BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Eritre’nin ‘Kara Salı’sı:

25 yıldır 12 yazardan haber alınamıyor

Eritre’nin ‘Kara Salı’sı:
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Eritre’de 2001 yılında tutuklanan ve aralarında şair, tiyatro yazarı, yayıncı ve gazetecilerin bulunduğu 16 ismin akıbeti bilinmiyor. PEN International’ın yeni kampanyasına 180’den fazla yazar imza atarak Eritre yönetiminden bu kişilerin hayatta olduğuna dair kanıt istedi.

HABER MERKEZİ- Eritre’de 12 yazar ve gazetecinin gözaltında kaybolmasının üzerinden 25 yıl geçti.

18 Eylül 2001’de başlayan baskı dalgası, ülkenin bağımsız basınının susturulması ve çok sayıda gazeteci ile yazarın yargılanmadan cezaevine konulmasıyla sonuçlandı.

Aradan geçen çeyrek yüzyılda bu 12 kişinin nerede olduğu, sağlık durumları ve hayatta olup olmadıkları konusunda bağımsız ve doğrulanabilir bilgi ortaya çıkmadı. Eritre makamları da akıbetlerine ilişkin kamuoyuna bilgi vermedi.

PEN’DEN MEKTUP, CPJ’DEN ÖDÜL

Aralarında Nobel ödüllü yazarlar Olga Tokarczuk ve J.M. Coetzee’nin de bulunduğu PEN İnternational’a bağlı 188 yazar, 18 Eylül 2026’da Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki’ye açık mektup gönderdi. Mektupta 2001’den bu yana haber alınamayan 12 yazar ve gazeteci için derhal doğrulanabilir bir yaşam kanıtı sağlanması istendi.

Aynı tarihte Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), 2001’deki baskının 25’inci yılında, Eritre’de uzun süredir tutuklu bulunan 16 gazeteci ve medya çalışanını “Eritrea 16” adıyla 2026 Uluslararası Basın Özgürlüğü Ödülü’ne layık gördü. Bu 16 kişilik liste, PEN’in kampanyasında yer alan 12 kişiden daha geniş bir grubu kapsıyor.

×

OYSA ‘DEMOKRASİ’ GELECEKTİ
Isaias Afwerki

Eritre, 1993 yılında Etiyopya’dan bağımsızlığını kazandı. Bağımsızlığa giden yol, Eritre Halk Kurtuluş Cephesi’nin (EPLF) Etiyopya yönetimine karşı yaklaşık 30 yıl süren silahlı mücadelesiyle şekillendi. 1993’te Birleşmiş Milletler gözetiminde yapılan referandumda halkın ezici çoğunluğu bağımsızlıktan yana oy kullandı.

EPLF’nin lideri Isaias Afwerki, bağımsızlığın ardından ülkenin devlet başkanı oldu. Cephe 1994’te adını Demokrasi ve Adalet İçin Halk Cephesi’ne (PFDJ) çevirdi. Ancak çok partili siyasi sistem kurulmadı.

1997’de kabul edilen anayasa demokratik haklar ve özgürlükler öngörüyordu. Fakat anayasanın büyük bölümü hiçbir zaman uygulanmadı. 1998’de Etiyopya ile başlayan savaş da siyasi reformların ertelenmesinde gerekçe olarak kullanıldı.

Bağımsızlığın ilk yıllarında ise ülkede bağımsız basın için görece geniş bir alan oluşmuştu. Çok sayıda özel gazete yayımlanıyor, hükümeti eleştiren yazılar kamuoyunda tartışılıyordu.

Bu dönem uzun sürmedi.

2001: “KARA SALI”

18 Eylül 2001 sabahı Eritre’deki özel radyo istasyonlarından birinde yapılan yayınla hükümetin ülkedeki özel gazeteleri kapattığı duyuruldu.

Ardından gazeteciler, yazarlar ve hükümetin politikalarını eleştiren siyasetçiler gözaltına alınmaya başladı. Basın özgürlüğüne yönelik baskı, 2001 sonbaharında ülkenin bağımsız medya yapısını fiilen ortadan kaldırdı.

Eritre’de bu dönem daha sonra “Black Tuesday”, yani “Kara Salı” olarak anıldı.

Gazetecileri Koruma Komitesi’ne (CPJ) göre 18 Eylül 2001’de başlayan operasyonun ardından aylar boyunca reform yanlısı siyasetçiler ve gazeteciler hapse atıldı.

Baskının arka planında, iktidardaki PFDJ içindeki reform çağrıları da bulunuyordu. Bir grup üst düzey parti üyesi, hükümetin demokratik reformlara yönelmesi ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi çağrısıyla açık mektup yayımlamıştı.

Mektubu yayımlayan siyasetçilerin bir bölümü kısa süre içinde tutuklandı. Bağımsız basının önemli isimleri de aynı dönemde gözaltına alındı.

KAYIP 12 KİŞİNİN HİKAYESİ

PEN International’ın listesinde yer alan 12 kişinin tamamı gazetecilik veya edebiyatla bağlantılıydı.

Amanuel Asrat, şair, edebiyat eleştirmeni ve Zemen gazetesinin genel yayın yönetmeniydi.

Dawit Isaak, İsveç-Eritre vatandaşı bir gazeteci ve Setit gazetesinin ortaklarından biriydi. İsveç’te de uzun yıllardır serbest bırakılması için kampanyalar yürütülüyor.

Fessehaye “Joshua” Yohannes, gazeteci, şair, oyun yazarı, hikaye yazarı ve söz yazarıydı; aynı zamanda Setit gazetesinin ortaklarındandı.

Listede ayrıca Keste-Demena, Meqaleh, Admas, Tsigenay ve Hadas Eritrea gibi bağımsız yayınlarda çalışan gazeteciler ve editörler bulunuyordu.

PEN International’a göre bu isimlerden bazıları için yıllar içinde hapishanede öldüklerine ilişkin bilgiler ortaya çıktı. Ancak bu iddialar Eritre yönetimi tarafından doğrulanmadı ve 12 kişinin tamamının akıbeti konusunda resmi bir açıklama yapılmadı.

Bugün Eritre’de devlet kontrolü dışındaki bağımsız medya kuruluşlarının faaliyet göstermesine izin verilmiyor. Ülke, uluslararası basın özgürlüğü ve siyasi haklar endekslerinde dünyanın en kısıtlı ülkeleri arasında yer alıyor.

Freedom House’a göre Eritre 1993’teki bağımsızlığından bu yana ulusal seçim gerçekleştirmedi. Ülkede PFDJ tek siyasi parti konumunda ve 2001’de bağımsız medyanın tamamı kapatıldı.

AİLELERİNDEN DE HABER YOK

Tutuklanan gazeteci ve yazarların aileleri de yıllardır belirsizlik içinde.

PEN International, bu kişilerin avukatlarına, sağlık hizmetlerine ve aileleriyle düzenli iletişime erişemediğini belirtiyor. Kuruluş, durumun uluslararası hukuk açısından zorla kaybetme niteliği taşıdığını savunuyor.

Eritre makamları ise yıllar boyunca 2001’deki operasyonların niteliğine ilişkin farklı bir çerçeve sundu. PEN International’ın aktardığına göre hükümet, bazı tutukluların ulusal hizmet kapsamında görevlendirildiğini savunarak kapsamlı bir siyasi baskı yaşandığı iddiasını reddetti.

“HAFIZAMIZDAN SİLİNMEDİLER”

PEN International’ın 18 Eylül’de yayımladığı yeni açık mektupta 188 yazarın imzası bulunuyor. Olga Tokarczuk, J.M. Coetzee, Isabel Allende, Elif Şafak, Colm Tóibín, Ben Okri ve Yann Martel imzacılar arasında.

PEN International Başkanı Burhan Sönmez, 25 yılın aileler için dayanılması güç bir süre olduğunu belirterek kampanyanın sürdürüleceğini açıkladı.

Örgütün bu yıl başlattığı “Proof of Life” (Yaşam Kanıtı) kampanyasının merkezinde ise Eritre yönetiminin, 12 kişinin nerede bulunduğu ve hayatta olup olmadıklarını doğrulaması talebi var.

Benzer Haberler

Erdoğan BM Genel Kurulu için New York’a gitti

81. Genel Kurul’da 16’ncı kez konuşacak

Rojin Kabaiş’in telefonu açılabilir

Önce aynı model cihazda test edilecek

JİTEM tarafından katledilmişti

Musa Anter vurulduğu yerde anıldı

Meclis Başkanı Kurtulmuş açıkladı

Meclis’te 'süreci takip ve kontrol komisyonu' kurulacak

İmamoğlu’nu aday göstermişlerdi

Özel: Mansur Yavaş önemli bir seçenek

Yalova’da temaslarda bulundu

Özel, partisinin üç hedefini açıkladı

Özel’e yanıt, Hatimoğulları açıkladı:

Demirtaş, 'Öcalan yaparsa karşılık bulur, benim misyonum başka' dedi