Rusya-Ukrayna savaşının bitirilmesi için yeni girişimler gündemde. Trump Ukrayna’ya Rusya’nın şartlarını kabul etmesi için baskı yapıyor, Zelenskiy “savaşı cephede dondurma” hamlesiyle baskıyı hafifletmeye çalışıyor, Putin ise Trump ve Xi ile olası zirveyi işaret ederek fazlasını istiyor.
HABER MERKEZİ – Beşinci yılında devam eden Rusya-Ukrayna savaşının sonlandırılması için geçen yıl başlatılan, ancak ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş nedeniyle akamete uğrayan görüşmeler yeniden canlandırılmaya çalışılıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, son haftalarda daha açık şekilde Rusya yanlısı bir tutum benimserken, öbür yandan Ukrayna üzerinden baskı kuruyor ve bu durumda Rusya ile Ukrayna arasında bir anlaşmanın yolunu arıyor.
ABD Temsilcisi Steve Witkoff, önce 20 Ekim’de Norveç’in başkenti Oslo’da Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüştü. Bu görüşmeye Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre ile Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, AB, NATO ve E4 ülkelerinin (İngiltere, Fransa, Almanya, Polonya) temsilcileri de katıldı, Witkoff ile birlikte Rusya-Ukrayna görüşmelerini yürüten Trump’ın damadı Jared Kushner ise, bildirilen sağlık gerekçeleri nedeniyle görüşmeye çevrim içi katıldı.
Witkoff, ertesi gün de (21 Ekim) St. Petersburg kentinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi.
GÖRÜŞMELER, TRUMP’IN PUTİN’E YAKLAŞTIĞI, UKRAYNA İLE MESAFEYİ AÇTIĞI DÖNEMDE YAPILIYOR
Bu son görüşmenin zamanlaması ve ele alınan başlıklar dikkat çekiyor.
ABD’nin Rusya-Ukrayna savaşını sonlandırmaya yönelik ilk girişimi geçen yılın sonbaharında başladı, ancak 28 Şubat’ta ABD-İsrail ve İran arasında başlayan savaş nedeniyle görüşmeler akamete uğradı. ABD, Ukrayna ve Rusya heyetleri arasında yürütülen müzakerelerin son turu 17-18 Şubat tarihlerinde Cenevre’de yapılmıştı.
Aylar sonra, İran savaşı da çıkmaza girdikten sonra ABD Başkanı Donald Trump dikkatleri Rusya-Ukrayna savaşını sonlandırmaya yönelik girişimlere çevirdi. Trump, İran’ın aylardır savaşın ve müzakerelerin seyrini doğrudan etkileyen Hürmüz Boğazı’nı bir koz olarak kullanması nedeniyle artan ve krize neden olan küresel petrol fiyatlarıyla baş edemiyor. Sekizinci ayında devam eden savaşın yeniden tırmanma ihtimali gündemdeyken, 3 Kasım’da yapılacak ABD’deki ara seçimler öncesinde petrol fiyatları nedeniyle zor durumda olan Trump, yönünü Rusya’ya çevirdi.
Trump, Ekim ayı başından bu yana Rusya yanlısı bir politika izliyor ve savaşın sonlandırılması için Putin ile anlaşmanın yollarını ararken, öbür yandan anlaşmaya yanaşmamakla suçladığı Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy üzerindeki baskıyı artırıyor. Zelenskiy’nin devlet başkanlığından ayrılması gerektiğini bile gündeme getiren Trump, Rusya ile varılacak olası bir anlaşmayla İran nedeniyle karşılaştığı petrol krizine çözüm bulabileceğini umuyor. Nitekim 9 Ekim’de Putin ile dizel anlaşmasını duyurdu ve ardından Rusya’ya yönelik yaptırımları öngören Graham Yasasını askıya aldı.
ABD temsilcileri Witkoff ile Kushner’in 20-21 Ekim’deki temasları da Trump’ın bu politika değişikliğiyle birlikte değerlendiriliyor.
Görüşmeler aynı zamanda Kiev’de ve müttefikleri arasında ABD’nin Ukrayna’dan geri çekildiğine, zaman zaman Rus saldırılarına ilişkin gerçek zamanlı istihbaratı engellediğine ve Ukrayna’nın askeri iletişimini sekteye uğrattığına dair endişelerin olduğu bir dönemde gerçekleşti.
Trump Ukrayna ile mesafeyi açıyor, Putin’e yakınlaşıyor
GÜNDEMDEKİ BAŞLIKLAR YENİ DEĞİL, AMA BASKI VE SONUÇ İHTİMALİ YENİ
Son görüşmelerde ele alınan başlıkların da Trump’ın politika değişikliğiyle uyumlu olduğu kaydediliyor. Ancak bununla birlikte bu başlıkların yeni olmadığı, geçen yılın sonbaharında başlayan görüşmeler boyunca müzakere edildiği de anlaşılıyor. Yeni olanın Zelenskiy’nin Rusya’nın müzakerelerde ısrarcı olduğu şartları kabul etmeye Trump yönetimi tarafından daha açık şekilde zorlanması olduğu belirtiliyor. Zelenskiy ile Trump’ın son haftalarda bozulan ilişkileri de bu çerçevede değerlendiriliyor.
Trump’ın planı ve müzakereler: Rusya’nın talepleri – Ukrayna’nın itirazları
Trump, ABD’de başkanlık koltuğuna oturduğu Ocak 2025’te 24 saat içinde Rusya-Ukrayna savaşını bitireceğini iddia etmişti, ancak aradan yaklaşık iki yıl geçti ve savaş sürüyor. Ama Trump, en başında büyük oranda Rusya’nın taleplerinin kabul edildiği bir barış anlaşmasını gündeme getirdi. Geçen yılın sonbaharında gerçekleşen görüşmelerde masada olan başlıklar da büyük oranda Rusya’nın taleplerinin karşılanmasını içeriyordu. Ukrayna ve Avrupa ise özellikle Rusya’ya işgal altında olan toprakların bırakılması baskısına direnebildi. Ancak yeni görüşmelerde şartlar geçen yılkinden daha farklı ve Ukrayna’nın direnebilmesi de daha zor olacak.
Müzakerelerde ele alınan başlıklardan en önemlisi, Rusya’nın 2022’den sonra işgal ettiği topraklar. Rusya, Luhans ve Donetks eyaletlerini kapsayan Donbas bölgesinin ve Zaporizhzhia ile Kherson vilayetlerinin kendisine bırakılmasını istiyor. Bu bölgeler Ukrayna’nın doğudaki zengin madenleri ve ağır saniyisinin bulunduğu yerler, aynı zamanda Karadeniz’de önemli kıyı bölgeleri. Ancak nüfusun önemli bir kısmı Ukrayna vatandaşı Ruslardan oluşuyor ve Putin bu nüfusun Rus yönetimini istediğini ileri sürüyor; Ukrayna’ya yönelik işgal için ileri sürülen en önemli gerekçelerden biri de, bu nüfusun iddia edilen tercihi ve Ukrayna devletinin bu nüfusun dil ve kültürel haklarına yönelik iddia edilen baskılarıydı.
Halihazırda Rusya bu bölgelerin tamamını işgal etmiş durumda, sadece Donetsk vilayetinin yüzde 20’si kadar olan bölgede Ukrayna ordusu cephe hattını tutuyor.
Rusya’nın başlıca talepleri arasında Ukrayna’nın asla NATO’ya katılmayacağına dair söz verilmesi, Ukrayna ordusunun belli bir sayıda sınırlandırılması, Donbas’ın tamamının Rusya tarafından kontrol edilmesi, Kırım, Donbas, Zaporizhia ve Herson bölgeleri üzerindeki Rus kontrolünün tanınması ve Ukrayna’da Rusça konuşanlara koruma sağlanması yer alıyor.
Ukrayna, bu taleplerin teslimiyet anlamına geleceğini ve ülkeyi sonunda Rusya’nın işgaline karşı savunmasız bırakacağını kaydediyor.
Buna karşın, ABD’nin sunduğu ve ilk etapta 28 maddeden oluşan, ancak daha sonra Cenevre’de yürütülen müzakereler sonrasında 20 maddeye indirilen barış planı, kamuoyuna yansıdığı kadarıyla, Rusya yanlısı görünüyor.
Planın ilk taslak haline göre, ABD, Ukrayna’dan Rusya’nın işgali altındaki bölgelerden vazgeçmesini, NATO’yu unutmasını ve asker sayısını sınırlamasını ve olası bir anlaşmanın ardından 100 gün içinde seçime gitmesini istedi.
Zelenskiy, geçen yıl bu plana karşı “Ya ağır 28 madde ya da ağır kış” diyerek karşı çıkmıştı ve bir yılın ardından neredeyse değişmez şekilde aynı plan yeniden masada ve Zelenskiy, artan ABD baskısı karşısında daha zor durumda.
Ukrayna ve Rusya, olası bir barış anlaşmasının şartları konusunda hâlâ çok yakın görünmüyor; ancak Trump son zamanlarda Ukrayna’ya bir tür anlaşmaya varması için baskıyı artırdı. Witkoff’un Zelenskiy ile görüşmek için Oslo’da olduğu sırada Trump, Ukrayna’nın savaşı bitirmesinin veya “çok kötü bir şeyle” karşı karşıya kalmasının zamanının geldiğini söyledi.
Ukrayna’yı ‘sert bir kış’ daha bekliyor, Zelenskiy destek arıyor
ZELENSKIY TRUMP’I KARŞISINA ALMAK İSTEMİYOR: CEPHEDE SAVAŞI DONDURMA HAMLESİNİ YENİDEN GÜNDEME GETİRDİ
Zelenskiy, Witkoff ile 20 Ekim’de Oslo’da yaptığı görüşmenin ardından Trump yanlısı Fox News televizyonuna yaptığı açıklamada, cehpe hattında savaşı dondurmayı ve böylece Rusya ile müzakerelere başlamayı kabul ettiğini söyledi. Bu da yeni bir hamle değildi. Zelenskiy, geçen yılın sonbaharında görüşmeler başladığında da, daha sonraki dönemlerde de benzer açıklamalar yapmıştı. Ancak şimdiki görüşmelerde bir bağlam değişikliği olduğu kaydediliyor.
Savaş cephesinde dondurmanın ateşkes anlamına geleceğini belirten Rusya, daha önce bu öneriyi reddetmişti ve işgal altındaki toprakların tam kontrolünde ısrar etmişti.
ABD’nin son iki gündeki görüşmelerde savaş cephesinin dondurulmasına bağlı olarak yeni bir öneri sunduğu belirtiliyor. Buna göre, işgal altındaki bölgeler Rusya’ya bırakılacak, ancak savaş olmaksızın resmiyette Ukrayna hak talebini dillendirmeye devam edebilecek. Buna karşın Ukrayna Avrupa ülkelerinden asker konuşlandırabilecek ve böylece yeni Rus saldırılarına karşı güvenlik garantileri sağlamış olacak. İşgal altında fiilen Rusya’ya bırakılan topraklardaki zenginliklerden elde edilecek gelir ise ABD ve Rusya arasındaki işbirliği çerçevesinde değerlendirilecek. Aynı zamanda Rusya’ya yönelik ABD yaptırımlarında gevşeme sağlanacak, zaten bu konuda kısmi bazı adımlar atılmış durumda.
PUTİN FAZLASINI İSTİYOR: TRUMP, PUTİN VE XI ZİRVESİ GÜNDEMDE
Bu başlıklarda herhangi bir ilerlemenin sağlanıp sağlanamayacağı ise şimdilik belirsiz. Putin, 21 Ekim’de Witkoff ile görüşmesinde ABD ile işbirliğini öngören yeni planlar sundu ve en önemlisi Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yapmak istediği ortak bir zirveyi gündeme getirdi. Kremlin, Pekin’in tarihte bir ilk olacağını söylediği bu görüşme için hazırlıklara başladığını belirtti.
Kremlin, teknik düzeyde gerçekleşecek olan yeni üçlü barış görüşmelerinin Birleşik Arap Emirliklerinin (BAE) başkenti Abu Dabi’de yapılabileceğini ve savaş sona erdikten sonra Ukrayna ve Rusya’nın güvenliğinin nasıl sağlanacağına odaklanacağını duyurdu. Görüşmelerin 10 Kasım’da veya sonrasında başlayabileceği belirtiliyor.
Witkoff, Putin’e görüşmelerin “bir miktar ivme” ile karakterize edildiğini söylerken, bir ABD yetkilisi de Ukrayna’nın yeni fikirler ve öneriler getirdiğini belirtti; bunların büyük ölçüde Zelenskiy’nin savaşı cephede dondurma önerisi çerçevesinde olduğu kaydediliyor.
Kremlin danışmanı Yuri Ushakov, St. Petersburg’daki yaklaşık üç saat süren toplantının ardından gazetecilere, “Bu nüanslar, tabiri caizse, bizi tamamen tatmin etmiyor” dedi.
Putin, dün Witkoff ile görüşmesi sırasında Trump’a İran’la başa çıkmada yardımcı olmayı da teklif etti ve Rusya’nın Tahran’la onlarca yıllık bir ilişkisi olduğunu, bu ilişkiyi İran’ın nükleer programıyla ilgili ABD endişelerini gidermek için defalarca kullanmaya hazır olduğunu söyledi. Kremlin’den yapılan açıklamaya göre Putin, Witkoff’a Tahran’la bir anlaşmaya varmanın mümkün ve gerekli olduğunu belirtti.
Putin ayrıca Rusya’nın ABD’li çiftçilere yardımcı olmak için Amerika Birleşik Devletleri’ne büyük miktarlarda gübre de sağlayabileceğini söyledi.
ABD-UKRAYNA İLİŞKİLERİ ZAYIFLIYOR
Trump’ın bu ayın başlarında ABD’deki fiyatları düşürmeye yardımcı olmak amacıyla Rusya ile dizel ihracat anlaşması duyurmasından bu yana ABD-Ukrayna ilişkileri ciddi şekilde kötüleşti. İran’a yönelik saldırılar başlatmasından bu yana yükselen yakıt maliyetleri, Kasım ayındaki yasama seçimleri öncesinde Cumhuriyetçileri olumsuz etkiledi.
Ukrayna, dizel yakıt anlaşmasından bu yana bazı istihbarat paylaşımında ve Starshield askeri uydu sisteminin kullanımında aksamalardan şikayetçi olmuştu; ancak Zelenskiy, Salı günü Oslo’da yapılan görüşmede bu sorunların çözümü için bir anlaşmaya varıldığını söyledi.
Wall Street Journal, ABD’li yetkililere ve konuyla ilgili bilgi sahibi kişilere atıfta bulunarak, milyarder Elon Musk’ın geçen hafta Ukrayna’nın Rus balistik füze saldırılarını izlemek için kullandığı SpaceX’in Starlink uydu hizmetinin askeri sınıf versiyonunun yavaşlatılması emrini verdiğini bildirdi. Musk, bu tür kararların ABD ordusu veya başkan tarafından alındığını söyledi. Trump ise sorumlu olmadığını belirtti ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio Çarşamba günü Washington’un Kiev’in Starlink’e erişimini engellemediğini yineledi.







