Kadınların barış görüşmelerinde yer alması gerektiğini vurgulayan DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, “Kadın kurullarını oluşturarak izleme ve takibi hep birlikte yapalım” önerisini gündeme taşıdı.
HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, partisinin genel merkezinde güncel gelişmelere dair basın toplantısı düzenledi. Kadınların bulunmadığı bir barış masasının eksik kalacağını vurgulayan Halide Türkoğlu, kadınların izleme ve takip kurulu kurması çağrısında bulundu.
Halide Türkoğlu, “Farklılıklarımızla bir arada, eşit ve özgür yaşayabileceğimiz demokratik bir toplum için mücadele ettik ve bugün barış, demokrasi, eşitlik, özgürlük için atılan bu adımlar, Sayın Öcalan’ın ortaya koyduğu irade ile tarihsel hukuki bir eşiğe gelmiştir” dedi.
KADIN KURULLARININ OLUŞTURULMASI ÇAĞRISI: ‘SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLALIM’
Halide Türkoğlu, toplumun ve kadınların barış ihtiyacının bir kanun maddesine sığmayacağını söyledi. Sorunu güvenlik adı altında ele almanın sorunun gerçekliğini tarif etmekten uzak olduğunu kaydeden Türkoğlu, “Bu sorunun adı Kürt sorunudur. Kürt halkının varlığının, dilinin inkarının sorunudur. Bu inkarla birlikte gelişen savaş ve çatışmanın yarattığı yoksulluk, şiddet ve sömürünün derinleşmesi sorunudur. Demokrasi, adalet, özgürlük sorunudur. Bu kapsamda çerçeve yasa demokratik çözümün önünü açacak hukuki ve siyasal zeminin başlangıcı, kök yasasıdır. En geniş toplumsal mutabakatla bu süreç ilerletilmelidir. Kurulacak kurullar ya da komisyonlarda da kadın temsiliyetinin olması bizler açısından olmazsa olmazdır. Burada Meclis’te evet oyu kullanan kadınlara seslenmek istiyorum; gelin hep birlikte bu sürecin takipçisi olalım. Kadın kurullarını oluşturarak izleme ve takibi hep birlikte yapalım” ifadelerini kullandı.
‘ÜLKENİN TEK KADIN BAKINI ÖZNE OLMALIDIR’
Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) kadın bir bakanın olmamasını eleştiren Türkoğlu, “Bu meseleyi Aile Bakanı ile tartışmak isteriz. Elbette bu mesele Aile Bakanlığı içine sıkıştırılacak bir mesele değildir ama bu ülkenin tek kadın bakanının da artık barışa dair özne olmasını istiyoruz” dedi.
‘KADINLARIN OLMADIĞI SÜREÇ EKSİKTİR’
Türkoğlu’nun konuşmasından öne çıkan vurgular şöyle:
“Kadınlar bu sürecin öznesidir. Toplumsal barış kadınlarla birlikte kurulmalıdır. Kadınların olmadığı bir barış masası eksiktir. Kadınların olmadığı komisyonlar, izleme mekanizması eksiktir. Kadınların olmadığı bir demokratikleşme süreci eksiktir. Dolayısıyla bu çerçeve yasa, bugün atılacak adımları tarif ederken yarının demokratik adımlarının önünü kapatmamalıdır.
‘İLK ADIM İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NE DÖNMEK’
JINNEWS verilerine göre; temmuz ayı içerisinde 25 kadın katledildi. 27 kadının ölümü şüpheli olarak kayıtlara geçti. Kadın katliamları, kadına yönelik şiddetin geldiği boyut, erkek egemen politikaların yeniden yeniden üretilmesinden bağımsız ele alınamaz. Bunun için yapılacaklar bellidir. İstanbul Sözleşmesine geri dönmek kadınlarla barışmanın ilk adımı olmalıdır.
YARGI ARTIK KADININ YAŞAMINA GÜVENCE OLMALI
Kadınların yaşamını erkeğin tahakkümüne hapseden bir araca dönüşen yargı, artık kadınların yaşamını koruyan bir güvence olmalıdır. Daha birkaç gün önce Anayasa Mahkemesi’nin evlenen kadının nüfus kaydının eşinin hanesine taşınmasını öngören düzenlemeye oy çokluğuyla vermiş olduğu kararına itiraz ediyoruz. Karara karşı çıkan 5 üyenin itirazları bizlerin de itirazıdır. Bu karar kadın erkek eşitliğini yok saymaktır. Kadını bir kez daha erkek üzerinden tanımlamak, erkeğin hanesinde olan biri olarak göstermektir.
‘BARIŞIN YÜKÜNÜ OMUZLAMAKTAN GERİ DURMAYACAĞIZ’
Abdullah Öcalan’ın barış perspektifi, bu topraklarda barışın nasıl inşa edileceğine dair bir perspektiftir. Ortadoğu’nun her bir parçasında bu perspektifin rolünü oynaması bizlerin elindedir. Enternasyonal kadın mücadelesini büyüterek bunu yapabiliriz. Barışı toplumsallaştırarak bunu yapabiliriz. Kadınların sözü olmadan gerçek bir barış olmaz. Kadınların özne olmadığı bir süreç toplumsallaşamaz. Bu nedenle şimdi daha fazla örgütleneceğiz, barışın sözünü daha fazla kuracağız, yan yana geleceğiz. Savaşın yükünü taşıyan kadınlar olarak barışın da yükünü omuzlamaktan geri durmayacağız. Ve bu yolu kadınların sözüyle, kadınların örgütlülüğüyle, kadınların iradesiyle büyüteceğiz.”







