Kişi başına yılda yaklaşık 188 kilo ambalaj çöpünün üretildiği Avrupa Birliği’nde, çevre krizine karşı hazırlanan en sert kısıtlama paketi bugün yüyülüğe girdi. Gıdalarda kullanılan toksik kimyasallarla başlayan yasaklar dizisi; restoranlardaki tek kullanımlık sos paketlerinden otellerdeki minik şampuanlara, valiz streçlerinden köpük kaplara kadar günlük yaşamın her alanını dönüştürecek.
HABER MERKEZİ- Avrupa’da tüketim hızı arttıkça ortaya çıkan atık dağı da her yıl biraz daha büyüyor. Eurostat verilerine göre AB genelinde yıllık ambalaj atığı miktarı 80 milyon tonun üstüne çıkmış durumda.
Üye ülkelerde kişi başına düşen yıllık ambalaj çöpü ise ortalama 177,8 kilogramı buluyor. Bu devasa çöp dağını küçültmeyi ve 2040 yılına kadar ambalaj atıklarını en az yüzde 15 azaltmayı hedefleyen Avrupa Komisyonu, kapsamlı kısıtlama paketinin uygulamadaki ilk adımını attı.
Süpermarket raflarından havalimanlarına, otellerden mahalle kafelerine kadar uzanan yeni kurallar dizisi, ilk olarak ambalaj üretiminde kullanılan tehlikeli kimyasalları hedef alıyor.
YENİDEN KULLANIM HEDEFLERİ GERİ ÇEKİLDİ
Düzenlemenin ilk taslağında, 2030’dan itibaren paket servis yiyecek ve içeceklerin yüzde 10’unun yeniden kullanılabilir ambalajlarla satılması öngörülüyordu. Bu hedef son metinde zorunlu olmaktan çıkarıldı.
Le Monde’un aktardığına göre, aralarında Coca-Cola, McDonald’s ve Heineken’in de bulunduğu 100’den fazla şirket yöneticisi, 27 Nisan’da düzenlemenin uygulanmasının ertelenmesini ve metinde önemli değişiklikler yapılmasını talep etti. Özellikle McDonald’s çevresinde şekillenen şirketler koalisyonunun yeniden kullanım hedeflerine karşı yürüttüğü kampanya, 2023’teki yasama görüşmeleri sırasında etkili oldu.
Son düzenlemede 2030’a kadar taşımacılıkta kullanılan ambalajların yüzde 40’ının yeniden kullanılabilir olması hedefleniyor. İçecek ambalajlarında ise 2030yılı için yüzde 10’luk yeniden kullanım hedefi bulunuyor.
2040 yılı için taşımacılık ambalajlarında yüzde 70’lik bir oran öngörülse de şirketlerden bu seviyeye ulaşmak için yalnızca çaba göstermeleri isteniyor.
Düzenlemenin ilk hedefleri ise bugün itibarıyla kademeli biçimde uygulanmaya başlandı.
İlk aşamada gıda ile temas eden ambalajlardaki PFAS adı verilen ve çevrede çok uzun süre parçalanmadıkları için “sonsuz kimyasallar” olarak anılan maddelere sınırlama getirildi. Bu maddeler, yağ ve su geçirmemesi için paket servis kapları, pizza kutuları ve bazı fırın kağıtlarında kullanılıyor.
2030’DA DAHA KAPSAMLI DEĞİŞİKLİKLER GELİYOR
Ambalajların önemli bir bölümüne ilişkin asıl değişiklikler 2030’dan itibaren başlayacak. Bu tarihten itibaren ambalajların geri dönüştürülebilir olması, plastik ambalajlarda geri dönüştürülmüş malzeme kullanılması ve bazı gereksiz tek kullanımlık plastik ambalajların yasaklanması öngörülüyor.
Meyve ve sebzelerde 1,5 kilogramdan hafif ürünler için kullanılan bazı plastik ambalajlar, otel ve restoranlarda tek porsiyonluk sos ve yiyecek kapları ile bazı küçük kozmetik ambalajları yasak kapsamına girecek. Paketlerdeki gereksiz boş alanın azaltılması da yeni kurallar arasında.
2028’den itibaren ise ambalajların üzerindeki atık ayrıştırma etiketlerinin AB genelinde ortaklaştırılması planlanıyor.
2029’da da plastik şişe ve içecek kutularının yüzde 90’ının geri dönüşüm amacıyla toplanmasını sağlayacak depozito sistemlerinin yaygınlaşması bekleniyor.
AB Komisyonu, düzenlemenin yalnızca atık miktarını azaltmayı değil, plastik üretiminde kullanılan petrol ve gaz gibi birincil hammaddelere bağımlılığı da düşürmeyi amaçladığını belirtiyor.
Komisyonun tahminlerine göre yeni önlemler alınmaması halinde AB’de ambalaj atığı 2030’a kadar yüzde 19, plastik ambalaj atığı ise yüzde 46’ya kadar artabilir.
Çevre örgütleri ise düzenlemenin önemli bir başlangıç olduğunu, ancak yeniden kullanım alanındaki hedeflerin zayıflatılmasının atıkların kaynağında azaltılması açısından ciddi bir eksiklik yarattığını savunuyor.
Fransa merkezli Zero Waste France da AB düzenlemesinin ulusal mevzuat için bir asgari standart olduğunu, daha iddialı ulusal hedeflerin korunması gerektiğini belirtiyor.
×TAKVİM BELİRLENDİ: ADIM ADIM NELER DEĞİŞECEK?
Yeni yasaklar, hem üreticilerin hem de tüketicilerin alışkanlıklarını belirli bir takvim dahilinde değiştirmeyi zorunlu kılıyor:
- 12 Şubat 2027: Kafe ve restoranlar, müşterilerin yanlarında getirdikleri kendi termosu, kahve kupası veya saklama kabıyla servis alma talebini karşılamakla yükümlü olacak.
- 12 Şubat 2028: Zincir restoranlar ve büyük gastronomi işletmeleri, tek kullanımlık bardakları kaldırarak temizlenip yeniden kullanılabilen sistemlere geçecek.
- 12 Şubat 2029: Paket serviste yiyeceği sıcak tutmak için kullanılan beyaz polistiren köpük kaplar tamamen yürürlükten kalkacak. Ayrıca havalimanlarında yolcu valizlerinin metrelerce plastik streç filmle sarılması uygulamasına son verilecek.
- 2030 Hedefleri: Süpermarketlerde kasada verilen ince plastik poşetler, taze meyve ve sebzeleri saran file veya plastik kutular yasaklanacak. Restoranlarda masalara konulan tek kullanımlık poşet ketçap, mayonez, tuz ve şeker paketleri kaldırılacak (paket servisler bundan muaf tutulacak). Otellerdeki tek kullanımlık minik plastik şampuan ve sabun kutuları da rafa kalkacak.







