 2026
Yalnızca tek bir ağır yangın sezonunda atmosfere salınan karbondioksit miktarının 1,7 ila 2 milyar ton seviyesine ulaştığı tahmin ediliyor.
Bu miktar, Kanada’nın tüm sanayi ve ulaşım kaynaklı yıllık ulusal emisyonunun yaklaşık üç katına denk geliyor. Rüzgarların etkisiyle kıtalararası yolculuk yapan yoğun duman kütleleri; New York ve Washington gibi metropollerde hava kalitesini tehlikeli seviyelere düşürürken, izleri Grönland ve Batı Avrupa’ya kadar ulaşabiliyor.
KANADA’NIN YEŞİL AKCİĞERİ KARARMAYA BAŞLADI
Kuzey Yarımküre’nin en büyük bakir ekosistemlerinden biri olan Boreal orman kuşağı, Amazon Yağmur Ormanları ile birlikte gezegenin “yeşil akciğerleri” ve en büyük karasal karbon depoları arasında yer alıyor.
Ancak küresel ısınmayla birlikte bu durum bir kırılma noktasına yaklaşmış durumda.
Boreal ormanları, tropikal yağmur ormanları kadar tür çeşitliliğine sahip olmasa da, kapladığı alan ve barındırdığı yaban hayatı açısından kritik bir biyolojik dengeye sahip.
Siyah ladin (Picea mariana), ak ladin ve jack çamlarının domine ettiği bu ekosistem; Boz ayı, kurt, vaşak, wolverine (kutup porsuğu) ve yüz milyonlarca göçmen kuşa ev sahipliği yapıyor.
Yangınlar, Boreal Orman Ren Geyiği gibi bölgeye özgü hassas alt türlerin beslenme ve barınma alanlarını yok ederek nesillerini de tehlikeye sokuyor. Ayrıca yaşlı orman örtüsünün kaybolması, bölgenin kendini yenileme kapasitesini de sınırlandırıyor.
Normal şartlarda atmosferdeki karbonu emen ormanlar, şiddetli yangınlar ve turba tabakasının tutuşması nedeniyle karbon tutucu özelliğini yitirerek kendisi bir karbon kaynağı haline geliyor.
Uzmanlar, yangınların yarattığı devasa emisyonların küresel ısınmayı daha da hızlandırdığı ve bunun sonucunda daha şiddetli yangınların tetiklendiği tehlikeli bir “iklimsel kısır döngü” uyarısında bulunuyor.







